Reklam
Reklam
Reklam
Ödemiş Kent Gazetesi

EŞSİZ ESERLER

MEHMET TOP

MEHMET TOP

İslam inancına göre şifalı ve mübarek sayılan nisan yağmurlarının toplandığı işlemeli taslara “Nisan Tası” denilmektedir. İşte Konya Mevlana Müzesinde yer alan eşsiz ve emsalsiz birçok eserden birisi olan Nisan Tası “Huzuru Pir” adı verilen ana salonda sergilenmektedir. Bronzdan yapılmış olan eserin üstü altın, gümüş kakmalarla süslenmiş olağan üstü bir işçiliğe sahiptir. Konya Mevlâna Külliyesi, teşekkül, teşkilât ve misyon itibariyle Mevlevîliğin “Âsitânesi” ‘dir. Farsça’dan dilimize geçen “Âsitân” kelimesi, “Eşik; Padişahların, önder ve liderlerin dergahı; Nebilerin, velilerin kabirleri; Payitaht (Başkent)” gibi anlamlara gelir.Âsitânelerin “Dergah”, “Tekke”, “Zaviye”, gibi tarikat yapılarından farklı yönlerini şöylece sıralanmaktadır. Âsitâneler, bir tarikatın ana, merkez binasıdır. Tarikat liderinin kabrinin bulunduğu yapıdır.Bu sebeble Âsitâneye “Huzur”, “Huzur-u Pir” , “Pir Evi” de denilmiştir. İşte Konya Mevlâna Ma’muresi, bütün bu özelliklere sahip bulunan “Mevlevî Âsitânesi” dir.”Dergâh” ise Farsça “Kapı, kapı mahalli, eşik, tekke, toplanılacak yer,” gibi anlam gelir. Daha geniş anlamlara ve mahiyete sahiptir.  “Tekke” kelimesinin doğru şekli “Tekye” dir. Farsçadır.”Dayanak, Dayanılacak yer” demektir. Sûfilerin toplantı ve kalacak yerlerine verilen genel addır.
Nisan Tası müzeden önce Mevlana dergâhında bulunuyordu. Türkiye’de 1925 yılında tekke ve zaviyeler kapatılınca dergah, 1927 yılında müzeye dönüştürülüyor. Müzede bulunan kayda göre tasın Musul’da İlhanlı Hükümdarı Ebu Sait Bahadır Han tarafından 1328 yılında yaptırıldığı ve Niğde’ye vali tayin ettiği Sun­gur Ağa ile 734/1333 yılında Mevlevi dergâhına hediye edildiği anlaşılmaktadır.
Nisan Tası yüksek bir kaide üzerinde şişkin karınlı gövde yapısına sahip kazan ve alt kısmı yayvan ortası konik biçimli kapaktan oluşmaktadır. Bunların her birisinin üzeri yazı ve zengin süslemelerle estetik bir yapıya dönüştürülmüştür.
Kaide kısmı yüksek bir ayak şeklinde iki bölümden oluşmakta olup, alt kısmı silindirik bir biçimde bir gövdeye sahiptir. Silindirik kısmın ortasında bir yazı şeridi dolanmaktadır. Bu yazı şeridi üç şemse motifi üç bölüme ayrılmıştır.  Bu şerit gümüş çizgilerle sınırlandırılmış kesintisiz olarak celi sülüs hatla Arapça olarak Türkçesi  “Büyük sultan, din ve dünyanın yücesi, hükmünde adaletli ve âlim, Arap ve Acem padişahı, mil­letler yöneten Ulu Sultan Ebu Sait Bahadır Han efendimize (bu kap) aziz ve mübarek olsun” ibaresi yazılmıştır.
Yazı şeridinin arasında kalan üç şemse benzer bezemelere sahiptir. Göbek kısmı oval şekilde salbekleri bitkisel bezemelidir. Şemsenin içerisi altı köşeli bir yıldızdan gelişen süslemeye sahiptir.  Bu yıldızın içerisinde uçar vaziyette dört kuş tasvir edilmiştir. Kuşlardan üsttekilerin başları içe, alttakiler ise dışa dönük yapılmıştır. Bunun dışında kalan yüzey 12 parça şeklinde düzenlenmiş içleri birer atlamalı çarkıfelek ve bitkisel motiflerle doldurulmuştur.
 Kaidenin ikinci bölümünü bir bilezik oluşturmaktadır. Bilezik oval şekilde dışa taşkın ve daireseldir. Bunun yüzeyinde de bir yazı şeridi dolanmaktadır. Yazı şeridi altı bölüme ayrılmış aralara altı şemse motifi yerleştirilmiştir. Dairesel biçimdeki şemselerin salbekleri bitkisel düzenlemelidir. Şemselerin yüzeyine kuş figürleri işlenmiştir.  Yüzeyi dolanan yazılar celi sülüs hatla Arapça olarak yazılmış Türkçe olarak “Yüce sultan, milletler yöneten Arap ve Acem ellerinin padişahı, bilgin, hükmünde adaletli, İslâmlığın temeli, halkın baş tacı, din ve dünyamn yükseği, büyük hükümdar Ebu Sait Bahadır Han -memleketleri ebedî olsun- efendimize (bu kap) mübarek olsun”  ibaresi yer almaktadır. Gümüşle yapılmış çizgilerle sınırlandırılmış yazı şeritlerinin alt ve üst kesimlerine bitkisel süslemeler yapılmıştır.
Nisan tasının gövdesi alttan oval biçimde şişkin karınlı ağız kısmına doğru daralan büyük bir kazan şeklindedir. Gövdenin alt kısmının içte ve dıştan dairesel olarak sınırlandırılmış yüzeyi çizgisel düzenlemeli olarak birbiriyle kesişen yarım dairelerle oluşturulan bir kompozisyonla doldurulmuştur.  Bunlar üstteki daireye düğüm motifleriyle tutturulmuştur.
Gövdenin yüzeyi iki bölüme ayrılarak tezyin edilmiştir. Üstteki geniş yazı kuşağı alttan ve üstten ince iki şeritle sınırlandırılmıştır. Kazanın ağız kısmına denk gelen üstteki şerit boydan boya çeşitli hayvan figürleri ile tezyin edilmiştir. Bu şerit belirli aralıklarla küçük dairesel madalyonlarla kesilmiştir. Bu madalyonlar altı kollu çarkıfelek motifleri ile doldurulmuştur. Şeridin geriye kalan kısımlarını güvercinler, kanatlı hayvanlar, kurt, yaban keçisi, tavşan, at, deve gibi hayvanları kovalayan tazılar, insan başlı hayvan gibi figürler teşkil etmektedir. Alttaki ince şerit ise belli aralıklarla düğüm motifleri ile kesilmiş bitkisel motifler ve bunların arasında çeşitli hayvan figürlerinden oluşan süslemelerle doldurulmuştur.
Bu iki ince şeridin sınırlandırdığı yazı kuşağı gövdeyi çepeçevre dolanmaktadır.  Yazılar eşit aralıklarla altı madalyonla altı parçaya bölünmüş içerisi bitkisel zemin üzerine celi sülüs hatla yazılmış Arapça bir kitabe yer almaktadır. Kitabede Türkçe olarak “Milletler idare eden en büyük hükümdar, Arap ve Acem sultam, bilgin ve hükmünde adaletli, Müslümanların koruyucusu, âlemlerde adaleti ihya eden, eşkıya, azgın ve inatçıları kahreden îslâmiyetin temeli, halkın baş tacı, din ve dünyanın yücesi halk tarafından desteklenmiş padişah, zâlimlerden mazlumları esirgeyen dinin, doğruluğun, milletin yardımcısı, Allah için savaşan gazileri koruyan, (memleketleri ebedî olsun) Sultan Alâüd-din Ebu Sait Bahadır Han’a [bu kap] aziz ve mübarek olsun, yani güle güle kullansın” ifadesi yer almaktadır.

BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
YAZARIN SON YAZILARI
HOŞAP/GÜZELSU - 19 Eylül 2020
HOŞAP - 12 Eylül 2020
KÜLTÜR TURİZMİ - 8 Eylül 2020
HAKKARİ-2 - 4 Eylül 2020
HAKKARİ - 1 Eylül 2020
Hakkari - 27 Ağustos 2020
KUDÜS - 5 Ağustos 2020
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ