Reklam
Reklam
Reklam
Ödemiş Kent Gazetesi

YABANCI ÜLKELERDE FUTBOLUN GELİŞMESİ

OKTAY KARAGÖZOĞLU

OKTAY KARAGÖZOĞLU

Türkiye ile birlikte Avrupa ülkelerinde  futbolun gelişimi ve modernleşme yolunda atılan adımlar dikkat çekmektedir. Futbolun tarihsel gelişimini ve hangi koşullar altında ne şekilde bir endüstri haline geldiğini iyi bilmek gereklidir. Mucidi oldukları modern futbolun tarihi kendi futbol tarihleri ile birlikte anılan İngilizler, yüzyıllardır oynadıkları bu güzel oyunu, toplumlarının gelişimi üzerinde önemli bir etkisi bulunan 19. Yüzyılın 2. yarısından itibaren ulusal sporları olarak sistematik bir şekilde aşama aşama geliştirerek, dünyaya ihraç ettikleri büyük bir sektör haline getirdiler.Topa benzeyen bir şeklin peşinden koşan insanların ilk mevcudiyeti M.Ö. 2000’li yıllarda Çin’deki Han Hanedanı zamanına kadar gitse de, M.Ö. 600’lü yıllarda topla oynanan ilk oyunun antik Yunan literatüründe “çok sert ve vahşi” olarak refere edilen bir oyun olan “Harpaston” olduğuna inanılmakta. Eski Yunanca’da “El Topu” anlamına gelen ve bu açıdan günümüzde Hentbol, Rugby ve Amerikan Futbolu’nun atası olarak kabul edilen Harpaston’un basit tek bir kuralı vardı: Bir oyuncu gol çizgisini top elinde olarak geçerse veya gol çizgisi üzerinden geçecek şekilde bir takım arkadaşına pas atarsa, puan alırdı, diğer takımın amacı ise “ne şekilde olursa olsun” karşı takımı engellemekti. Romalılar, oyunun kurallarına topa ayakla vurmayı da ekleyerek, oyuna “Harpastum” adını verdiler ve Julius Sezar zamanında bu görsel açıdan bir çeşit kavga benzeri vahşi oyunu ileride modern futbolun beşiği olacak İngiltere’ye getirdiler.Harpastum’un kitleleri peşinde sürükleyen popüler bir oyun haline gelerek “Football” adını alması ise Ortaçağ’da yeni vatanı İngiltere’de oldu. Domuz derisinden yapılan oval şeklinde bir topun peşinde koşuşturan insanlar hakkında İngiltere’deki ilk resmi kayıt 1170 yılına kadar gitmekte. 14. Yüzyılın başında İskoçya’yı fethetmeye çalışan II. Edward İngiliz gençlerinin topun peşinden koşmaya gösterdiği ilginin orduya kayıt olmaya olumsuz olarak etki yapacağını düşünerek 1314’de ülkede ilk kez olarak bu oyunun oynanmasını yasakladı. Bu ilk yasağı ise 1331’de III. Edward, 1388’de ise IV. Henry’nin yasakları takip etti ve 1409’da İngiliz diline kelime olarak ilk kez giren “Football”u icra ederken “yakalananlar”, 20 Pens ödeyerek 6 gün hapis yatmakla cezalandırılmaya başlandılar. IV. Edward, V., VI., VII. ve VIII. Henry tarafından da “Babadan Oğula” geçerek üst üste uygulanan futbol yasakları, halkın bu heyecan verici aktiviteye gösterdiği yoğun ilgi nedeniyle, bir türlü efektif olarak uygulanamadı.

Uzun yıllar süren din savaşlarının ülke üzerindeki ağır tahribatına düzeni yeniden sağlayarak son veren Oliver Cromwell’in zamanında ise ağır cezalar nedeniyle, at yarışı, horoz döğüşü ve güreş gibi dönemin diğer popüler sporlarıyla birlikte futbol da, İngiliz toprakları üzerinde kısa bir duraklama dönemine girdiyse de, 1660’da Cromwell’in ölümünden sonra yavaş yavaş yeniden İngilizlerin günlük yaşamları içerisindeki yerini aldı.

Uzun yıllar yoğun yasak ve cezalara rağmen kuralları ve standartları olmadan, amaçsızca topun peşinde koşan kitlelerin aktivitesi olan futbol, o dönemde sık kullanılan diğer bir ismiyle “Mob Football” (Ayaktakımı Futbolu), 19. Yüzyılın 2. Yarısından itibaren, Eton, Westminster, Harrow, Shrewsbury, Winchester ve Charterhouse gibi önde gelen İngiliz okullarının takımlar kurarak organize bir şekilde birbirlerine karşı oynama isteklerinin ortaya çıkışıyla birlikte, evrim geçirerek kuralları tanımlanan bir oyun seti haline bürünmeye başladı. Her okulun kendine has olarak oluşturmuş olduğu kurallar, birleştirici bir kodun mevcut olmaması nedeniyle, takımlar arasındaki maçlarda rekabete izin vermeyen bir kaos ortamına sebebiyet verdiğinde, futbol takımı olan okulların temsilcileri Cambridge Üniversitesi’nde 1848’de biraraya gelerek adına “Cambrigde Kuralları” denilen futbolun ilk kural seti üzerinde anlaşmaya vardılar. Artık oyuncular topa sadece ayaklarıyla vurabilecekler, sadece kaleciler topu elle tutabilecek ve aynı takımdan olan oyuncular aynı renkde formalar giyeceklerdi.

Futbolun kuralları standardize olmaya başlarken, futbol kulüpleri de tarih sahnesindeki yerlerini almaya başlıyor. Dünyanın ilk futbol külübü olarak 1857’de kurulan Sheffield FC’yi, 1862’ye kadar Sheffield Bölgesinde kurulan 15 takım takip ediyor ve bu kulüpler Sheffield FC’ın oluşturduğu kurallara bağlı olarak Sheffield Birliği adı altında aralarında maçlar yapmaya başlıyorlardı.

1862’deCambridge Kuralları revize ediliyor ve birçok okul takımı bu yeni kurallara uymayı kabul etmiyordu. Futbolu, diğerlerine göre daha büyük ölçülere sahip bir kalede oynayan Rutland Bölgesindeki Uppingham Koleji’nin öğretmenlerinden John Charles Thring, 10 Maddeden oluşan kurallarını 1862’de “En Basit Oyun” adı altında yayınlıyor, tekme atarak sadece topa vurulabilir gibi şiddet içermeyen, oyunu bütünleyici kurallar okullardan geniş kabul görüyordu.Art arda birçok futbol takımının kurulmasıyla yokluğu hissedilir hale gelen düzenleyici ve idari bir organın ortaya çıkışı ise, modern futbolun kurallarının ana bir çatı altında standardize edilmesi amacıyla “Football Association”ın (FA, İngiltere Futbol Federasyonu) kurulmasıyla olacaktı.

Modern futbolun kodlarını oluşturmak için 1863 Ekim’inde Londra’da yapılan FA’nın ilk toplantısına katılan Kulüpler olarak Barnes, Blackheath, Perceval House, Kensington School, theWar Office, CrystalPalace, Forest, theCrusaders, Charterhouse ve No Names of Kilburn tarihe geçiyorlardı. İlk toplantıda, 1858 yılında Barnes Futbol Kulübü’nü kuran Avukat EbenezerCobbMorley, FA’nın ilk sekreteri olarak seçiliyor ve Kasım ayında yapılan 2. toplantıda, Morley 23 Maddeden oluşan bir kural seti taslağını katılımcılara sunuyordu. Bu kurallar seti aslında o tarihe kadar okullar, üniversiteler ve kulüplerde oynanan futbol oyununun kendilerine has kurallarının bir birleşimiydi.Katılımcılar arasında yaşanan yoğun tartışmalar sonucunda, FA, 8 Aralık 1863’de, bundan sonra ülke genelinde tüm futbol takımları açısından bağlayıcı hale gelecek olan “Futbolun Kurallarını” yayınladı. Oyunun kurallarının ilk defa olarak genel ve bağlayıcı bir standart şekline gelmesinden sonra, topun elle tutulmasının oyunun gelişimi açısından gerekli olduğunu düşünen takımlarla önemli bir yol ayrımına gidiliyor ve sert mücadelenin yol açtığı seyir zevki yüksek oyunun “sıkıcı bir şekilde” sadece ayakla oynanmasına karşı çıkan isyancılar, kendi oyunlarının kurallarını oluşturarak kurdukları biliniyor.

BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ