Reklam
Reklam
Reklam
Ödemiş Kent Gazetesi

ÜLKEMİZDE BALIKÇILIK SEKTÖRÜ

SEVAL KONURALP

SEVAL KONURALP

Ülkemizde balıkçılık  sektörüne bakıldığında, büyük bir iş istihdamı oluşturmakla birlikte  Ülkemizin  bir çok bölgesinde bu yönde çalışmalar devam etmektedir.

Kültür balıkçılığı, artan dünya nüfusu için hayvansal protein

üretmenin en hızlı yollarından birisidir. Kültür balıkçılığı, insanlar için

faydalı su bitkilerini ve hayvanlarını üretme sanatı, bilimi ve işidir. Eski

bir uygulama olan balık yetiştiriciliğinin geçmişi, M.Ö. 2500’lü yıllara

dayanır. Avrupa’da göletlerde yetiştirilen balıklar Ortaçağ boyunca bir

gıda kaynağı olmuştur. Bugün kültür balıkçılığı, küresel balık tedariki

açısından önemli bir rol oynamaktadır.

Toplumlar bugün mali ve ekonomik krizle, iklim değişiklikleriyle ve

tükenebilir doğal kaynaklara sahip ve giderek artan bir nüfusun gıda

ve beslenme ihtiyaçlarındaki artışla uğraşmaktadır. Önümüzdeki

yıllarda dünya nüfusunun ve yaşam standartlarının artmasıyla balığa

olan talep de artacaktır. Balık avlama alanlarının çoğunun şu anda

tam kapasiteyle kullanıldığı düşünüldüğünde, bu yeni talebin kültür

balıkçılığından karşılanması gerekecektir. FAO tarafından açıklanan

tahmini rakamlara göre, insanların tükettiği balıkların % 50’den fazlası

kültür balıkçılığı sektöründen elde edilmektedir.

Kültür balıkçılığı, protein üretimi açısından en etkin yöntemlerden

biridir. Genel olarak, balıklar besi hayvanlarına göre yedikleri yemin

daha büyük bir kısmını vücut kitlesine çevirmeleri nedeniyle yemden

daha iyi yararlanarak daha karlı yetiştirilmektedir. Somon, tavuktan

sonra yediği yemi vücut kitlesine ve proteine en fazla çevirebilen,

yemden en iyi faydalanan balık türüdür.

Kültür balıkçılığı, su organizmalarının kontrollü olarak yetiştirilmesi

ve hasat edilmesidir. En fazla yetiştirilen türler balık ve deniz

kabukluları olmakla beraber, deniz yosunu, mikroalg, kurbağa,

kaplumbağa, timsah ve nesli tükenmek üzere olan türler gibi diğer

suda yaşayan organizmalar da yetiştirilmektedir.

Kültür balıkçılığı ile tarım arasında benzerlikler olmakla birlikte,

bazı önemli farklılıklar da bulunmaktadır. Tarım gibi kültür balıkçılığı

da doğal balık stokları azalmakta olan, ancak giderek artan Dünya

nüfusunun yiyecek ihtiyaçlarını karşılamak için gereklidir. Hem kültür

balıkçılığı, hem tarım bir tür çiftçi Birçok hayvansal üründe olduğu gibi, balık ve balık ürünleri su, protein ve diğer azotlu bileşenler, lipidler, karbonhidratlar, mineraller

ve vitaminler içerir. Ancak, balıkların kimyasal yapısı, yaş, cinsiyet,

çevre ve mevsime göre bir türden bir türe ve tek bir balığa değişiklik

gösterir. Proteinler ve lipidler ana bileşenler olmakla birlikte,

karbonhidratlar çok sınırlı miktarda (%0,5’ten az) bulunur. Balıkların

vitamin içeriği, memeli hayvanlarla kıyaslanabilir düzeydedir. Ancak, A

ve D vitaminleri için aynı şey söylenemez. Özellikle morina balığı,

halibut balığı gibi yağlı balık türlerinin etlerinde A ve D vitaminleri

yüksek miktarlarda bulunur. Makro ve iz mineraller açısından ise balık

eti, özellikle kalsiyum, fosfor, demir, bakır ve selenyum açısından

değerli bir kaynaktır. Ayrıca tuzlu suda yaşayan balıklarda yüksek

düzeyde iyot bulunur.

Lipit ve yağ asit içeriği, su ürünlerinde bulunan en önemli besin

maddeleridir. Balıklar, %0,2 ile %25 arasında değişen lipit içeriğine

bağlı olarak yağsız, yarı yağlı veya yağlı olarak sınıflandırılır. Morina

balığı, kömür balığı ve barlam balığı gibi dipte yaşayan balıklar, yağsız

balık türlerindendir. Yağlı balık türlerine örnek olarak ise ringa balığı,

uskumru ve çaça balığı gibi pelajik balıklar gösterilebilir. Bazı balık

türleri ise yalnızca vücut dokularında sınırlı bölgelerde veya tipik yağlı

balıklara kıyasla daha az miktarda lipit depolarlar ve bu nedenle, az

yarı yağlı olarak adlandırılırlariliktir. Ancak, kSu ürünleri, zengin omega-3 (n-3) çoklu doymamış yağ asidi

(PUFA) içeriği ile bilinirler. PUFA, kan dolaşım sisteminde antitrombotik etkiye sahiptir. Omege-3 sınıfından olan PUFA, düzenli su

ürünleri tüketimi sonucu kardiyovasküler hastalıkları önler. Düzenli

olarak omega-3 PUFA alımının ayrıca kanserin önlenmesi gibi başka

faydaları da bulunmaktadır. Genellikle haftada en az bir kere su ürünü

yenilmesi önerilmektedir.

Su ürünleri ayrıca birer hayvansal protein kaynağıdır. Balık

proteinleri, faydalı tüm amino asitleri içerve bu nedenle süt, yumurta

ve memeli hayvan eti proteinleri gibi zengin bir biyolojik değere

sahiptir. Ayrıca lizin, metiyonin ve sistein açısından da zengin bir

kaynaktır. Faydalı amino asit içeriği az olan tahıl bazlı diyetlerin

değerini önemli ölçüde artırabilir. Bu proteinler ve içeriğinde bulunan

amino asitler, gençlerin ve yaşlıların esansiyel amino asit ihtiyaçlarının

karşılanması açısından da önemlidir. Balıklarda ayrıca protein

olmayanazaotlu madde (NPN) fraksiyonu da bulunmaktadır. Bu NPN

fraksiyonun toplam azot içeriğindeki payı %9 ile %18 arasında

değişmekte olup, içeriğinde trimetilamin oksit (TMAO), serbest amino

asitler, kreatin ve karnosin bulunur. Düşük miktarlarda bulunsa bile

NPN fraksiyonu bileşenleri, balık kalitesini belirlemede önemli bir rol

oynar.

Kültür balıkçılığı, dünyanın en hızlı büyüyen hayvansal gıda üretim

sektörü olmasının yanı sıra, küresel gıda arzına giderek daha fazla

katkı sağlayan önemli bir sektördür. Bunun yanı sıra, gıda üretimi için

balık avcılığına alternatiften daha fazlasıdır. FAO tahminlerine göre

2030 yılında deniz mahsulü tüketiminin %65’i kültür balıkçılığı

sektöründen elde edilecektir.

Dünya balık avlama alanlarından elde edilen üretim, geçtiğimiz

yirmi yıldır yılda 90,4 milyon ton civarında seyretmektedir. Diğer

taraftan, kültür balıkçılığı üretimi yakaladığı artış trendi ile küresel

olarak 63,6 milyon ton olarak gerçekleşmektedir (Tablo 2). Avlanma

sonucu elde edilen üretimin yaklaşık 23,2 milyon tonu insan tüketimi

dışında farklı amaçlar için (balık yemi ve balık yağı) kullanılmıştır. Bu

bilgiler ışığında, kültür balıkçılığının dünya çapında insan tüketimi için

ana deniz mahsulü kaynağı olduğu söylenen Kültür balıkçılığı, 95 milyon Euro değerinde olan dünya toplam deniz mahsulü üretiminin %41’ini temsil etmektedir. Son otuz yılda

kültür balıkçılığı sektörü yıllık yaklaşık %8,8’lik oran ile yaklaşık 12 kat

artmıştır.

BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
YAZARIN SON YAZILARI
- 11 Haziran 2021
- 10 Haziran 2021
- 27 Mayıs 2021
YENİDÜNYA - 15 Nisan 2021
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ