Reklam
Reklam
Reklam
Ödemiş Kent Gazetesi

DEİZM ve DEİSTLİK

AYHAN DAYAN

AYHAN DAYAN

‘Din’ konusu, kişinin çok yönlü bileşenlerinden oluşan, kendi kalbinde ve beyninde belirli sonuçlara vararak, başta ailesinden ve içinde yaşadığı çevreden doğrudan etkilenerek ortaya koyduğu düşünce ve yaşam biçimidir.

Bizim dinimiz İslâm’dır. Öteden beri farklı dinler mozaiğinde yer alsak da nüfusumuzun büyük çoğunluğu Müslümandır. Bu bağlamda dinimizi, gerçek kaynağından doğru biçimde öğrenmek ve doğru bir yere oturtmak gerekiyor. Ancak son yıllarda asıl kaynak Kur’an ve sünnetten uzaklaşılarak, bazı uydurma hadislerden yola çıkılarak, sözde tarikat, cemaat, bilmem ne lideri falancanın düşüncesi, uygulaması, varsa kitapları derken işin tadı kaçtı. Bu noktada asıl tadı kaçansa gençlik… Çünkü ortaya atılan ve kitapta olmayan bazı konuların sanki farzmış gibi ortaya atılması, farklılık ortaya koyma adına genç beyinlerin sulandırılması, İslam’ın bağnazlık boyutu varmış gibi bir algı bırakılması, bazı istenmeyen gerçeklerin ortaya çıkmasına neden olmuştur. 

İşte bu bağlamda son yıllarda ülkemiz gündemine oturan bir sözcük oldu ‘deizm’…

Sözlük anlamı ‘Tanrıcılık, yaradancılık.’

Deizm, temelde tüm dinleri reddeder ve tek tanrıya inanır. Dinsel bilgiye akıl yoluyla ulaşılabileceğini savunur. Vahiy gibi konuları da reddeder. Bu anlayışa göre tanrı, dünya hayatına ve evrene müdahale etmez.

Görüldüğü gibi bu üzücü ve yanlış akım, dinimiz İslam’ın çok ötesinde, çok uzağında, hatta tam karşısında…

İşte bu noktadan hareketle çocuğa yetişme çağında verilen dini bilgiler çok önemli. Üzerinde durulmuyorsa, önemsenmiyorsa, yeterince ciddiye alınmıyorsa gençliğin deizme olan ilgisi kendiliğinden yol almaya başlıyor. Eee haliyle günümüzde kendilerine gerçek dini, akıl ve mantık yoluyla hayallere, söylemlere, falanca filanca sözde hocanın dediğine göre diye ek yaparak, din dışı saçma sapan, akıl dışı yorumlar katarak buna din diye inandırmak zorlaşıyor. Kaldı ki İslâm’da kendi içinde bile mezhep çekişmeleri öteden beri olmuştur. Günümüzde de sanki Kur’an, sünnet ve doğru hadisler yetmezmiş gibi olmadık insanların kendi çıkarlarına bağlı görüş ve önerileri doğrultusunda siyasal katkı ile süslenen din olgusundan gençliğin uzaklaşması konusu oturup üzerinde düşünülmeli ve sorgulanmalıdır.

Bugünün gençleri çok farklı, çok zeki… Dikkat etmezler gibi görünseler de çok alıcılar… Olayın din öğretisi konusu gençler üzerinde farklılıklar yaratıyor. Bazıları aileden donanımlı gelirken, bazıları en çok etkiyi çevrelerinden görüyorlar. Uzak ve yakın geçmişte de bunun çok sayıda örneklerine tanık olduk. Son yıllarda dinden uzaklaşma adına gözle görünen gerçekler var. Çünkü temeli tebliğe dayalı olsa da bu bilim ve mantığı içinde barındıran bu mantık dini, yobaz anlayışlın eline bırakılırsa, görsel ve yazılı medyada bunların eline bırakılırsa daha fazla bir şey beklemek yanlış olur. O gençler, ‘din’ kahramanının birilerinin sırtına asalak gibi yapışmış, sözde uyanık geçinen birileri tarafından istedikleri gibi kullanıldığının apaçık farkına varmıştır. Her türlü tacizin, tecavüzün, kızlara ve kadınlara kötü yaklaşımın, hırsızlığın, hukuksuzluğun, adaletsizliğin, ahlâksızlığın, ellerinden alındığını düşündükleri özgürlüğün birileri tarafından kullanıldığını görmeyecek kadar etrafında yaşananlardan uzak değillerdir çevreye ve topluma karşı.

Açıyorlar televizyonları, bakıyorlar sosyal medyaya, izliyorlar dindar makyajlı bir iki sarıklı ve sakallının söylediklerini, yatmıyor kafalarına. Çünkü biliyorlar ki bunların yasal, dinsel, insansal yönden mantığa uyan, geçerli bir yanı yok. Bir çıkar düzmecesi hepsi de. Hepsi de birer çıkarın peşine düşmüş, kendilerine inanacak enayi arıyorlar. Din pazarcısı olduğunu hemen anlıyorlar.

Öyleyse ortaya ne çıkıyor biliyor musunuz? Bu etrafta yaşanan kokuşmuşluğun bir tek geçerli nedeni vardır ve sonuç olarak:

Dinsizlerin faaliyetlerinden dolayı değil, yobazların faaliyetlerinden dolayı dinsizliğe yöneliyor toplum. Yobazlık ise ‘takva’ adı altında ahlâksızlık yarışı haline getirildi son dönemlerde. Gerçek dini, doğru olarak insanlara vermesi, anlatması gerekenler ise dine günümüzde en büyük zararı verenleri, yani tarikatların cemaatlerin suyuna gittikleri için, biraz da bu bağlamda gönül bağı olunca aralarında diğer beklenti içinde olanlar, kafaları zehir gibi çalışan sorgulayan gençler bu işe bir anlam veremiyor. Bakıyor görüyor, işin yobazlık, bağnazlık boyutu daha çok öne çıkarılıyor, ‘gerçek din buysa…’ deyip gittikçe uzaklaşıyorlar. Burada suç yalnızca elbette tek taraflı değil ama bu noktayı çok iyi alıp değerlendirmek gerekir. 

Deizmle ilgili neler yazılmış diye internette şöyle bir turluyoruz. “İnanışın tanımlanmasında kullanılan doğal din ya da doğal inanç kavramları, hiçbir aracı olmaksızın sadece akıl yoluyla kavranabilecek yalın bir Tanrı inancını belirtir. Bu inancı benimseyen kişiye ‘deist’ denir. Terim Lâtince Tanrı anlamındaki ‘Déus’ sözcüğünden türetilmiş ve özgür düşüncelilerin Tanrı inancını belirtmede kullanılmıştır.” deniliyor. Ayrıca evreni yaratan, işleyişi için doğa kanunlarını koyan, ayrıca insanlığa ve evrene müdahalede bulunmayan; doğruları keşfetmeleri için insanlara akıl veren bir Tanrıya duyulan inanç deizmi ifade etmektedir. Deistler genellikle bu doğrultuda evreni Tanrı tarafından tasarlanan, hareketi başlatılan; dışarıdan müdahale olmadan doğa kanunlarına uygun şekilde işleyen bir bütünlük olarak görme eğilimindedir. Kehanetlerin, mucizelerin, dinsel dogmaların, demagojilerin ve kaynağı ilahi ilan edilen dinlerin reddinden dolayı peygamberler, kutsal kitaplar, sevap, günâh, ibâdet, dua, vahiy, melek, cin, şeytan, cennet, cehennem, ahiret ve kader gibi kavramların bu inanışta yeri yoktur. Belirli bir öncüsü, merkezi bulunmaması sebebiyle deizmde ihtiyaç duyulan tek şey sağduyulu olmak ve her şeyi akıl süzgecinden geçirmektir.

Deizmin temel inançları dışında bazı deistler ölümden sonra yaşama veya reenkarnasyona inanabilir. Bununla birlikte deistlerin ruhun ölümsüzlüğüne dair inançları hayli çeşitlidir. Ruhların Tanrı tarafından ölümden önceki hayatlarındaki davranışlarına göre ödüllendirileceğine ya da cezalandırılacağına veya sadece ruhun ölümsüzlüğüne inanan, ruhun ölümsüzlüğü konusunda agnostik yaklaşım sergileyen ve ruhun ölümsüz olmadığını düşünen deistler vardır. Deist yazarlar Yüce Varlık, İlahi Saatçi, Evrenin Büyük Mimarı ve Doğanın Tanrısı gibi ifadeler kullanarak çeşitli şekillerde Tanrıya atıfta bulunmuştur. Deizm, evrim teorisine karşı değildir. Deizme göre insan, Tanrı’nın oluşturduğu kurallar çerçevesinde, daha ilkel canlıların evrimleşmesi sonucu oluşmuş olabilir. Bir Yaratıcıya inanmak, o Yaratıcının, insanı aşama geçirmeksizin bir anda yarattığı fikrine inanmayı gerektirmez. Evrim teorisine karşı ortaya atılan ‘akıllı tasarım’ görüşü deizmde bulunmak zorunda değildir.”

İnsanın milyarlarca yıllık dünya geçmişinin hemen her döneminde Allah tarafından yeryüzüne elçiler gönderilmiştir. Kendisinin varlığından haberdar etme, olması gereken düzen sokma, yaşamın her türlü yönünü insan kontrolünde ama onun da üstünde bir Yaradan’ın varlığını düşünerek hareket etmesi anlamında insan belirli, doğru bile yola yöneltilmiştir. Bununla birlikte tüm bunlara paralel olarak yanlış, sapkın, batıl, gerçek din dışı inanışlar ortaya çıkmış, önemli çatışmaların yaşanmasına neden olmuştur.

Din adına üretilen sapkınlıkların sonucu günümüzde işte bu yüzdendir ki ‘deizm’ denilen başka bir inanışı ortaya çıkarmıştır ne yazık ki. Birkaç noktası dışında gerçek dinin dışında, sapkın görüş ve düşüncelerle örülü bu anlayışın ortaya çıkmasında en önemli etken ailelerde dinin yeterince anlatılıp işlenemediği gerçeğine ortaya çıkarmak birlikte, bu noktada eksiğini anlayan gençlik, sözde din anlatana sapkın tüccarlara da baktıkça farklı yanlış yollara sapmaya eğilim gösterebilmektedir    

“Ülkemizde deizm artıyor.” diyor bir ilahiyat fakültesi dekanı. Belki de tepkilerden çekindiği için “Son yıllarda toplumda yaşanan olumsuzluklar rezillikler yobazlıklar, ahlaksızlıklar sonucunda insanların dini inançları ve bağımlılıkları azalıyor, kayboluyor.” diyemiyor. Vatandaşın tam olarak anlayamayacağı ‘deizm’ ifadesini kullanıyor. Yani din eğitimi veren en yüksek kurumun başkanı söylüyor bu sözleri. Yani ülkemizde Allah inancı hala yaşıyor ama dini inançlar zayıflıyor kayboluyor demek istiyor. Ne yazık ki bu duruma geldik. Huzur, sağlık, kardeşlik, barış getirecek olan semavi dinler bugün büyük oranda bağnaz, çıkarcı, hoşgörüsüz tarikatların grupların ellerinde kalmış durumda. Siyasette, ekonomide, sosyal hayatta tamamen bir çıkar aracı olarak kullanılır hale geldi din.
Öbür dünyada bizlere cenneti vaat ederlerken bu dünyamızı cehenneme çeviriyorlar ya da buna göz yumuyorlar din temsilcileri.

Dinler ve onun kuralları sadece bugüne, bir kişiye özgü, güncel olarak değişen ahlaki değerlere ya da onu temsil eden grupların çıkarlarına uygun yorum ve icraatlar için var olmadı. Bugün ülkemizde dünyada yaşanan olumsuz olaylar, yozlaşmalar, ahlaki çöküş, savaşlar, insani ve çevresel katliamlar ahlaki ve dini eğitimi iyi verilmiş bir dünyada olamaz olmamalı.

Bu duruma gelmemizdeki en büyük sebep ülke idarecileridir ve onların atadığı din temsilcileridir. Akıllarını başlarına almazlarsa bir süre sonra dinlerini satacakları kullanacakları insan ve alanlar da kalmayacak.

Bu sebeple topluma dinimizin ahlâki, ulvi, insani değerlerinin bağımsız, tarafsız,
beklentisiz, art niyetsiz bir şekilde anlatılması, uygulanması ve yayılması gerekir.
Resmen ahlâki bir çöküntü var.

Eğer bu yazdıklarımı ağır bulan, bana kızan varsa ise lütfen son 10-15 yıldaki gerçekleşen adli kayıtlardaki verilere bir göz atsın. Cinayet, intihar, hırsızlık, uyuşturucu, tecavüz, çocuk istismarı, dolandırıcılık ve diğer suç oranlarındaki artışlar kabul edilebilir değil, inanılmaz boyutlarda.

BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
YAZARIN SON YAZILARI
unutMADIMAKlımda - 2 Temmuz 2020
DEİZM ve DEİSTLİK - 25 Haziran 2020
ANORMALLEŞME SÜRECİ - 18 Haziran 2020
YUMURTA - 11 Haziran 2020
MESİH ve MEHDİ - 4 Haziran 2020
OSMANLI DA BİZİM DE… - 28 Mayıs 2020
TARİKATLAR ve CEMAATLER - 14 Mayıs 2020
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ