Reklam
Reklam
Reklam
Ödemiş Kent Gazetesi

MEHMET TOP

MEHMET TOP

Bu şekilde Doğu ve Güneydoğu Anadolu’da Van, Yeni Kahta, Kars, Bitlis, Bayburt, Kemah ve Hasankeyf gibi birçok kale kayalık tepeler üzerine yapılmışlardır.Kale, gerek sur duvarları ve burçları ve gerekse içerisindeki yapılarıyla günümüze büyük ölçüde sağlam ulaşmıştır. İçkale içerisinde beyin ve diğer kalanların ihtiyaçları için düzenlenmiş çeşitli yapılar yanında (harem, selamlık, fırın, mescit, hamam gibi) savunmanın ön plana çıktığını gösteren muhkem dış yapısı; kale inşalarındaki geleneği yansıtmaktadır. Osmanlı devrinde Anadolu Hisarı, Rumeli Bunlardan Hoşap Kalesi’nin topografik konumuna en çok Van ve Y. Kahta Kalesi benzemektedir.Arazinintopografik özelliklerine göre şekillenmiş bir içkale ile bunun kuzeyinde üç yönden surlarla çevrili dışkale (varoş)’den oluşan Hoşap Kalesi, düzgün bir plan göstermemektedir. İçkalenin doğu-batı doğrultusunda dikdörtgene yaklaşan yamuk planı güneyden saray yapılarıyla tamamlanmaktadır. Kalenin kuzeydeki giriş burcundan batıya doğru daralan yapısıyla, kuzey-güney istikametindeki Rumeli Hisarı’nın (1452) planını tekrarlar niteliktedir. gibi hisar ve kaleler inşa edilmesi yanında, özellikle Doğu Anadolu’da birçok kale yeniden elden geçirilerek, bir takım ilavelerle kullanılır hale getirilmiştir. İçkale sur duvarlarının kuzey doğuda, üstte geniş gezinme yeri oluşturacak biçimde düzgün planı, kuzeybatıya doğru bastionlar şeklinde girinti çıkıntı yapmakta, bu da arazi yapısından kaynaklanmaktadır. Ağırlıklı olarak kuzey sur duvarı üzerinde yer alan silindirik, yarım silindirik ve çokgen gövdeli burçlar, Van Kalesi’nin Osmanlı döneminde yapılmış surlarında, İstanbul’daki Rumeli, Anadolu Yedikule Hisarlarında Hoşap kalesinin dışkale surlarında bulunan üç burcu ile dışarısındaki gözetleme kulesinin silindirik planlı, altta moloz taş üzerine bat adı verilen kerpiç gibi çamur ve aralarına ince dal yerleştirilerek oluşturulmuş gövdeleri, Van kalesinin burçlarıyla plan ve malzeme bakımından benzemektedir. Dışkalenin içte gezinme yerleri olan moloz taş örgü üstüne batla yapılmış sur duvarları, Eski Van’ın iki duvar arasına çamur ve toprakla doldurulmuş sur duvarlarından farklılıklar göstermektedir. Ayrıca Eski Van’ın düz olan sur duvarları, Hoşap kalesinde engebeli arazi yapısından dolayı sıkça köşe ve kavis yapmaktadır.Kuzeydeki giriş burcunun zeminindeki üç bölümlü üniteden geçerek kayaya oyulmuş basamaklı çıkış yoluyla içkaleye ulaşılmaktadır. Ana kayanın geniş basamaklı merdiven şeklinde oyulmasıyla oluşturulan çıkış yolu, daha çok Urartu kalelerinde görülen bir özellik olarak karşımıza çıkmaktadır. burçlarınıhatırlatmaktadır.Hoşap Kalesi’nin su ihtiyacı, sarnıçlarla 126, demir çarklarla nehirden su çekilerek127 ve künklerle daha yüksek yerlerden su getirilerek128 Cami, dikdörtgen planlı yapısıyla Eski Van Şehrindeki XVII. yüzyılda yapılmış Horhor ve Abbasağa camileri ve Kars Kale Mescitiyle karşılanmaktadır. Dışkalede bir cami, içkalede “Mahmudi Sarayı” kalıntıları (seyir köşkü, harem, selamlık), mescit, fırın ve zindan gibi yapılar günümüze ulaşmıştır. Türkler de saray inşa etme geleneğinin Göktürkler’den beri var olduğu bilinmektedir. Anadolu Selçuklu ve daha sonradan özellikle Osmanlı döneminde büyük bir teşkilatlanma gerçekleştirildiğini Edirne ve Topkapı Sarayları benzerlik göstermektedir. İç kaldeki mescit ise, “Kale Mescit” geleneğinin bir devamı niteliğindedir. Anadolu Selçuklu çağından itibaren Erzurum, İspir kalelerinde olduğu gibi bir kale mesciti geleneği görülmektedir. Mescit, kare planlı tek kubbeli yapısıyla, Selçuklu döneminde başlayan Osmanlı mimarisinde gelişimini tamamlayan bu plan tipindeki cami ve mescitlerin küçük ve yalın bir örneğini oluşturmaktadır. Mahmudi Sarayı olarak adlandırabileceğimiz kompleks seyir köşkü, harem ve selamlıktan oluşmakta; bunun yanında hamam, fırın, mescit ve zindan gibi diğer yapıları da kale içerisinde dağılmış durumdadır yalnız Osmanlı saraylarını taklit eden bu birimlerin arasında bir bütünlük aranmamalıdır. Saraya ait yapılardan seyir köşkü, kalenin en yüksek ve hakim kesiminde inşa edilmiş, dıştan oldukça muhkem mimarisiyle dikkat çekmektedir. Doğu-batı doğrultusunda uzanan oniki köşeli yamuk bir plan gösteren köşkün içerisinde hamamı sağlam kalmış üç katlı düzenlenmiş oda ve ara bölmeleri yıkılmıştır. Köşkün batı tarafında seyirlik için yapılmış odası, hamamı ve güneydeki kulelerden doğudakinin güvercinlik olması; Bey’in dinlenme yeri olarak düşünüldüğünü göstermektedir. Özellikle yapı tarzları ve bezemeleri yapıldıkları devrin zevklerini yansıtan; bu şekilde seyir ve dinlenme köşkleri Selçuklular’dan itibaren her devirde rastlanmaktadır.

BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
YAZARIN SON YAZILARI
- 19 Haziran 2021
- 18 Haziran 2021
- 17 Haziran 2021
- 11 Haziran 2021
- 9 Haziran 2021
- 1 Haziran 2021
- 28 Mayıs 2021
- 25 Mayıs 2021
- 19 Mayıs 2021
- 29 Nisan 2021
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ