Reklam
Reklam
Reklam
Ödemiş Kent Gazetesi

SÜT TOZU

AYHAN DAYAN

AYHAN DAYAN

Belirli yaşlardaki kimi insanlarımızdan zaman zaman kendi ilkokul yıllarındaki anılarından söz edenlerine kulak verir, bu sohbetleri sırasında da süt tozuna değindiklerini duyarız.

Evlerde süt varken, cici bici gösterilen süt tozuna mahkûm edilmek nasıl bir şeydi acaba? Neydi bu süt tozu merakı? Bedava sirke baldan tatlı mıydı? Aslındaolayın iç yüzü neydi? Bu konu bilinçli kesimce hep tartışıldı, konuşuldu.Emperyalist oyunun bir parçası olduğu düşüncesinde birleşildi.

1955-60’lı yıllar…

Ankara’da bir ilkokul…

Öğrenciler, Amerikan yardımı olarak yurda gelen sulandırılmış süt tozlarını içmek için sıradalar…

Öğretmenleri süt tozu paketlerini dağıtıyor.

Sözdeyardımsever ve dünyanın her yerine silahla demokrasi götüren(!) büyük ABD’den yardım olarak gelmiş, ne büyük yardım(!)

Bir öğrencinin ise evlerinde 100’e yakın keçi, 30’dan fazla da inekleri var.Ancak o yıllarda henüz kapitalist düzen bilinmediğinden ya da yaygın olmadığından süt ve yoğurdu satma olanakları yok. Kendilerine yetecek kadar her türlü süt ürünü var. Ancak cicili paketler içindeki süt tozu paketlerini sevine sevine eve götürüyor. Eve girmeden önce avluda dedesiyle karşılaşıyor. Dedesi soruyor: 

“Elindeki nedir?’

“Süt tozu dede, okulda dağıttılar.”

Dedesi öfkeleniyor:

“Bizim sütümüz var, götür onu geri hemen geri ver, sütü olmayan çocuklara versinler.’

Aslında köyde sütü olmayan ev yok.

Öğrenci biraz duraklayıp götürmek istemiyor.

‘Oğlum, bunlar bizim iyiliğimiz için bunu vermiyorlar, bizi zehirlemek için gönderiyorlar!’ diyor.

Çocuk ise okulda aldığı derslerden kendine güvenerek dedesine karşı geliyor.Söylediklerini okula gitmemiş dedesinin cehaletine yoruyor. Ona itirazlar ediyor. İkna edemeyince inandırmak için bir deneye başvuruyorlar.

O sıralarda evde güçlü bir köpekleri var. ‘Git, süt tozunu süte çevir, sonra da buraya getir.’ diyor. Gidiyor ve süt tozundan süt yapıp getiriyor. Köpek de o sırada kulübesinde…

Götürüpönüne koyuyorlar. Köpek kaba ağzını koyuyor, yalıyor, çekiyor, sonra da bırakıveriyor.Sanki ‘Siz beni zehirlemek mi istiyorsunuz?’ anlamında hırsla sahiplerinin yüzlerine bakıyor.Sanki onlara saldıracak gibi bir tutum içinde köpek.

Kabı köpeğin önünden alıyorlar. Dedesi onu suda bir güzel yıkıyor. Sonra torununa “Git, evden bizim sütten getir.’ diyor.

Evden yarım kilo kadar sütü alıp yıkanmış kaba koyuyorlar. Yine köpeğin önüne sürüyorlar.Köpek ağzını koyuyor. Bir defa nefes alıp, iki içimde sütü bitiriveriyor. Dedesi hiç okula gitmemiş ama öğretmeninden ve o sütleri okula gönderen yetkililerden daha çok şey biliyormuş demek ki.

Bu dağıtılan süt tozlarından sonra Türkiye’de ilk ‘çocuk felci’ vakaları görülüyor, felç salgını başlıyor.

Peki, sonra ne mi oluyor?ABD bize milyon dolarlar karşılığında çocuk felci aşıları satıyor.

Ne kadar anlamlı değil mi? Bizi bomba ve silahlarla öldürenlerin,aşı ve yiyeceklerini masum gördüğümüz sürece daha çok aldanacağız. Önce bizi hasta edip,arkasından dailaç ve aşısını satıyorlar.

Bundan tam 74 yıl önce ABD Başkanı Truman, Marshall Planı kapsamında Türkiye’ye yapılacak bir yardıma imza attı. Sovyetlerin komünizm propagandalarına karşı siyasi bir mekanizma gibi görünen bu sözde yardım ABD’nin ülkemizi ekonomik yönden kendisine bağlamasının da bir aracıydı. Toplumuzun temel tüketim alışkanlıklarını değiştiren ABD, o yıllarda okullarımızda içilmesini zorunlu kıldığı süt tozuyla koca bir nesli doğal süt ve süt ürünlerinden uzaklaştırmış, ardından yeni bir ölümcül hastalığın hızla yayılmasına yol açmıştı.

Kısacası olayın özü şu; onlarca yıldır masumane yüzlü olarak çok yönlü oynanan emperyalist oyunlar hiç değişmedi. Çünkü hep sahne aynı, oyuncuları aynı, senaryo aynı… Hedef ise hep biz ve bizim gibiler…

Peki, bu durumda ya bizler?.. Uyumaya devam mı? Ne yazık ki hem de büyük bir kesim olarak, horulhorul uyumaya devam.Uyku diyorum çünkü geçmiş yıllarda Cola Cola’ya tepki için ‘Fanta’ içenlere rastladık da acaba bu tür kişiliklerden ne beklenir.

BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
YAZARIN SON YAZILARI
ELEKTRİK ÇARPMASI - 24 Haziran 2021
AŞKIN ADINI KİRLETMEYİN - 10 Haziran 2021
KEKLİK ve İNSAN - 27 Mayıs 2021
102. YILINDA 19 MAYIS - 20 Mayıs 2021
BİLİM DÜŞMANLIĞI - 29 Nisan 2021
OKU(ma)MAK ÜZERİNE - 22 Nisan 2021
KÖY ENSTİTÜLERİ - 15 Nisan 2021
SÜT TOZU - 8 Nisan 2021
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ