Reklam
Reklam
Reklam
Ödemiş Kent Gazetesi

ÇANAKKALE SAVAŞLARI ve HURAFELERİ

Tarihçi Yazar MUSTAFA SOLAK

Tarihçi Yazar MUSTAFA SOLAK

Atatürk sadece 31 Mart Olayı’nda ve Balkan Savaşı’nda karargâh subaylığı yapmıştır. Sonrası cephede, önlerde savaşmıştır. Sofya’da ateşemiliter iken Çanakkale cephesinde görev istemiş, verilmemesi üzerine kaldığı yerden savaşa katılmak amacıyla tam ayrılacağı sırada görev yazısı ulaşmıştır.

Savaşta pek çok kez inisiyatif almıştır. 25 Nisan 1915 tarihli düşman çıkarmasını anlatarak gösterelim. Topçu bataryalarını susturmak ve müttefik donanmasının Marmara Denizi’ne geçmesini sağlamak için Gelibolu yarımadasına asker çıkarılır. O sırada Yarbay olan Atatürk, Arıburnu’na çıkan düşman karşısında kolordu komutanına savunma değil taarruz önerir. Kolordu komutanı ise karar veremez ve ordu komutanına danışmak üzere Saros Bölgesi’ne gider. Gidiş geliş 2 saatten fazla sürecek ve sürede düşman belki de daha sonra durdurulamayacak kadar ilerleyeceğinden Atatürk “itaatsizlik” gerekçesiyle idama kadar gidebilecek cezayı göze alarak inisiyatif üstlenir ve ordu ve kolordu komutanından haber gelmesini beklemeden taarruz eder. Düşmanı püskürtür ve kıyıya hapseder.

Çanakkale Savaşı komutanlarından Ali İhsan Sabis Paşa 5. Ordu Komutanı Liman von Sanders’in Gelibolu yarımadasına düşmanın asker çıkarması ihtimalini zayıf ve düşmanın esasen Bozcaada karşısındaki sahillere çıkarma yapacağı tahmininden dolayı Gelibolu yarımadasındaki kuvvetlerin büyük bir kısmını Anadolu tarafına nakletmek istediğini belirtir. Bunun Mustafa Kemal Paşa tarafından önlendiğini şu sözlerle anlatır:“19uncu fırka (tümen) kumandanı olan Mustafa Kemal, kendi fırkasıyla Anadolu’ya geçmek emrini almış iken, düşman o esnada Arıburnu’na asker ihracına başladığından 19uncu fırka kumandanı kendiliğinden pek takdire şayan bir karar vererek bu tehlikeli düşmana dönmüş, karşıya geçmek hakkındaki ordu emrini, yani Liman Paşanın emrini yapmamış; Bu suretle mağrur Alman Generalinin hatasının önü alınmış ve Çanakkale müdafaası harikası vücuda gelmiştir. Eğer Gelibolu yanın adasındaki kuvvetler evvelce Anadolu’ya geçirilmemiş olsaydı düşmanın Arıburnu’nda tutunmasına bile imkan kalmaz ve ilk günü hepsi denize dökülürdü.”

9 Ağustos’ta da Birinci Anafar­talar Zaferi’ni kazanan Atatürk, düşmanın Conkbayırı’na taarruz edeceğini hesaplayarak onlardan önce taarruz etmeyi düşünür ama emrindeki komutanlar bu kararı doğru bulmaz ve yeni bir taarruzun çok kayıplara neden olacağını belirtirler. Atatürk, bu uyarıları dinlemekle beraber inisiyatif alıp 10 Ağustos’ta taarruz emri verir. Üstelik gerideki kuvvetlerin gelmesini beklemeden yapar. Çünkü düşman da asker sayısını artırmaktadır. Bu bir risktir ama kendisi, “çok kuvvetten ziyade, çok dikkatli ve fedakârane bir sevk ve idarenin maksadı temin edeceğine hükmetmiştim”[9] diyerek taarruzda bulunur. O gün Atatürk sağ göğsünden bir şarapnel parçası ile yaralanır.Karargâh subayı diyenlere soralım: Karargâh subayına şarapnel parçası nasıl değer!21 Ağustosta da sayıca üstün düşmana karşı taarruzda bulunarak İkinci Anafartalar Zaferi’ni kazanır.“Atatürk israf derecesinde asker kullanmış.”

Bunun yanıtını savaşa katılmış bir subaydan verelim:

“Türk askerini, yalnız bu komutan, hiçbir vakit lüzumsuz yere har­camıyor. Gerek subaylar, gerek erler Arıburnu siperlerinden söz ederken Mustafa Kemal’in adını hürmetle anıyorlar.”[10]

Yarbay Mustafa’nın Çanakkale Zaferiyle ilgisi yoktur. Zafer Alman General Liman von Sanders’e aittir.”

Yukarıda Atatürk’ün hangi inisiyatifleri aldığını gösterdik. Ordu komutanı Liman von Sanders’in askerin önemli kesimini çıkarma beklediği Gelibolu’ya nakletmesi karşısında İstanbul’un işgal edilmesi tehlikesini Atatürk’ün önlediğini komutanların anlatımıyla aktardık. Buna rağmen ordu komutanı ve diğer bazı komutanlar Alman diye zaferi Almanlara hediye etmek Türk Milleti’ne ve Atatürk’e haksızlıktır. “Mustafa Kemal, Çanakkale’de 1887 subaydan sadece birisi­dir.”

Bunun yanıtı da ordu komutanı Sanders’in 10 Ağustos günü İstanbul’a gönderdiği raporla verelim.“Bu sabah Conkbayırı’nda karşımızda bulunan düşmana tarafı­mızdan üç alayla taarruz edilerek, düşmana büyük kayıplar verdiri­lerek ve büyük bir kısmı araziden geri püskürtülmüştür. Bu taarruzu Mustafa Kemal Bey bizzat idare etmiştir.Dahası 25 Nisanda düşmanın kara saldırısı başladığında yarbay olan Atatürk, 1 ay sonra, 1 Haziranda albaylığa terfi ettirildi, gecikerek de olsa 1916 başlarında tuğgeneralliğe yükseltildi. Anafarta­lar Grup Komutanlığı verildi. Emrine tümenler verildi. Savaş esnasında Trablusgarp’a ordu komutanlığı ve Irak Ordusu Komutanlığı teklifi yapılır. Bu mudur cephe gerisinde yer almak?Atatürk’ün savaştaki rolü 1. Dünya Savaşı sırasında çıkarılan “Harp Mecmuası” adlı dergiye de yansımıştır. Derginin 1915 yılına ait 4. sayısında Atatürk’ün Çanakkale Kireçtepe’de mermi kovanlarından yapılmış bir anıtın önünde çekilmiş fotoğrafı kapaktan verilmiştir. Tasviri Efkâr gazetesinin 29 Ekim 1915 tarihli sayısında Atatürk’ün resminin altında şunlar yazılmıştır:

“Çanakkale kara savaşlarında olağanüstü yararlılıkları görülen ve savunmadaki kudret ve becerisiyle gerçekten şan ve şeref kazanarak Bo­ğazları ve Hilafet makamını kurtaran kumandanlarımızdan yaratı­lıştan yiğitlik, kahramanlık ve harikalar timsali Albay Mustafa Kemal Beyefendi.

BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
YAZARIN SON YAZILARI
AYASOFYA - 4 Ağustos 2020
23 Nisan - 27 Nisan 2020
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ