Reklam
Reklam
Reklam
Ödemiş Kent Gazetesi

KIŞ AYLARININ VAZGEÇİLMEZ ÜRÜNÜ; MANDALİNA

SEVAL KONURALP

SEVAL KONURALP

Özellikle bölgemizde de bir hayli yetişen  veKış ürünü olarak insanlar tarafından tüketilen Mandalina ılıman iklime sahip bütün memleketlerde kültür şekilleri yetiştirilen, yaprak dökmeyen, uçucu yağ taşıyan bu küçük ağaçların meyveleri ülkemizde çok sevilir. Ege, Akdeniz ve Doğu Karadeniz Bölgelerinde bol miktarda üretilmektedir. Narenciye üretimimizin yaklaşık %25’ini teşkil eder. Tatlı, kokulu, lezzetli, vitamince zengin bir meyvedir. Ticari olarak yetiştiriciliği yapılan turunçgil türleri içerisinde düşük sıcaklıklara en dayanıklısı buna karşılık meyveleri düşük sıcaklıklara en hassas olanıdır. Mandalina çeşitlerinin olgunluk dönemleri aylara yayılmış durumdadır. Meyve kabuk renkleri açık sarıdan koyu kırmızıya kadar çeşitlilik ihtiva eder. En çok sevilen narenciye türlerinden biridir. Mandalina meyvesi olgunlaştığında ağaç üzerinde uzun süre kalmaz; bu nedenle hasat zamanı çok iyi tespit edilmelidir. Kolay soyulmaları nedeniyle özellikle çocuklar tarafından çok sevilmesi, Pazarlamada kolaylıklar sağlaması, Soğuğa dayanıklı olmaları, Farklı dönemlerde olgunlaşan çeşitlerinin bulunması, Çekirdeksiz çeşitlerinin bulunması, Periyodisite göstermeyen çeşitlerinin bulunması nedeniyle tüketimi cazip meyvelerdir.Mandalina yetiştiriciliği; emek, sermaye ve zaman isteyen bir konu olduğundan ekoloji, bahçe planlaması ve çeşit seçimi, doğru değerlendirmelerde bulunmak için çok iyi anlaşılması ve irdelenmesi gereken konulardır. Bir mandalina bahçesinin planlanmasında birinci adım çevreyle ilgili özelliklerin tespitidir. Ekoloji denildiğinde iklim ve toprak özellikleri anlaşılmaktadır. Tüm turunçgiller gibi mandalina ağaçları da en iyi, bol humuslu, derin, süzek (suyu iyi akıntılı), kumlu-tınlı, tınlı ya da killi-tınlı topraklarda yetişir. İyice derine inen köklerinin oksijen gereksinimi fazla olduğundan, mandalina ağacı kesinlikle ağır topraklarda yetiştirilmemelidir. Taban suyunun da genelde toprak yüzeyinden 1,5 m kadar altta olması istenir; aksi takdirde toprakta iyi bir drenaj yapılması gerekir. Toprağın kireç oranına karşı da duyarlı olan mandalina ağaçları için en uygun toprak pH’sı 5,5-6 olmalıdır. Dikimden önce arazinin toprağı, mutlaka analiz ettirilmelidir. Mandalina bahçesi tesis edilecek yerin toprak derinliği en az 1,5-2 m olmalıdır. Mandalina yetiştiriciliğinde üzerinde durulacak esas konu toprağın havalanan bir yapıya sahip olmasıdır; çünkü mandalina kökleri yüksek oranda oksijen ister ve havasızlığa çok duyarlı olup boğulma tepkisi gösterir. Bu sebeple toprak havalanan-süzek bir karakter taşımalıdır. Toprak işleme; tüm turunçgiller gibi mandalina ağaçlarının da çok derinlere inen kökleri vardır ama, köklerinin %90’ı, 0-90 cm derinlikteki yüzlek topraklardadır. Bu nedenle toprak işlemesi 10 cm derinliğe kadar yapılmalı ve ağacın köklerine zarar verilmemelidir. Bahçemizin yılda 4 kez, ilkbahar ve yaz mevsimlerinde 15-20 gün aralarla çapalanması yeterli ve yararlı olacaktır. Yabani ot temizliği, böyle çapalamalarla olabileceği gibi, herbisit (ot öldürücü) ilaçlarla da yapılabilir. Tüm turunçgiller gibi mandalina ağaçlarının da en önemli isteği sıcak bir ortamda yetiştirilmektir. Bu ağacın yetiştiriciliğinin yapıldığı yerde sıcaklıklar -3, -4 derecenin altına düşmemelidir. -9, -10 derecenin altına düşen sıcaklıklarda mandalina ağaçları donup ölebilir. Dayanamayacağı en yüksek sıcaklıklar ise, 45 derece ve üzeridir. Mandalina ağaçlarının gelişmesi 12, 13 derece sıcaklıkta başlar; 25-31 dereceler, gelişmenin en hızlı olduğu sıcaklıktır ve 37-39 derecelerde ağaçların gelişmesi durur.Meyve bağlamaları için en uygun sıcaklık 21 derecedir. Soğuk ve sıcak olarak sert esen rüzgârlar mandalina ağaçlarını kötü yönde etkilediğinden, bulundukları yerde hâkim esen rüzgârlara karşı rüzgâr kıranlar kurulmalıdır. Ayrıca mandalina ağaçlarının meyve dökümü ve meyvelerinin niteliği, havanın nem oranından etkilenir. Düşük nem oranlı hava, ağacın gelişimini ve meyve verimini kötü yönde etkilemektedir. Fidan üretiminde kullanılacak tohumlar mutlaka virüs ve virüs benzeri hastalıklardan temiz olduğu bilinen ağaçlardan alınmalıdır. Tohum üretiminde kullanılacak meyveler ağaç üzerinden hasat edilmeli, yere düşmüş meyveler tohum üretiminde kullanılmamalıdır; çünkü meyvelerin dolayısıyla tohumların mantari hastalıklarla bulaşması söz konusudur. Turunçgil yetiştiriciliğinde fidan temini çok önemlidir. Tüm çok yıllık kültür bitkilerinde olduğu gibi uygun olmayan arazi, anaç ve çeşit seçilirse geriye dönüşü çok zor olur. Alınan fidanların mutlaka sertifikalı olması gerekir. Fidanların kök ve toprak üstü organlarının sağlıklı olması gerekir. Anaç üretiminde kullanılan tohumların sağlıklı ağaçlardan alınması, bu meyvelerin yerden alınmayıp ağaçtan toplanması gerekmektedir. Tohumlar nemlendirilmeli ve toprak altı zararlılarına ve hastalıklarına karşı ilaçlanmalıdır. Üç yapraklı anacı dışında diğer turunçgil ağaçlarının tohumu olgun meyve içinden çıkarıldıktan hemen sonra ekilirse yüksek çimlenme oranını vermektedir. Ancak ekim genellikle ilkbaharda yapıldığı için, farklı zamanlarda olgunlaşan meyvelerden alınan tohumlar 4–7 ºC arasındaki sıcaklıklarda 8 ay depolanabilir. Alınan aşılı fidanlar kısa sert geçen ekolojilerde ilkbahar, öteki yerlerde sonbaharda dikim yapılmalıdır. Akdeniz bölgesinde yetiştiricilik olan bütün çeşitlerin, uygun anacı turunçtur. Satsuma mandalina yetiştirilecek yöreler için ise anaç olarak üç yapraklı melezleri uygun olmaktadır. Melezlerden troyer ve carrizo kullanılmaktadır. Turunçgiller, dünyada en fazla üretimi yapılan meyve grubudur. İnsan beslenmesindeki önemi, kendine has renk ve kokusu, kozmetik sanayinin ham maddelerinden oluşu bunun nedenlerinden bazılarıdır. Tohum ve diğer vegetatif yollarla da çoğaltılabilen turunçgiller hastalıklar, iklim ve toprak şartları nedeniyle çoğunlukla anaç üzerine aşılanarak çoğaltılmaktadır. 1920’li yıllardaki Tristeza (Göçüren) salgını ve Florida’da meydana gelen don olayları sonunda dünyada turunçgil anaçları üzerine ciddi çalışmalar yapılmaya başlanmış ve değişik özellikte anaçlar ortaya çıkarılmıştır. Hastalık ve çevre şartlarına uyum yanında ağacı erken meyveye yatırmak, ağaç ömrünü uzatmak, verimi artırmak, sık dikim, meyve kalitesini yükseltmek gibi amaçlarla anaç kullanıldığı bilinmektedir.

BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
YAZARIN SON YAZILARI
- 30 Kasım 2021
Karnabahar - 27 Kasım 2021
VİTAMİN DEPOSU GREYFURT - 24 Kasım 2021
JERSEY İNEKLERİ - 23 Kasım 2021
- 16 Kasım 2021
- 12 Kasım 2021
VİTAMİN DEPOSU; NAR - 9 Kasım 2021
- 6 Kasım 2021
- 2 Kasım 2021
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ