Reklam
Reklam
Reklam
Ödemiş Kent Gazetesi

ÖDEMİŞ’İN SOKAK ÇOCUKLARI

AYHAN DAYAN

AYHAN DAYAN

Geçen hafta içiydi. Daha önceleri de birkaç kez yakından tanık olduğum üzere Saraçoğlu Caddesinde iki minik erkek çocuk. 10-11 yaşlarında…

Ellerinde birer poşet, birer parça da karton kutu var. Bankamatiklerin hemen yanında kendilerince tezgâh kurdular. Poşetten çıkardıkları ürünleri sıralamaya başladılar. Kâğıt mendil, mini metal para cüzdanı, inci boncuk…

Durumlarına bakarsanız acınacak haldeler.

“Yavrum, siz hangi okula gidiyorsunuz?”

Biri tümüyle sessiz, diğeri ise bir elinin işaret parmağını çenesine dayadı,düşünüyor:

“Şey amca, ismi neydi ya?”

Gittiği ya da gidecek olduğu okulun ismini düşünüyor.

İlk anda çıkaramadı okulun ismini. Ardından bitirdiği ilkokulu söyledi sonra da gidecek olduğu yeni okulunu…

Sanırım okulla pek ilgisi yok. Önce bir ortaokul ismi verdi sonradan bir okul daha…

“Peki, şu anda sizlerin canlı ders başında olmanız gerekmez miydi?”

Kem küm ettiler.

“Şey amca, aslında öyle de…”

“Peki, sizin burada satış yaptığınızdan ailelerinizin haberi var mı?”

Satış yapmak elbette küçümsenecek bir durum değil ancak yaşları itibariyle dikkatimi çektikleri için soruyorum.

Benimle sürekli iletişimde olan, ilgimi kendine yakın bulanı yanıtladı:

“Yok amca, ailelerimiz bilmiyor.”

Hadi, tamam aileleri onların bu durumlarının bilmiyorlar var sayalım. Peki, anne babao yaşta sokağa saldığı çocuğunu acaba benim çocuğum dışarıda ne yapıyor, ne ediyor diye merak etmez mi hiç? Tümüyle kontrolsüz, serbest, başıboş mu bırakır?

Çocukların derslerden uzak durumu hele hele böylesi bir dönemde bir öğretmen olarak gerçekten içimi acıttı. Bir de o durumlarını görünce, yani bir şeyler satmak çabalarına yakından tanık olunca bu acım daha da katlandı. Günde birkaç kâğıt mendil ya da incik boncuktan takı satacaklar da 5-10 TL para kazanacaklar.

O bölgede birkaç kez tanık olduğum bu manzara, bilemiyorum ama belki de ilçemizin başka yerlerinde de var.

Aile, okul ve çevre üçgeninde yetişen çocuklara ilk ikisi yani aile ve okul her zaman doğruyu, iyiyi, güzeli öğütlerken, karşılarına çıkabilecek kötü bir çevre yanlışlara sapmasına neden olabilmektedir.

Büyükşehirlere hiç girmek bile istemiyorum. Köprü altlarında, varoş mahallelerinin sokaklarında ne yazık ki böyle çocuklar vardır. Sahip çıkılmayan bu çocuklar ülke geleceği için koca bir boşluk, sorunlu yaşamların sıkıntılı başlangıçlarıdır. Pek çoğu da aile ilgisizliği sonucu, kendilerince özgür buldukları sokaklara atıyorlar kendilerini. Tinerci, şarapçı olup çıkıyor pek çoğu. Sonrası ise malum… Geriye dönüşleri artık çok zor…

Belki diyeceksiniz bu basit bir konuyu nerelere vardırmışsın. Ancak böyle küçük olasılıklar çoğu zaman istenmeyen sonlara varmıştır kendiliğinden…

Düşündüm de bu çocukların okula, eğitime ihtiyaçları varken, bu çocukların ilgiye, sevgiye, oyuna ihtiyaçları varken sorumsuzca sokağa salıvermenin ileride nelere mal olacağının farkına varabilseydik. Geleceğimiz henüz bu yaşlarda kendi kaderlerine terk edilmemeli. Sanırım anne babaların onlara günlük 3-5 TL harçlık verecek durumları vardır.

BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
YAZARIN SON YAZILARI
ETİL METİL - 22 Ekim 2020
GIDALARDAKİ HİLELER - 17 Eylül 2020
DÜRÜSTLÜK ÜZERİNE - 3 Eylül 2020
KÖFTE, PİDE, LOKMA - 27 Ağustos 2020
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ