Reklam
Reklam
Reklam
Ödemiş Kent Gazetesi

HOŞAP/GÜZELSU

MEHMET TOP

MEHMET TOP

Hoşap (Güzelsu), Doğu Anadolu Bölgesinde Van İli, Gürpınar ilçesine bağlı bir bucak merkezidir. Güneyden Hakkari, doğudan Başkale, batıdan Çatak ve Gevaş, kuzeyden Van (Merkez), Özalp ve Saray ilçeleriyle çevrilmiştir. İran’la bağlantılı Van-Hakkari karayolu üzerinde bulunan Hoşap, Van’a 60 km. Gürpınar’a 39 km. uzaklıktadır.Hoşap ve havalisi Van Gölü’nün Güneydoğusunda 43°30′ ve 44° doğu boylamları ile 38° ve 38°30′ kuzey enlemleri arasında kalmaktadır. Bu havali, Hoşap suyunun içinden geçtiği Kuh Dağı, Başet Dağı, Kapir Dağı ve Norduz Yaylası’nın bir kısmı ile çevrili geniş düzlükleri bulunan bir platodan oluşmaktadır. Platonun genişliği 180 km²’yi bulmakta yüksekliği ise 2000-3500 m. arasanda değişmektedir.Hoşap ve çevrisinde kara iklimi görülmektedir. Bu yüzden yaz ve kış ayları arasında sıcaklık farkı çoktur. Kışları kar yağışlı ve soğuk, yazları ise sıcak geçmektedir. Arazi genelde çıplak olup, ormandan yoksundur. Sadece akarsu kıyılarında kavak ağaçları bulunmaktadır. Hoşap’ın yerleşim alanı, kalenin etrafına yayılmış vaziyettedir. Nüfusu 1990 nüfus sayımına göre 1350’dir. İçerisinden Van-Hakkari-İran karayolu geçmesine rağmen idari teşkilatlanmasını gerçekleştirememesi yüzünden gelişme gösterememektedir. Halkın geçim kaynağını tarım, hayvancılık ve ticaret oluşturmaktadır. Tarihi eserlerin bulunması turizm potansiyelini artırmakta; fakat yeterince değerlendirilememektedir.Hoşap ve çevresinin geçmişi tarih öncesi devirlere kadar inmektedir. 20 km. güneyinde bulunan M.Ö. 15000-8000 (?) yıllarında yapıldığı sanılan Yedisalkım (Put) Köyü Kızların mağarası resimleri, bunu doğrulayan en önemli bulgulardır.Bu mağara resimleri bölgenin tarih öncesi kültürünü aydınlatması açısından önem taşımaktadır. Hoşap’ı da içine alan Van Bölgesi Neolitik yerleşmeleri hakkındaki bilgiler yetersizdir. Fakat kalkolitik devirden itibaren kesintisiz devam eden bir kültürün mevcudiyetini Van Tilkitepe Höyüğü8, Dilkaya Höyüğü9, Ernis Mezarlığı Doğu Anadolu Batı İran, Kafkasya ve Filistin’e kadar geniş bir coğrafi sahaya yayılan Hurriler, M.Ö. IV. binin ortalarından itibaren varlık göstermişlerdir. Bunların oluşturduğu kültür “Erken Hurri Kültürü” veya “Erken Transkafkasya Kültürü” olarak adlandırılmaktadır. arkeolojik kazılarında elde edilen bulgular göstermektedir. Van DilkayaHöyüğü’nden elde edilen arkeolojik veriler, M.Ö. III. binden itibaren bu kültürün Van Gölü Havzasında da etkili olduğunu ortaya koymaktadır. Hurriler, M.Ö. II. binin başlarında Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgesini içine alan, HurriMitanni Krallığı adıyla bir devlet kurmuşlardır. Bu sırada Orta Anadolu’da Hitit Krallığı bulunmaktaydı. M.Ö. XIV. yüzyıl ortalarında Mitanni Krallığının Hititler tarafından yıkılmasıyla Van bölgesinde yeniden Feodal beylikler oluşmuştur. M.Ö. XIII. yüzyıl başlarından itibaren çivi yazılı Asur kaynaklarında “Uriatri” ve “Nairi” adlarındaki bu beyliklerden bahsedilmektedir.Krallığını kurmuşlardır. Tuşba (Van) Merkez olmak üzere Urartu Krallığı, ikiyüz yıl boyunca devam eden yükselişi ile Doğu Anadolu’nun ve Batı Asya’nın en güçlü devleti haline gelmiştir. Urartu devleti’nin sınırları doğuda Urmiye Gölü ve Kuzey-batı İran’a; kuzeyde Kafkaslar’a batıda Fırat nehrine ve güney’de Suriye’ye kadar genişlemiştir.Van Gölü Havzası içerisinde Urartu Devletine ait birçok yerleşme yeri ve kale bulunmaktadır. Urartu Krallığı’nın kurucusu Sardur I. tarafından yaptırılan Tuşba (Van), Toprakkale, Çavuştepe, Anzaf ve Ayanıs Kaleleri bunların en önemlilerindendir. Bu kaleler kadar önemli bir yapıya sahip olmasa da Hoşap Kalesi’nin de Urartular zamanında güneydoğuya açılan Tuşba-Kelişin ordu yolu üzerinde askeri bir tesis olarak kurulduğu kabul edilmektedir. Hoşap’ta kurulan tesis, Van’dan başlayan Gürpınar ovasını takiple Çavuştepe kalesi önlerine gelen ve Hoşap suyu vadisinde devam eden yolun güvenliğini sağlamaktadır. Ayrıca Hoşap, Urartu’nun Van Kotur doğu yolu ile bu güneydoğu ordu yolunun birleştiği kavşak noktasında bulunmaktadır. Asurlular’ın güneyden yaptıkları saldırılar sonucu M. Ö. VII. yüzyıl ortalarında Urartu Devleti’nin gücü zayıflamış; M.Ö. VII. yüzyıl ile M.Ö. VI. yüzyıl başlarında İskit ve Med akınları sonucunda yıkılmıştır. Urartu Devleti yıkıldıktan sonra M.Ö. VI. yüzyıl başlarında bölge Medler’in egemenliğine girmiştir. Medler’in egemen oldukları sırada Ermeniler batıdan göç ederek Van Gölü havzasına yerleşmeye başlamışlardır.19 Van ve çevresi M.Ö. 529 yılından itibaren Persler’in egemenliğindedir. Pers Kralı Darius I, (M.Ö. 521-486) zamanında oluşturulan örgütlenmede Van Bölgesi “Armenia” adındaki 13. satraplık içerisinde yer almıştır. Persler’in M.Ö. 331 yılında Mekadonyalı İskender’e yenilmesi üzerine bölge, Büyük İskender’in egemenliğine girmiştir. Sasanihakimiyetleri takip etmektedir. Bu devletlerin hakimiyeti sırasında buralarda yaşayan Ermeniler vasal veya yarı bağımsız olarak varlıklarını sürdürmüşlerdir.

BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
YAZARIN SON YAZILARI
- 27 Ekim 2020
Hoşap - 22 Ekim 2020
Anadolu Selçukluları - 16 Ekim 2020
KALELER - 9 Ekim 2020
- 30 Eylül 2020
- 26 Eylül 2020
HOŞAP - 23 Eylül 2020
HOŞAP/GÜZELSU - 19 Eylül 2020
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ