Reklam
Reklam
Reklam
Ödemiş Kent Gazetesi

KORONA VİRÜS SALGININDA MASKE VE PARMAKTAN OKSİJEN-NABIZ ÖLÇER CİHAZININ ÖNEMİ

Reklam

Bildiğiniz gibi, korona illetinin başlangıcından beri, elimden geldiğince, korona ile mücadele konusunda,doğru bildiğim ve mantıklı bulduklarımı, sizlerle paylaşmaya çalıştım.

Örneğin, taa, baştan beri maske takmanın önemini, ısrarla, hatta sizleri adeta bıktırırcasına

Anlatmaya çalıştım.Bu meyanda, bir kişinin bile maske takmamasının, salgınla mücadelede tam başarıya ulaşılmasına, engel olacağına işaret ettim.Çünkü;korona virüs, ağızdan çıkıyor, burun ve gözlerden, vücudumuza girerek bulaşıyordu. Bu durumda, virüsün çıkış ve giriş kapısını

Özellikle de çıkış kapısını maskeyle kapatırsak,%90-95, ve buna ilave olarak da,sosyal mesafe ve temizliğe riayet edersek %100 başarılı olacağımızı belirttim. Maskeyi, Bilim kurulu doktorlarımızın aksine, sadece hasta olanlar değil, sağlıklı görünenlerin de, kısacası toplumdaki  herkesin

Takmasının gerektiğini söyledim.

Daha sonra da,maske takmanın zorunlu olmasının, ve hatta takmayanlara ceza verilmesinin

Devletçe sağlanması gerektiğini söyledim. İpin ucunu büyük oranda kaçırdıktan sonra,

Biraz ağır çekimle ve geç de olsa dediklerim. Tek tek uygulandı Allaha şükür.İlk başlarda, covit-19 testi pozitif çıkan kişiler hastaneye yatırılıyor ve yakından takip edilebiliyordu.Ancak vaka sayısı arttıkça bu artık mümkün olmadı.Hastalar evine gönderilip takip edilmeye başlandı.Test Pozitif kişilerle temaslı olanların hepsine,semptom göstermese de Covit-19 testi yapılıyordu.Gelinen son durumda ise, duyduğuma göre,belirti göstermeyene yapılmıyormuş.Yani, test yapma konusunda gevşeme var.Ama, MASKE TAKMA” konusunda ise,bırakın gevşemeyi, denetimler daha da sıklaştırıldı.Bence de iyi oldu.Herkese test yapmak hem maddi yönden

çok maliyetli ve hem de bugün negatif çıkan kişi, birkaç gün sonra pozitif çıkabiliyor!…

Onun için,stratejik yerlerdeki ve zorunlu haller dışındaki,durumlar haricinde,

Lüzumsuz yere  Covit testlerine para harcamak yerine,o para ile halkımıza ”BEDAVA MASKE DAĞITILMALI”Ve karşılığında ise, maske takmayanlara, EN AĞIR CEZALAR istisnasız verilmelidir!…

Çünkü, bir kişinin bile maske takmaması, zincirdeki bir halkanın kopması demektir!..Ayrıca, bu bir ADALET meselesidir bana göre.Çünkü, ”Yaşın yanında kuru da yanıyor” misali,takmayanlar yüzünden, onlarla birlikte,maske takanlar da yakalanıyor veya ölüyorlar!…

Yoğun bakımdaki hasta sayılarımız, özellikle,ağır hata sayılarımız, ve doluluk oranlarımız

Maalesef hızla artıyor!…Bu konuda da acilen radikal tedbirler almalıyız.

Çünkü, Koronalı hastalar artık hastanelerde değil,yoğunluktan dolayı evlerde takip edilmek zorunda.Dolayısı ile, hastanelerdeki Vital bulgu takipleri,evlerde maalesef yapılamıyor.

Mesela, hastanede takip edilen bir hastanın,kanındaki Oksijen Saturasyonu dediğimiz değer

Sık sık kontrol ediliyor ve belirli oranın altına inince,hemen oksijen tedavisi veya yoğun bakım tedavisine alınabiliyor.Halbuki, evlerdeki hastaların bu imkanı yok!..

İşte bu konuda,dünya çapında bir solunum desteği uzmanı olan

ABD’li DrRichard Levitan’ıntecrübesini,ve çözüm önerisini gayet makul ve mantıklı buluyorum.

Ve lütfen sıkılmadan okumanızı tavsiye ediyorum.”Mart ayının sonunda New York City’de hastaneler Covid-19 hastası akınıyla baş edemez noktaya geldiğinde, gönüllü olarak Bellevue Hastanesi’nde 10 gün görev yaptım. Bu günler boyunca şunu fark ettim: Covid-19 hastalarında zatürreyi yeterince erken fark edemiyorduk ve bu yüzden hastaları hayatta tutma şansımız da azalıyordu.Bellevue hastanesinde geçirdiğim günlerde acil servis hastalarının hemen tamamı Covid-19 zatürresi olan hastalardı.Solunum şikayeti olmayan hastaların bile Covid zatürresi vardı. Omzundan bıçaklanan bir hastanın akciğer çökmesinden kuşkulanıp röntgenini çektiğimizde Covid zatürresi olduğunu gördük.

Düşüp kendini yaralayan bazı hastaların tomografisini aldığımızda Covid zatürresi bulduk. Belirsiz bir sebepten ölen yaşlılarda, birçok şeker hastasında Covid zatürresi bulduk.

Bizi şu şaşırtıyordu: Röntgenleri zatürre göstermesine ve oksijen seviyeleri düşük çıkmasına rağmen bu hastaların solunumla ilgili hiçbir şikayeti olmamıştı. Bu nasıl olabiliyordu?

Covid zatürresinin, başlangıç aşamasında “sessiz hipoksi” diye adlandırdığımız bir tür oksijen yetmezliğine sebep olduğunu anlamaya başladık. Sessiz dememizin nedeni, fark edilmesinin çok güç olması, sinsi karakteriydi.Normal bir insanın deniz seviyesinde oksijen düzeyi genellikle yüzde 94 ile yüzde 100 arasında olur.Covid zatürre hastalarında bunun yüzde 50’ye kadar düştüğünü gördüm.Çoğu hasta bir hafta gibi bir süredir ateş, öksürük, mide bulantısı ve yorgunluk hissettiğini ama nefes darlığının hastaneye geldikleri gün başladığını söylüyor, bu beni çok şaşırtıyordu.

Zatürrelerinin günler önce başladığı belliydi ama fark etmiyorlardı. Sıkıntı hissedip hastaneye koştukları gün ise kritik aşamaya gelmiş oluyorlardı.

Covid-19 zatürresi vakalarında ise bu çok farklı oluyor. Gördüğüm koronavirüs zatürresi hastalarının çok büyük bir kısmında oksijen düzeyi öyle düşüktü ki normalde hayatta olmamaları gerekse de cep telefonuyla konuşabiliyorlardı.Bunun neden böyle olduğunu yeni yeni anlamaya başlıyoruz. Koronavirüs akciğerlerde sürfaktan dediğimiz yüzey maddesini üreten hücrelere saldırıyor.Bu madde hücrelerin nefesten nefese açılıp kapanmasını sağlayan hayati bir işleve sahip. Covid zatürresi başladığında bu saldırı hava keseciklerinin çökmesine ve oksijen düzeylerinin düşmesine yol açıyor.

Ama akciğer sıvı dolumuyla tıkanmıyor ve işlevini sürdürüyor görünüyor.

Bu da hastanın hâlâ karbondioksit verebilmesini ve karbondioksit birikmediği için nefes darlığı hissetmemesini sağlıyor.Hastalar kanlarındaki oksijen yetersizliğini daha derin ve hızlı nefes alarak telafi ediyor ve bunun farkına varmıyor.İşte bu sessiz hipoksi ve hastanın vücudunun buna karşı geliştirdiği çözüm, enfeksiyonun fark ettirmeden ilerlemesine, daha fazla hava keseciğinin çökmesine ve zatürrenin iyice derinleşmesine yol açıyor.

Hasta giderek daha hızlı ve derin nefes almak suretiyle fiilen kendi ciğerlerine zarar veriyor. Covid zatürresi hastalarının yüzde yirmi kadarı buradan daha ölümcül olan akciğer hasarı aşamasına geçiyor.Akciğerlerde biriken sıvı yoğunlaşıyor, karbondioksit düzeyi yükseliyor ve hasta akut solunum yetmezliğine giriyor.Hastalar nefes alma güçlüğünü fark ettikleri ve hastaneye geldikleri zaman oksijen düzeyleri tehlikeli düzeylere inmiş oluyor ve çoğunun solunum cihazına bağlanması gerekiyor.

Sessiz hipoksinin bu gelişimi Covid-19 hastalarının uzun süre nefes darlığı hissetmemelerine rağmen aniden yaşamlarını yitirdiği vakaları bize açıklıyor. (Bu arada Covid-19 hastalarının büyük çoğunluğunun hastalığı daha hafif geçirdiğini ve bir veya iki hafta içinde özel bir tedavi görmeye gerek duymadan iyileştiklerini hatırlatalım.Covid-19 ölümlerinin büyük çoğunluğu akciğerlere etkisi nedeniyle meydana geliyor ve bu kadar çok sayıda hastanın zatürreleri iyice ilerledikten sonra hastaneye gelmesi bir çoğunun solunum cihazına bağlanmasına ve cihaz sıkıntısına yol açıyor.

Covid-19 zatürresi hastalarını daha erken teşhis edip daha etkili bir şekilde tedavi etmenin bir yolu var ve bu hastanede ya da doktor muayenehanesinde test sırasına girmekten geçmiyor.

Bu, sessiz hipoksinin, çoğu eczanede ve reçetesiz satılan bir tıbbi cihaz olan pulsoksimetre kullanılarak erken teşhisiyle sağlanabilir.

Pulsoksimetrenin kullanımı termometre kullanmaktan daha zor değil. Bu küçük aletler bir düğmeyle açılıyor ve bir parmak ucuna yerleştiriliyor. Birkaç saniye sonra iki sayı beliriyor: Oksijen yoğunluğu ve nabız. Pulsoksimetreler oksijen yetmezliği ve hızlı kalp atışlarını anlamakta son derece güvenilir aletler,pulsoksimetreler tanıdığım iki acil doktorunun hayatlarını kurtardı ve onlara tedaviye ihtiyaçları olduğu konusunda erken uyarı sağladı.

Kanlarındaki oksijen düzeyinin düştüğünü fark ettiklerinde hastaneye giderek iyileştiler.

Hipoksinin teşhisi, erken tedavi ve yakından izleme İngiltere Başbakanı Boris Johnson’un tedavisinde de etkili olmuş gibi görünüyor.Covid-19 zatürresini erken teşhis etmek için yaygın pulsoksimetre taraması yapılması, insanların evlerinde bu cihazı daha yaygın kullanması sisteme bir erken uyarı işlevi görebilir.Evde bu cihazları kullananların verileri doğru okumak ve hastanelerin acil servislerini gereksiz yere meşgul etmemek açısından doktorlarıyla temasta olmaları faydalı olacaktır.Koronavirüs pozitif çıkan bütün hastaların da pulsoksimetre ile zatürre gelişme riski olan iki hafta boyunca gözlemlenmesi gerekir.

Öksürük, yorgunluk, ateş şikayeti olan herkesin test olmamış olsalar hatta testleri negatif çıkmış olsa bile pulsoksimetre ile gözlemlenmesi iyi olacaktır çünkü testlerin doğruluk oranı yalnızca yüzde 70 ve virüsü taşıyan Amerikalıların çoğu bunun farkında değil.”SayınDr.RichardLevitan’a çok teşekkür ediyor,kendisinin, gözlem ve tecrübelerine katılıyor,çözüm önerisini de gayet makul, mantıklı ve de çok önemli buluyorum..Ve diyorum ki,maske konusunda olduğu gibi,

Bu konuda da geç kalmayalım.Gerekli olanların dışındaki lüzumsuz testler yerine,

Evde takibi yapılancovit 19 pozitif hastalarımıza,lütfen,bedava veya, makul fiyatta

Parmak Oksijen Ölçme cihazı temin edelim.Unutmayalımki,Geciken adalet, adalet olamayacağı gibi,Geciken tedbir de,Hayatımızı kurtaramayabilir! Vesselam

BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ