Reklam
Reklam
Reklam
Ödemiş Kent Gazetesi

CORONANIN GÖLGESİNDE YAŞAM

AYHAN DAYAN

AYHAN DAYAN

Türk ve dünya medyası sürekli değişkenlik gösteren sıcak gelişmelerle baş başa… Bilindiği üzere gündemin en yoğun konusu corona virüsü…

Dinimiz İslâm 1500 yıl öncesi daha öncesindeki ilahi dinleri toparlayarak son olarak gönderilse de bugüne kadar kalbine ışık düşenleri çok olduğu gibi tam tersine gidenler de olmuştur.

Kendi kız çocuklarını diri diri kuma gömen zır cahil bir zihniyettin üzerinden 1500 yıl sonraki corona virüsüne karşı alınacak önlem olarak türbe demiri yalayan (İran’da) bir zihniyete acaba ne değişmiş?

İçeriği tam olarak anlaşılabilen, kutsal kitabı Kur’an-ı Kerim, son hak peygamberi Hz. Muhammed ile böylesine aydınlığa açık ve kıyamete kadar tek rehber olacak böyle bir dinin kimi üyeleri acaba ne diye ille de şeyh, şıh, türbe, tekke, cemaat, tarikat vb. diye neden diretir? Oturup Kur’an-ı tam olarak anlayamamışsın ki, anlamadan başkalarının kulu kölesi olmuşsun.

Bugünlerde siyasi kökenli biri dedi ki:

“Abdestli kadınlar tarafından emzirilmiş çocuklara virüs uğramazmış.”

İşte bu kafaların ülkeye nasıl bir katkı vereceği ortada… Böyle bir garanti mi var acaba, merak ettim. Dünyada farklı ülkelerde virüs kapan Müslümanları acaba anneleri abdestsiz mi emzirdi?

Fırsatı hiç kaçırmayan dinsel öğeli girişimler de oldu. Örneğin corona virüsünden korunma muskası çıkardılar. Kampanyalı üstelik. Kısa bir süre için 29.90 TL.

İnsanımız bir tuhaf… Dükkânını, işyerini besmele ve dua ile açan esnaf acaba gönül rahatlığıyla durduk yerde fırsat bu fırsat diyerek fiyatını birkaç kat yükseltmesi nasıl yorumlanabilir?

Bir şişe kolonyanın bazı yerlerde 100 TL’nin bile üzerine çıktığı söylendi. 

Özellikle büyük şehirlerde makarna paketinin 15 TL’ye yükseldiği, marketlerde geçen hafta pek çok gıda ürünlerinin yok sattığı haberleri her yerde duyuldu. Acaba hastalıkla savaş değil de cephede yapılacak süresi belirsiz bir savaşa mı gidiyoruz?

Hükümetin bu kritik süreci çok iyi yönettiğini söyleyebiliriz. Durum böyleyken bir grup bana bir şey olmaz, bir grup ise aşırı panik havasındaydı.

Avrupa’da pek çok ülke futbol maçlarını ertelerken bizde ise seyircisiz oynatarak hem futbolun seyir zevkine hem de özüne darbe vuruldu. İki ay ertelenip sonrasında da havaların ısınmasıyla hafta iki maç yapılarak kayıp süre kapatılabilirdi ama olmadı, yapılamadı.

Hadi maçların seyircisiz oynanması bir önlemdi diyelim. Peki ya yayıncı kuruluşun şifreli yayında diretmesi, maçların toplu izlenmesine neden olmadı mı? Bu durum başlı başına bir tehlike değil miydi? Adama sormazlar mı “Bu ne perhiz bu ne lahana turşusu?” diye.

Geçen Cuma günü hutbelerden “Toplu yerlerden uzak duralım.” uyarısını yapan din görevlilerinin camilerinde yüzlerce insan acaba topluluk oluşturmuyor mu? Örneğin ben geçen Cuma camiye gitmedim ve Cuma namazı yerine öğle namazını evimde kıldım. Neyse ki Diyanet uyandı ve pazartesi günü önlem amaçlı 5 maddelik bir bildiri yayınladı.

Aynı günün bitiminden itibaren tiyatro, sinema, konser salonu,, gazino, kahvehane, kafeterya, dernek lokalleri, lunapark, hamam, spor merkezleri gibi yerler geçici olarak kapatıldı.

Hiç olmadık şeylere takarız ya, ama şaka ama ciddi bir arkadaş bu virüsle aynı ismi taşımasından dolayı “Toyota Corona” modeli otomobillerin satışlarına bile darbe vurduğunu söyledi iyi mi?

Okullar tatil oldu. Öğrenciler en az iki haftalık bir sürede okula gitmeyecekler. İyi de bu tatil corona virüsüne bir önlem olarak verildi. Bunu kalabalık yerler de dahil, gezme fırsatına çevirenler, hatta bunu facebookta gerile gerile paylaşanlara da aynı soruyu sormak lazım:

“Bu ne perhiz bu ne lahana turşusu?”

Bu bağlamda Fransa Sağlık Bakanı aslında insanlığın ağlanacak durumuna tebessüm bırakacak bir söz söyledi:

“Dolaşan virüs değil, insanlar…”

İşi ciddiyetinden uzak olup, şakayı da geçtik şakanın çok ötelerine taşıyanlara da rastlıyoruz. Corona’yı roman müziği yapıp, bununla oynamak da neyin nesi? Başlarına bir şey gelince ağlayıp sızlayanlar, çareler arayanlardan olmayın sakın sonra!

Ünlü şarlatanlardan biri de corona virüsü için 132 kez okunması gereken bulaşıcı mikroplardan korunma duası olduğunu duyurdu hem de hiç zaman geçirmeden. İyi de dua duadır. Zaten öteden beri yapılandır. Allah ile kul arasındadır. Virüs çıkınca ne diye bir kalıba sokulup ortaya hemen böyle bir şey atılıyor? Adam meydanı boş bulunca kendini bu konuda fikri alınacak, dediği yapılacak otorite sanıyor.

Bu kadar riskin ortasında bir de umreyi aradan çıkarma telaşında olanlar var. Toplumu değil, kendi sünnet hayrını düşünenler(!)

Yetkililer bu konuda 14 günlük bir karantina önlemiyle en azından buradan oluşacak tehlikeyi önleme anlamında önemli bir adım attılar. Ancak umrecilere, sanki başka bir yer yokmuş gibi boşaltılan öğrenci yurtlarını açmak da ne derece akla mantığa yatkın tartışılır. Kaldı ki sanırım lükse düşkünler olsa gerek kaldıkları yurdu “Burası ahır gibi!” deyip beğenmemişler iyi mi?

Aralarından ikisi kaçmaya çalışırken polis tarafından kontrol altına alınmış. Böylelerini anlamak gerçekten de zor. Hadi kendilerini kurtardılar diyelim, peki ya virüs tehdidi varsa o zaman diğer masumların suçu ne? Sünnetten sevap kazanayım derken, kul hakkı gibi bir büyük günahın içine giriyorsunuz, farkında mısınız?

ASM ve hastanelerdeki hasta sayısı öncekilere göre oldukça azaldı. Elinde çanta çanta ilaçla gezerek kendilerinin bu şekilde sağlıklı olacakları sananlar bir başka hastalık telaşının önemini ve ciddiyetini anlayınca sanırım kendi dertlerini unuttular. Buralarda alınan önlemler gözle görülebilir. Maske, kolonya, dezenfekte, hijyen derken, temizlik konularında duyarlılık egemen.

Ülkemizde görülen corona virüsü kapmış önce 1 hasta var denildi, ardından 5’e çıktı bu sayı, sonra 18’den söz edildi, ardından da 29 şüpheli daha var denildi bakan tarafından. Toplam ne yaptı: 47. Ve son olarak 51 hasta daha tespit edildi denildi, ülkemizdeki toplam corona virüslü hasta sayısı 98 oldu. Bu sırada hastalıktan ilk kayıp haberi duyuldu televizyon kanallarında. 89 yaşındaki bir vatandaşımız Çinli bir çalışanından kaptığı virüs yüzünden yaşama veda etti.

Bu arada virüsün dünyaya yayıldığı Vuhan’da “Virüsü yendik, normal yaşam dönüyoruz.” mesajı verildi. Avrupa’da özellikle İtalya, İspanya, Fransa, İsviçre gibi ülkelerde hastalığın yoğunluğu artarken, bazılarından “Bu işi ciddiye almadık.” itirafı da geldi. Almayın siz, o sizi oldukça ciddiye alır!

Panik havasında çok insanımız var bir de hasta sayının artması ve hastalığın tehlikeli boyutlarda seyriyle ilgili pek çoğu abartılı asparagas haberler de yok değil. Bunlara kulak asmayalım. Bir de yeterli önlem almayan, hijyen konusunda bizim kadar ince düşünmeyen ve corona virüslü hasta sayısı binlerle ifade edilen çevremizdeki Avrupa ülkeleriyle kıyas yapmayalım lütfen.

Bu kritik süreçteki parolamız belli: Yetkililerin önerdiği sağlık önlemlerini al, evinde kal!

BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ