Reklam
Reklam
Reklam
Ödemiş Kent Gazetesi

BU NASIL DİN, BU NASIL MÜSLÜMANLIK?

AYHAN DAYAN

AYHAN DAYAN

Günlü yaşantımızda, normal olması gerekenlerin dışında, aklın ve mantığın kabul etmediği, bilimsel gerçeklerin çok ötesinde, tümüyle kişisel ve zümre çıkarı düşünülen söz, davranış ve uygulamaları gördükçe, dinsel değerlere zaten düşünce olarak uzak insanların ağzından “Böyle din mi olur?” Ya da “Böyle Müslüman mı olur?” yakınmasını pek çok kez duyar ve kendilerinin etrafındaki istenmeye türden kötü, mantıksız, çıkarcı yaklaşımlarla; yanlış algı, söylem ve eylemlerle karşılaştıklarında gerçek eksenli bazı dini konulara daha da uzaklaştıklarına tanık olursunuz.

Yarım hekim candan ederyarım hoca dinden eder.” atasözünü duymuşsunuzdur. Bir iş, uzmanına yaptırılmaz da taklitçilere yaptırılırsa, istenilen gibi değil, ters bir sonuç verir. Nitekim hekim dururken, hekimlik taslayan birinin tedavisine başvurulması, insanın hayatına mal olabilir. Bilgisiz din adamı da söz ve davranışlarıyla dine aykırı da olur. Normal olması gerenin ötesinde ya çok geride, bağnaz, yobaz bir anlayışın içinde çeşitli nedenlerle kaybolup gitmişse ya da din adına açıkladıkları genel değerlerinden aşırıya gitmişse işte o zaman oturup düşünmek, sorgulamak ve irdelemek gerekir. 

Şöyle bir son dönemlere bakın. Sosyal medyada din adına öne sürülen, tepki çeken saçma sapan konulara tanık olursunuz. Sözde cemaat, tarikat lideri adı altında cübbeli, sarıklı, sakallı çağ dışı giyimleriyle kendine file faydası olmayan bir takım insanların ortaya atıkları, aklı başında insanlara ters gelen birtakım düşünce, görüş ve öneriler yeri geliyor “Bu kadar da olmaz.” dedirtiyor insana.

Biri çıkıyor “6 yaşındaki kız çocuğu evlenebilir.” diyor.

Biri çıkıyor “Annenin diz üstü tahrik eder.” diyor.

Biri çıkıyor “11 yaşındaki kendi kızımı bile öpmem.” diyor.

Biri çıkıyor “Çok eşlilik yasal olsun.” diyor.

Biri çıkıyor “Kocama arkadaşımı tavsiye ettim.” diyor.

Biri çıkıyor “Azrail’le konuştum, ben varken buraya gelme.” dediğini söylüyor.

Biri çıkıyor “Dinde bademlemenin yeri vardır.” diyor. Zina en büyük günahlardan diyen aynı herifin uygunsuz kaseti çıktı iyi mi! Utanmadan yanmaz kefen reklamı yapıp, satıyor bir de.

Üst düzey akademik ünvanlı -nasıl bir kafaysa- biri çıkıyor “Eşinizle bilmem ne yaparken şeyhinizi düşünürseniz çocuğunuz akıllı olur.” diyor.

Biri çıkıyor etrafındakileri Allah’la konuştuğuna inandırıyor.

Bu akıl almaz örnekleri görünce adam haklı olarak çıkıp da sormaz mı: “Bu nasıl din, bu nasıl Müslümanlık?” diye.

Ortadoğu yıllarca kan gölü… Örneğin IŞİD… Bombalamalar, insanların kafalarına sıkmalar, tecavüzler… İşin acı yanı ise kendi yaptıkları bu insanlık dışı vahşeti din adına haklı gösterip, din adına kılıp uydurup öyle yapmaları. Etrafındakileri de buna inandırıyorlar. Düşünün bir bizim ülkemizden bile var bunlara bir sürü inanan cahil kafalı…

Son dönem sosyal medya her yönüyle kirli… Kaldı ki bu kirliliğin içinde din adına kılıf uydurulmuş, kişisel çıkarlar uğruna ayaklar altına alınmış, alay konusu haline getirilmiş dini değerler de var ne yazık ki… Ahlaki değerlerin olmadığı bir ortamda uygulamalı din, içeriği her nasıl olursa olsun fazla önem arz etmiyor.

Son dönemin İslam adına ortaya atılan örnekleri sürekli, bağnaz, yobaz, gerici, akıl ve mantık dışı kötü örnekleriyle dolu. Kaldı ki bu konuda yetkili olanların bile sesi çıkmıyor bu sapkınlıklara. Aklın yolu bir ise, bu din akıl ve mantık dini ise o zaman ne diye aleni biçimde bu tür sapkınlıklara es geçilip, fırsat veriliyor anlamak çok zor doğrusu. Tepki göstermemek kabullenmek, desteklemek, sahiplenmek anlamı dışında başka bir anlam taşımıyor ki…  

Biri çıkıyor, eğilip bükülmüş halde sözde şeyhinin defalarca elini öpüyor ve her öpüşünde, o öpmenin karşılığı olarak para sayma makinesinden geçen para gibi eline şeyhi tarafından birer banknot veriliyor. Alan yalaka, sözde şeyhi de alaycı. Bu durum her hallerinden apaçık belli…

Hadi canım sen de aklı başında insan, azıcık sorgulayan, kafası çalışan insan bunları yer mi sanıyorsunuz? Hem siz etrafınızdaki her insanı ağınıza düşürdükleriniz gibi saçmalıklara inandırıp kandırdıklarınız gibi ahmak mı sanıyorsunuz diye sorası geliyor insanın.

‘İstisnalar kaideleri bozmaz.’ diyecek olan çıkacak ama son dönemin kötü istisnası o kadar çok ki ortada kural, kaide bırakmamış.

Yeri geldiğinde karşımıza çıkan, bir tokat gibi yüzümüze çarpan “Müslüman böyle mi olur, bir Müslüman bunu yapar mı?” sözleri zorumuza gidiyor, içerliyoruz. Buradaki özeleştiri gerçek bir Müslümanın çok yönlü söz ve davranışlarıyla etrafındakilere doğru örnek oluşturma beklentisindendir.

Her ne olursa olsun sağlıklı toplumlar olması gereken çok yönlü değerlerin bir araya gelip sürdürülebilir olmasıyla mümkündür. Önce insan olmak ve bilinen insani değerlere sahip çıkmak gerekir. Gerek ilahi olsun gerekse yeryüzünde ortaya çıkarak kendine önemli sayıda taraftar toplamış bir benzer anlayış olsun, insanı hiçbir zaman kötüye sevk etmez. Ederse zaten kabul görmez, tartışmaya açıktır ve kendi içinde bile çatışma var demektir.

Dini, dolayısıyla Müslümanlığı olması gereken asıl değerlerinin dışına çıkarıp, topluma yanlış örneklerle sunduğumuz zaman pek çok insandan “Böyle din mi olur, böyle Müslümanlık mı olur?” serzenişlerini daha çok duyarız. Burada asıl ayırt edilmesi gereken durum çok yönlü toplumsal çıkar ve huzur gerektiren gerçek değerleri sunmaktır. Yoksa sapkın fikirlerin, kişisel çıkarların din kılıfı geçirilmiş tüm yanlışlarına sessiz kalmak aynı zamanda sahiplenmek anlamı taşıyacaktır.

Suratı asık, morali bozuk, kişisel sorunların yumağındaki insanların her geçen gün çoğaldığı, giderek huzuru kaçan ve çok yönlü kirlenen dünyada toplumların huzur bulduğu, insani değerlerin yeniden yaşanılabilir bir dünya düzenine dümen kıracağı, uydurulan değil indirilen dinin getireceği mutlu ve güzel günlere…

BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ