Reklam
Reklam
Reklam
Ödemiş Kent Gazetesi

OTOMOBİLİMİN SOL FREN LAMBASI

AYHAN DAYAN

AYHAN DAYAN

“Vize” denilince aklıma iki şey gelir; ilki Kırklareli’nin küçük ve şirin ilçesi, ikincisi ise çeşitli taşıtlara iki yıl için verilen trafiğe çıkış izni. Konumuzun ilçe olanla ilgisi yok, ikincisiyle ilgili…

Yıllar öncesine gitmek istiyorum, şöyle 10-15 yıl öncelere… Aracımın vizesi geldiğinde, her araç sahibi gibi ben de Ovakent yoluna girer, birkaç kilometre yol aldıktan sonra hemen sol tarafta bulunan derme çatma araç muayene yerine ulaşır, kısa sürede işlemlerim tamamlanırdı. Öyle ki; görevli sağ olsun henüz aracı bile görmeden masada doldurmaya başlardı evrakları(!) Bu işlem de haliyle kısa sürede ve kolayca tamamlanmış olur, adet de yerini bulmuş olurdu.

Şimdilerde eskisi gibi olmuyor artık araç muayene işlemleri. Öncekilerden çok farklı… En önemli farklılığı ise bilgisayar ortamında denetlenmesi ve dolayısıyla ortaya çıkan zorluk… Öyle ki; o eski işlemlerden yeni uygulamaya geçişe araç sahipleri çok şaşırıyorlar. Nedeni açık; geçiş dönemi… Bu geçiş, yani eski uygulamadan yenisine geçiş fazlasıyla sert olunca ister istemez vatandaşın da işine gelmiyor. Oysa asıl olması gereken, Avrupa standartlarına uygun olan şimdiki uygulamalar değil midir? Yaklaşık yüzlerce kalem kurum özelleştirildikten sonra araçların muayene işlemlerini de özel bir şirket yapmaya başladı. Bu durum bilindiği gibi Ödemiş’te de aynı.

Birçok yönden olumlu gelişmeler olsa da ben yine de yapılan bu araç muayene işlemlerinde gördüğüm kayda değer bazı uygulamaları, burada belirtmeden geçemeyeceğim.

Otomobilimin vizesi bir süre önce dolmuştu. Öncelikle, ilk kez gideceğim ve yeni uygulamayla ilk kez tanışacağım araç muayenesi yapılan yeri öğrendim. Birgi yolunun başlangıcının hemen solundan giriliyormuş. Hava da yağmurluydu. Tarlaya gider gibi, çamurlu yoldan(!) elli metre kadar ilerledim. Gerçi şimdilerde buraya giden yol iyi. Önüme Güven Helva çıktı, onun hemen bitişiğindeymiş… Batısında da Kültürpark var.

Bina ve diğer bölümler yeni yapılmış. Sistem güzel. On kadar çalışan var işyerinde. Sıra alıp beklemeye başladım. Fakat her araç için yapılan muayene süresi uzayınca, sıranızın gelmesi çok kolay gözükmüyor. Aracınızın işlemlerinin bitmesini tıpkı doğumhanenin ya da ameliyathanenin önünde bekler gibi beklemeniz gerekiyor.

Yarım saat geçti, bir ilerleme yok. Önümdeki sıra henüz bir kişi ilerleyince baktım akşamı edeceğim, ben de geri döndüm. Durum böyle olunca, aylık yüzde beş cezasına da katlanmış oldum.

Üç beş gün sonra yeniden tuttum araç muayene istasyonunun yolunu. Gitmeden de ne olur ne olmaz, işi sağlama alayım diye, sanayide otomobilimin bazı yerlerinin bakımlarını yaptırdım. Bunlardan ikisi de lambaların elden geçirilmesi ve farların ayarlarıydı.

O gün akşamüzerine doğru yine gittim. Sırada on kişi vardı. Beklemeye başladım. Kararlıydım, bugün bu işi ne olursa olsun bitirmeye çalışacaktım. Bir buçuk saat sonra sıram geldi. Araç muayene görevlilerinden biri aldı aracımı, kontrollerini yapmaya başladı. Her şey iyi güzel, hoş… Son aşamaya gelindi derken ne olsa iyi? Sol fren lambası yanmıyor. Aksilik bu ya öleceği yutmuş ampulün. Sonuçta, sol fren lambası ölmüş bir aracın sahibi olarak moralim bozuldu. Elime bir rapor verdiler. Sol fren lambası yanmıyor, bu ağır kusur… Motor numarası okunmuyor, sağ far biraz sola kayık, bunlar da hafif kusur… Otomobilimin sol fren lambası yanmıyor, bunu anladık da güzel kardeşim, bu motor numarası ile sağ farın biraz sola kaymış olması da neyin nesi? Motor numarası okunmuyorsa açarsın bakarsın, fırçalarsın ışık tutarsın okursun, daha olmadı bir yakın gözlüğü takarsın. Far sola kaymış olabilir de sanayide ayarını aynı sizdeki aletle yaptırdım geldim… Olsun, ille de bir kusur bulunacak ya… Hem bunlar hafif kusur, boş ver de diyemiyorum hani. Doğru ya o kadarcık kusur kadı kızında da varmış öyle değil mi? Sen asıl aracının şu ağır kusuruna bak. Kusura bakma, senin aracının sol fren lambası yanmıyor, utanmıyor musun? Doğru ya burada bakılan alet ile sanayide baktırdığım alet birbirinin aynısı. Bunların ölçüm değerleri birbirlerini tutmuyorsa suç araç sahibi olarak bende miydi?

Karanlık bastı. Otomobilimin sol fren lambası yanmaz durumda vardım sanayiye. Birkaç dakikada yaptırdım aracımın ağır kusurunu; sol fren lambasını yani… Ohhh, psikolojik olarak hafiflemiş gibi oldum.

Ertesi gün akşamüzeri yine gittim aynı yere. Bu üçüncü turlayışım… Günlerden cumartesi. İşletmenin müdürü dışarıdaymış. Aracımın sol fren lambasının düzeldiğini anlamış gibi, benim geldiğimi görünce dedi ki:

“Beyefendi, tekrar mı vardı sizin?  

“Evet!”  

“Pazartesi gelseniz!”

Saate baktım; 16.15… “Eee daha zaman var. Sırada öyle fazla araç da yok! Bu üçüncü gelişim, başka zamanım yok!” İlginç bir yanıt geldi: “Bakım yerleri yıkandı da…” Neyse, rica minnet kabul etti sağ olsun. “Eh iyi öyleyse arka tarafa, çıkışa dolaşın, arkadaşlar kontrolleri yapsın!”

Kontroller yapıldı. Sol fren lambam zaten tamamdı da… Ya sola kaymış far… Bir gün önce sola kaymış o farım, sanayide hiçbir işlem görmediği halde bir gün sonra sağlam çıktı iyi mi?..

Uzaktan yakından çok çeşitli insanlarla karşılaşıp dostluk, arkadaşlık da kurabiliyorsunuz böyle yerlerde. Sizin gibi ağır kusurlu olup da üstelik sol fren lambası yanmayanlara da rastlayabiliyorsunuz.

Ha bu arada, ben sıramı beklerken Ödemişli bir gençle tanıştım. Yüzü kıpkırmızı, morali de son derece bozuk… Ford marka eski bir kamyonu var, onu getirmiş muayeneye. Dertli mi dertli… “Ah abi ah, benim başıma gelen!  “Hayrola?”

“Ben bu kamyonu alalı on yıl oldu. O zaman motor numarasındaki “1”i ruhsata “I” yazmışlar. Şimdi de sorun çıkarıyorlar! Olmaz, diyorlar, düzelttir öyle gel!”

“Ya öyle mi? İşte şimdi orada dur. Bak senin durumun iyi bir gülmece öyküsü olur!”

Şaşırdı. “Ben öyküler yazıyorum. Bir öykü yazacağım, kahramanı sen olacaksın! Senin ‘1’ini de, ‘I’nı da işleyeceğim ama başlığı ‘Otomobilin Sol Fren Lambası’ olacak” dedim…

“Yaz vallahi!”  “Söz, yazacağım!”

Öyküyü bitirdim. 11 yıl önce yayınladığım ilk gülmece öykü kitabım Halt Otobüsü’nün ilk öyküsü oldu. Bence yaşadıklarımdan güzel bir gülmece öyküsü çıktı ortaya. İsmini o gence söz verdiğim gibi koydum:

“Otomobilin Sol Fren Lambası”

BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
YAZARIN SON YAZILARI
GÖÇ - 29 Temmuz 2021
SOSYAL MEDYAYI BIRAKTIM - 15 Temmuz 2021
ELEKTRİK ÇARPMASI - 24 Haziran 2021
AŞKIN ADINI KİRLETMEYİN - 10 Haziran 2021
KEKLİK ve İNSAN - 27 Mayıs 2021
102. YILINDA 19 MAYIS - 20 Mayıs 2021
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ