Reklam
Reklam
Reklam
Ödemiş Kent Gazetesi

DÜNYA ÇEVRE GÜNÜ KUTLU OLSUN

YAŞAR EYİCE

YAŞAR EYİCE

5 Haziran Dünya Çevre Günü hiç bu kadar anlamlı olmamıştı. Covid 19 salgını başladığından bu yana pek çok bilim insanı, kurum ve kuruluş dünyayı gerçekten ne kadar hoyrat kullandığımıza dair vurgular yaptı. O nedenle bu yıl Dünya Çevre Günü her zamankinden daha anlamlı olmalı.Bu yılın dünya genelinde neredeyse yarısını evlerimize kapanıp kalarak, bırakın doğayı, yakın çevremizden, sokaklarımızdan, caddelerimizden mahrum kalarak tamamladık.  O nedenle bu yıl 5 Haziran her zamankinden daha anlamlı olmalı. Dünyanın doğal dengesini bozacak eylemlerin, bazen iklim değişikliği gibi yıllar içinde zarar verebileceğinin yanı sıra bir anda da insanlığı tehdit edebileceğini gördük.   O nedenle Dünya Çevre Günü her zamankinden daha anlamlı olmalı. Ancak ne yazık ki halen dünyanın her yerinden; çevre kirliliğine neden olan uygulamalara dair haberler geliyor.  Zehirli atıkların sebep olduğu balık ölümleri, hava kirliliği nedeni ile yok olan tarım ürünleri, daha fazla para kazanmak amacıyla doğaya zarar vermenin ötesinde insan sağlığını hiçe sayarak yapılan kıyı düzenlemeleri, ekolojik ve doğal yaşam zenginliklerini değerlendirmeksizin hayata geçirilen inşaat, imar, yol çalışmaları ile tüm dünyada sanki Covid 19 ve bundan önceki tüm felaketler hiç olmamış gibi yaşamaya devam ediyoruz.  Dünya Çevre Günü bu nedenle bu yıl çok daha anlamlı ve bu yıl biyoçeşitliliğin önemine dair vurgunun bir kez daha Dünya Çevre Günü’nde dile getirilmesi de ayrıca önemlidir.Biyolojik çeşitliliğe sahip çıkmak, dünyadaki tüm yaşamların haklarını savunmak, doğaya kalıcı zarar verecek eylemlerde bulunmamak, insanı ve maddeyi dünyanın merkezine yerleştirmemek mevcut dünya düzeninde çok zor olsa da vazgeçemeyiz. Çünkü vazgeçersek vazgeçtiğimiz geleceğimiz olacaktır.Piknik alanında çöp bırakmaksızın ayrılanların, gereksiz yanan ışıkları kapatanların, yere çöp atmamak için çöpünü gezdirenlerin, işinden olma pahasına çevre kirliliğine engel olmak için aldığı eğitimin hakkını verenlerin, daha fazla paranın derdine düşmeksizin üretirken çevre kirliliğine neden olmayanların, dünyada var olan tüm canlıların yaşam hakkına sahip çıkanların, insan olmanın hakkını vererek yaşamlarını anlamlı ve dünyayı yaşanabilir kılanların Dünya Çevre Günü kutlu olsun.

Yüzde 32 azaldı.İki ay gibi kısa bir zaman diliminde bile özellikle taşıtlardan yayılan partikül madde kaynaklı hava kirliliğinin yüzde 32 azaldığını gördük. ‘Korona virüs döneminde araçların trafikten çekilmesi ile birlikte hava kalitesinde yaşanan iyileşme, soluduğumuz hava üzerindeki bireysel sorumluluğumuzu da net bir şekilde ortaya koydu. Bu sonuçlar da gösteriyor ki, hava kalitesinin iyileştirilmesine yönelik yapılacak her çalışma, hepimizin yaşam kalitesinin yükselmesini sağlayacak.  Bu nedenle 31 ilde hava kalitesine esas teşkil eden envanter ve modelleme çalışmaları sürerken, soluduğumuz hava üzerindeki bireysel sorumluluğa yönelik kamuoyu farkındalığı oluşturuluyor. Bu arada; geçtiğimiz yıl Şehirlerde Hava Kalitesinin İyileştirilmesi ve Kamuoyu Farkındalığının Artırılması (CityAir) projesini hayata geçiren T.C. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, bir yandan 31 ilin temiz hava eylem planlarını yenilerken, diğer yandan bireysel farkındalığın artırılmasına yönelik çalışmalara hız verdi. Bakanlık, vatandaşları uzak mesafeler için toplu taşıma araçlarını kullanma, yakın mesafelerde ise yürüme ve bisiklete binme konusunda yönlendirmeyi amaçlıyor. Çocuklar ve yaşlılar gibi seçili hedef gruplara ve hamileler, hastalar gibi risk gruplarına yönelik özgün bilgilendirici içerikler geliştirilmeli; bu içeriklere yönelik broşürler basılıp, dağıtılmalıdır.

‘Doğaya saygılı yaşam, doğaya saygılı tarım’ Korona günlerinde insan faaliyetleri kısıtlandı ve bu durum doğa üzerindeki insan yükünü önemli ölçüde azalttı.  Buna paralel olarak doğanın bu süreçte kendini nasıl toparlayabildiği görüldü. Doğrusu, KoVİD-19 pandemisi doğaya bir süre nefes aldırdı. İnsanlığın korona günlerinde yaşanan bu olguyu göz önüne alarak, pandemi sonrasında da doğaya saygılı bir yaşamı, bir ekonomi ve tüketim anlayışını etik bir duruş olarak benimsemesi bu mavi ve güzel gezegende varlığını sürdürmesinin ön koşuludur.    Çevre bilinci ve duyarlılığı tarım ve gıda etiğinin omurgasını oluşturur.  Bu gerçekten yola çıkarak tarım ve gıda sisteminin tüm paydaşları, sistemin tüm katman ve süreçlerindeki etkinliklerin, mutlaka doğaya saygılı ve duyarlı olarak yürütülmesine özen göstermelidirler.  Tarım ve gıda sistemi, doğrudan mağduru olduğu doğanın tahribinin aynı zamanda faili olmaktan hızla kurtarılmalıdır.  Günümüzde tarım toprakları bir taraftan yerleşim, sanayi, ulaşım ve benzeri kullanımlara açılarak betonlaşırken, diğer taraftan yoğun bir erozyona maruz kalmakta, tarım kimyasallarıyla kirletilmekte ve yanlış toprak işleme yoluyla organik madde kaybına uğramaktadırlar. Zaten kısıtlı olan sulama sularımız çok verimsiz olarak kullanılmak, çeşitli kirleticilerle kirletilmekte; özgür akan derelerimiz ticari hırslara kurban edilmektedir.  Ulusal sınırları tanımayan KoVİD-19 salgını nasıl bir küresel tehdit ise, yine ulusal sınırları tanımayan iklim değişikliği de tüm insanlığı yeryüzünden silebilecek büyük bir küresel tehdittir.  Son günlerde yaşanan ani hava sıcaklığı değişimleri, fırtınalar ve yağışlar bu tehdidin boyutlarını herkes için görünür kıldığı gibi, birçok bölgemizde tarımsal üretimde yarattığı kayıplar, iklim değişikliğinin tarıma etkilerinin giderek çok daha ciddileşeceğini bir kez daha kanıtlamıştır.  Özetle; Tarım ve gıda sisteminin sera gazı salınımında giderek yükselen payının hemen ve hızla azaltılması gereklidir.

Dünyada üretilen ilk plastik hala doğada kaybolmadı.TBMM Çevre Komisyonu Üyesi ve CHP İzmir Milletvekili Mahir Polat, 5 Haziran Dünya Çevre Günü sebebiyle bir mesaj yayımladı.  Polat mesajında, dünyada üretilen ilk plastiğin hala doğada kaybolmadığını belirterek, çevre konusunda daha dikkatli olunması gerektiğini vurguladı.  Pandemi süreci ile birlikte tüm dünyada sosyal izolasyon tedbiri çerçevesinde insanların sokağa çıkışının kısıtlandığını söyleyen Polat, ‘Atmosfere yayılan kirleticilerin üç ana nedeni olan araç trafiği, sanayi tesislerinin üretim hızının yavaşlaması ve ısınma amaçlı araçların kullanımının azalması dolayısıyla fosil yakıt kullanımında yaşanan büyük orandaki düşüş, tüm dünyada hava kalitesinde ciddi iyileşmelere sebep olmuştur. İnsan etkisi azalınca doğanın kendisini tedavi etmeye başladığı; insanlar evlerine çekilince, çevreyi daha az tehdit edince, doğanın gerçek sahiplerinin doğal yaşam alanlarına döndüğü gözlemlenmektedir’ dedi.

‘Ellerimizle yeneceğiz’Tüm dünya (Covid 19) Korona virüsü ile mücadele ederken tedbir ve korunma yöntemlerini de ardı ardına uygulamaya alınıyor.  Virüs en çok eller ile bulaşıyor.  Dolayısıyla virüsü ellerimizi koruyarak ve sosyal mesafe kurallarına uyarak yenebileceğimizi söyleyen  Akdeniz Üniversitesi Farmokoloji Anabilim Dalı Başkanı,Prof. Dr. Coşkun Usta  ‘Ellerimizi doğal yöntemlerle korumak en önemli önceliklerimizden biri olmalı’ dedi

Ağzında gümüş kaşık ile doğmak ! Çok eski bir deyim olan ‘ağzında gümüş kaşık ile doğmak’ aslında zenginliğe işaret eden bu deyim, hayat kalitesini anlatıyor.  Gümüş kaşıkla yemek yediğiniz zaman gümüşün 4 binden fazla mikrobu kırma özelliği olduğu biliniyor.  Padişahların bu yüzden gümüş kaşıkla yemek yediği bilinmekte. Bu virüsü evinize getirebilmenin öncelikli iki yolu olduğunu söyleyen Prof.Dr. Usta ‘Ya ellerinizle getirirsiniz ya da enfekte olarak getirirsiniz. Maske ve siperlik gibi sosyal mesafe kurallarına uyarak insandan insana geçişi yavaşlatabiliriz.  Fakat eller o kadar riskli ki, üstelik kontrol etmemiz de çok zor.  Çünkü alışkanlıklarımız var.  Eller dışarıya açık olarak kullanılan ve neredeyse gün içerisinde binlerce kez kullanılan, ayrıca da temas noktalarıdır’ dedi.

BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
YAZARIN SON YAZILARI
GÜNDEME DAİR - 3 Aralık 2020
GÜNDEME DAİR - 1 Aralık 2020
GÜNDEME DAİR - 27 Kasım 2020
GÜNDEME DAİR - 25 Kasım 2020
GÜNDEME DAİR - 18 Kasım 2020
30 NOKTADA 20 BİN FİDAN - 14 Kasım 2020
GÜNDEME DAİR - 11 Kasım 2020
GÜNDEME DAİR - 6 Kasım 2020
GÜNDEME DAİR - 4 Kasım 2020
GÜNDEME DAİR - 31 Ekim 2020
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ