Reklam
Reklam
Reklam
Ödemiş Kent Gazetesi

TÜRK FUTBOLUNDA ALT YAPI

OKTAY KARAGÖZOĞLU

OKTAY KARAGÖZOĞLU

Geçmişe uzandığımızda, Türk  Futbol  tarihinin  ilk yıllarına  uzandığımızda teknolojik’ten son derece uzak aynı  zamanda  toprak  futbol  sahaları  ve oyuncularında  kendi  imkanlarını  kullanarak  malzemeleriyle  futbol oynadıklarını ve hatta  o futbolu oynamak için de  adeta büyük bir çaba sarf ettiklerini  biliyoruz.

Bugün  Avrupa  futbolundaki bu yeniden yapılanma projesinin tuttuğunu maalesef  TV karşısında şahitlik etmekteyiz… Biz de artık günlük başarılar yerine futbolu sil baştan planlamalı ve bir düzen oturtmamız gerekli. Çünkü örneklerden de  görmekteyiz ki başarılı sonuçlar almak için çok uzun yıllar sabretmek gerekmiyor. Doğru planlama ve iyi bir jenarasyonla son olarak 15 yıl önce katıldığımız  Dünya Kupası’nda başarı hayal değil.Türk futbolunda işlerin çok iyi gittiği söyleyemesek de en azından bir umut ışığı var… O umut ışığının adı Altınordu. Doğru işler yapan, ufak ufak adımlarla büyüyen ve Türk futboluna gelecekte umut vadeden bir takım Altınordu. 1923’te kurulan Altınordu 1960’da Süper Lig’de mücadele etti… İzmir ekibi altyapı devriminin temellerini 2007’de attı. 2007’de Bucaspor Akademisi’ni kuran ekip, yaşanan anlaşmazlıklar sonrası 2012’de Altınordu’nun yolunu tuttu ve Seyit Mehmet Özkan başkanlığındaki  Altınordu’nun yükselişi başladı. Kulüp, ‘İyi birey, iyi vatandaş, iyi futbolcu’ sloganıyla hareket ediyor. Bir diğer mottoları ise ‘Altınordu sadece bir futbol kulübü değil, aynı zamanda bir futbol eğitim kurumudur.’

 Bugün  İzmir den örnek vermek  gerekirse, Altınordu’nun ilk hedefi başarı değil, futbolcu yetiştirmek. Zaten kendilerini de ‘Profesyonel futbolcu yetiştiricileri’ olarak tanımlıyorlar. Bu tesislerde yer alan onlarca saha, FIFA sertifikalı çimlerle döşendi. Türkiye’de birçok kulüpte olmayan kalitede çimlere Altınordu sahip. Bu tesisler haricinde yüze yakın futbol okulu var. Bunlarda binlerce genç eğitim görüyor. Çocukları 6 yaşından itibaren eğitmeye başlıyorlar. Üstelik kulüp bünyesindeki çocuklar sadece İzmir’den de değil. Çevre illerden binlerce çocuk Altınordu bünyesinde. Bu çocuklar altın, gümüş, bronz diye sınıflandırılmış. Yetenekli çocuklar tespit edilip piramidin bir üst bölmesine transfer ediliyor ve sistem bu şekilde yürüyor. Altınordu’nun  Milli Takımlarımıza tam 33 oyuncu kazandırdığını duyurdu. Bunların arasında İngiltere’nin Leicester City takımında forma giyen Çağlar Söyüncü ve Roma’da oynadığı futbolla herkesi kendine hayran bırakan ve dünya kulüplerinin peşinde gezdiği Cengiz Ünder var… Türk futbolundan yeni Çağlarlar yeni Cengizler çıkartmak için sadece Altınordu yetmez. Büyük kulüplerin Altınordu ile altyapı hakkında görüş alışverişi yapmaları ve sistemli bir şekilde harekete geçmenin zamanı geldi.

Yaklaşık 20  yıl önce, 2000 Avrupa Futbol Şampiyonası’nda Alman futbolu dibe vurmuştu. Almanya, sadece 1 gol atıp 1 puan alabilmiş ve gruptan çıkamayarak turnuvaya erken veda etmişti. Almanya, hala 39 yaşındaki Matthäus, 35’lik Kirsten ve 34 yaşındaki Häßler gibi yaşlı yıldızlarına bel bağlamasının ve altyapıya yatırım yapmamasının bedelini çok ağır bir şekilde ödemişti. Alman futbol kamuoyu, EURO 2000’i bir dönüm noktası olarak kabul etti ve futbol sistemini baştan aşağı yenileme kararı aldı. Bu yeniden yapılandırma sürecinin odağında ise futbol altyapı okulları vardı. 1. ve 2. Bundesliga’da mücadele eden profesyonel kulüplere altyapı okulu kurma zorunluğu getirildi. Almanya çapında, 5-6 yaş grubundan başlamak üzere geniş çaplı bir yetenek taraması yapıldı ve göçmen kökenliler dâhil olmak üzere, istikbâl vadeden çocuklar profesyonel takımların altyapılarına kazandırıldı.Almanya’nın hatta dünyanın en büyük kulüplerinden bir olan Bayern Münih’ten örnek vermek gerekirsek Alman takımının altyapılar için tam 70 milyon euro tahsis ettiğini görüyoruz… Bu rakam Bayern’in yıllık gelirinin neredeyse yüzde 15’ine tekabül etmektedir ve altyapı için oldukça önemli bir rakamdır. Hollanda’nın köklü kulüplerinden Ajax kulüp bütçesinin %10’unu,her futbolcunun rüyalarını süsleyen  Barcelona ise bütçenin %7’sini her yıl altyapıya harcamaktadır. Birçok Avrupa kulübünün altyapıya ayırdığı bütçe ise  %5 ve %10 arasında. Güney Amerika’da bile altyapıya ayrılan bütçeler %3 ve %4 arasında değişmekte iken Türkiye’de ise bu oran bir hayli korkunç durumda… Türkiye’nin üç büyük kulübü olarak nitelendirilen Galatasaray, Fenerbahçe ve Beşiktaş’ın altyapıya harcadığı oran ise %0.8 ve %1.2 arasında değişiyor. Artık endüstriyel bir alan olan futbolun devleriyle mücadele edebilmemiz için altyapımızı geliştirmenin zamanı geldi. Altyapının başına eski futbolcuların getirilmesi, spor okullarının açılmasıyla bu işler bitmiyor. Artık altyapının ne kadar önemli olduğunu anlamalı ve ciddiye alarak bu işleri profesyonel kişilere bırakarak önemli yatırımlar yapmak gerekir.Belçika takımları merkezde üçlü defans sistemiyle oynarken; bunun değiştirilmesi kararlaştırıldı. İki yıl boyunca sürekli çalışan Sablon, sonunda Belçika futbolunun master planı olan “G-A-G”ı ortaya çıkardı. Global-Analitik ve Global kelimelerini temsil eden bu plan, fiziksel güç ve taktik anlayışı ön plana alan Fransız futbolunu (Analitik), üst düzey tekniği içeren Hollanda futbolunu (Global) ve atak futbolunu isteyen (Global) bir sistemi temsil ediyordu. Alt yapıyı değiştirmek için sıkı çalışan Sablon, gençlerin yaptığı maçları takip altına aldı ve 1600 saat analiz yaptı. Oyuncuların 11’e 11 oynadıkları maçlarda topa sahip olma oranların düşüklüğü dikkatini çekti. Oyuncuların daha çok mücadele etmeleri ve topla daha çok oynamaları için toplu çalışmalarda 11’e 11 değil de, yaş kategorilerine göre oyuncu sayısı düşürüldü. 7 yaş altılar maçlarını 2’ye 2, 9 yaş altılar 5’e 5, 11 yaş altılar 8’e 8 takımlarla oynadılar ve maçlar sadece sahanın yarısında yapıldı. Kızlar ve erkeklere ancak 12 yaştan sonra sahanın tamamında oynama izni verildi. Belçika Futbol Federasyonu Liege, Gent, Antwerp ve Brüksel gibi büyük şehirlerde kulüpler, akademiler ve okullarla uzun dönemli bir planlamaya gitti. Özellikle göçmen ailelerin sosyal hayata kolay adaptasyonu için yetenekli çocukların ailelerine imkanlar sağlandı ve çocuklar altyapılara alındı.

Türk  Futbolunda  aslında genel  olarak baktığımızda başta  Büyük takımların  olduğu Süper  Lig’te  takımlar  özellikle alt yapıya  büyük çapta önem  vermektedir. Tabii ki  altını çizmeden de geçemiyeceğim.  Alt  yapıya  önem  verildiği kadar  yabancı  oyuncu transferlerine de önem  veriyorlar.

SEMT  SAHALARI KURULARAK ALT YAPIYA DAHA  ÇOK ÖNEM KAZANDIRILMALI

Bu konuda  bir  bakıma  belediyelerin  spora destek amacıyla  semt  futbol  sahaları oluşturulmalı ve Belediyenin   rutin belediyecilik hizmetlerinin  yanında  spor  branşları  ve alt  yapı oluşması  ve   bazı futbol  turnuvaları  yapılması için, konusunda bir  takım  destekler  sağlanmalıdır.   İşte  o zaman  semt  sahalarında, kendini  gösterecek nice  yetenekler  ortaya çıkacaktır.

BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
YAZARIN SON YAZILARI
TÜRK FUTBOLUNDA ALT YAPI - 24 Haziran 2020
Futbolun Tarihi - 14 Mayıs 2020
GÖZTEPENİN BAŞARILARI - 8 Mayıs 2020
FUTBOL - 29 Nisan 2020
Oktay Karagözoğlu - 14 Nisan 2020
GözTepe Efsanesi - 8 Nisan 2020
GÖZTEPE EFSANESİ - 27 Mart 2020
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ