Reklam
Reklam
Reklam
Ödemiş Kent Gazetesi

DÜNYADA SPORUN TARİHÇESİ

TURGAY KONURALP

TURGAY KONURALP

Türkiye  ve  Dünya  geneline  bakıldığında  Sporun  tarihçesi çok eski tarihe doğru uzanmaktadır.  Peki  Spor  ülkemizde  ve  dünya  ülkelerinde nasıl  bu duruma geldi.  Bu konuda günün  getirdiği  bir çok  teknolojik  imkanlardan  yola çıkılarak spor  geliştikçe  gelişti.  Ve  ortaya  ise  spor  dallarının çoğalması da, gündeme  geldi. 

Ancak şunu  da açık  olarak  ifade etmek istiyorum. Spor dallarında  gelişen teknoloji ile birlikte, spor dallarının  branşları  da son  derece  hızlı bir  şekilde artmıştır.

Günün getirdiği   teknolojik imkanlarla  insanlarımız çok  daha  güzel bir ortamda  ilgi duyduğu  spor  dallarına  yönelmiştir. Spor tarihinin ilk izini antik Yunanlara kadar sürebiliriz. Antik Yunan heykellerini incelediğimizde, o tarihlerde sağlıklı ve atletik bir vücut yapısına ne denli hayranlık duyulduğunu görebiliriz. Öyle ki, bu toplum resmi törenlerinin yanı sıra cenazelerde bile çeşitli yarışlara yer veriyordu ve bu tutku, kısa süre içerisinde evrilerek milattan önce 776 yılında Olimpik oyunlara dönüştü. Başlangıçta tek günlük bir atletik buluşmayla sınırlı olan ve dört senede bir gerçekleşen bu etkinlik, tüm stadyumu çevreleyen bir koşu müsabakasından oluşuyordu. Zamanla çeşitli disiplinler de etkinliğe dahil olarak olimpiyatların kapsamı genişledi. Bu disiplinler arasında disk atma, cirit atma, uzun atlama, boks, güreş, at arabası ile gerçekleşen yarışlar ve Pentatlon bulunuyordu. Kazananlarsa zaferin basit bir işareti olarak başlarına zeytin dalından oluşan bir çelenk takıyordu. Esasında o zamanlar olimpiyatlar, tapınağı Olympia’da bulunan Yunan Tanrısı Zeus’u onurlandırmak adına gerçekleştirilen dini bir festivaldi.

Viktoryen döneme geldiğimizdeyse, sporun endüstriyel kapitalizm ve sınıf eşitliği bağlamında gelişim gösterdiğini görebiliriz. Bu dönemde spor, orta sınıfın hakimiyet kurduğu bir alandı ve teknoloji, devlet okulları ve yönetim organları çerçevesinde gelişme göstermeye başladı. Amatör ve profesyonel sporun birbirinden ayrı disiplinler haline gelmesi de bu döneme rastlıyordu. Dünya savaşları esnasındaysa spora katılım, toplumun tüm sınıflarını da kapsayacak şekilde düzenli bir şekilde artmaya devam etti. 1930’larda futbol en popüler spor disiplini haline geldi ve özellikle seyirciyle gerçekleştirilen spor müsabakalarında ticarileşme git gide arttı.

Sporun insanlığın uyumlu gelişiminde ve barışın inşasında önemli bir rolü olduğuna inanılıyor ve gelişmekte olan ülkelerde sporun gelişimi adına fırsatlar yaratılarak bir umut ışığı ile birlikte dostluk hissi yaratılmaya çalışılıyor. Bunun yanı sıra savaştan kaçarak ülkelerini terk etmek zorunda kalan göçmenlere sporun tedavi edici gücü ulaştırılmaya çalışılıyor. Çünkü her çocuğun ve insanın spor yapmaya hakkı olduğuna inanılıyor. Spor da  en güzel örneklerin de bir önemlisi  de spor  insanları  buluşturarak kaynaştırmaktadır.

BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ