Reklam
Reklam
Reklam
Ödemiş Kent Gazetesi

GÜNDEME DAİR

YAŞAR EYİCE

YAŞAR EYİCE

Yakın zamana kadar ‘devletin hizmetlerini’ ya Başbakan, ya bakanlar ya da Valiler açıklardı.

Siyasilerin lafı bile geçmezdi.Milletvekilleri sorunları dinler, istek ve dilekleri bakanlara iletir ve sorunun çözülmesini sağlarlardı.

Sonra bir gazeteci arkadaşım Mutlu Bey aradı ve benimle tanışıp yemek istediğini anlattı.

Kendisiyle bir sorunum olmadığını hatta tanımadığımı ama açıklamalarının doğru olmadığını, devlet işleyişine ters olduğunu belirttim.İzmir siyasetine kimler geldi, kimler geçti gitti?

Mutlaka içlerinden bir İzmirlinin tanıdığı olmuştur…

Ya şimdi?Acaba sıradan bir İzmirli hangi partili yönetici ya da milletvekilini tanıyor?

Ya da biriyle bir şekilde karşılaştı mı?Yüzde bir değil, milyonda bir bile yoktur, inanın…

Bir siyasi çıkıyor, ‘Hastane yaptırıyoruz!’ diyor.Diğeri ‘okul yaptırıyoruz!’ diyor…

Kaç yıldır söylüyorlar.Aliağa’ya kadar giden İZBAN’ınBergama’ya kadar uzatılacağı,Doğru bir karar.Ama bu bir devlet projesi,Siyasiler, sıradan vatandaşlar gibi sadece temennide bulunurlar.Ya da aracılık görevini yaparlar, sorun ve istekleri yetkililere duyurmak için…Politikacılar karar mercii değildirler.Ama hep bol keseden atar tutarlar.Hatta son zamanlarda öyle coştular ki AKP’li belediye yönetimine ait olan Kınık’a kadar rayların ve İZBAN’ın uzatılacağını sık sık açıkladılar.Peki sonuç ne?Söyleyeyim.1 Milyar 154 Milyon 484 Bin TL olan Aliağa – Çandarlı – Bergama Yeni İzmir Demiryolu projesine 2021 yılında iktidar tarafından sadece 1.000 TL ödenek kondu.Yani bin lira ile bu iş çözülecek!Yani; bayramda emekliye bile verilen bin 100 TLBakalım biz kaç yıl daha ‘yapıyoruz!’ diyecekler, abartarak anlatarak, tabii ki oy alacaklardır.Emin olun, eğer gerçek gazeteciler, haberciler konuyu ele alsalar, haberini yapsalar çok daha etkili olur ve halkın isteğini yerine getirirler.Bilineni Bornova önceki belediye başkanlarından, İzmir Milletvekili Prof. Dr. Kamil Okyay Sındır şöyle özetliyor:Aliağa – İzmir, Aliağa, Çanakkale yoluyla ilgili yapılan çalışmaların aksadığını ve ciddi anlamda ödenek sorunu olduğunu biliyorum. Bunların hepsi yaşamsal önemdeyken önergelerime yanıt verilmemesini kabul etmiyorum. 2015 yılında başlayan Aliağa – Çandarlı – Bergama Yeni İzmir Demiryolu Yapımı ve Çandarlı Limanı Demiryolu bağlantısı projesinin toplam bedeli 1 Milyar 154 Milyon 484 Bin TL. Bu projeye bugüne kadar yapılan harcama ise sadece 96 bin TL. Bu 2021 kamu yatırım programındaki resmi rakam. Aliağa – Bergama Demiryolu projesine 2021 yılı için sadece bin TL ödenek ayırdı. 1 milyar değil 1 milyon değil 1.000 TL. Bunun anlamı ben Aliağa Çandarlı Demiryolu projesini yani İZBAN hattını 2021 yılında da yapmayacağım demektir.

Hafta sonunda, Bodrum Belediyesi Kültür Müdürlüğünden Cezmi Çoban’dan bir mektup aldım…

Cezmi Çoban mektubunda özetle şöyle diyordu.Zeki Müren’in, 25. ölüm yıldönümü anısına bir kitap hazırlıyoruz.Sizin, ‘Zeki Müren Olmasaydı’ yazınızı okuduk. Zeki Müren’in yakın arkadaşı olduğunu belirtmişsiniz.Zeki Müren’e dair anılarınızı yazıp gönderme şansınız var mı?Kitapta, ‘Anılardaki Zeki Müren’ adlı bir bölüm olacak.Bu anılarınızı, kitapta yer vermek isteriz.Mutluluktan ne diyeceğimi, ne yapacağımı şaşırdım.Beklemeksizin, düşünmeden ‘Tabii seve seve!’ diyerek geri dönüş yaptım…Ama inanın ‘Zeki Müren Olmasaydı’ başlıklı yazımı anımsamadım…50 yılı aşkın yazılarımı okuyanlar ile tanıdıklar bilir.İki büyük kusurum vardır.Birincisi yazdığımı okumam.Bu yüzden büyüğüm Aydın Bilgin’den hep uyarı ve düzeltme aldım…Kendisi gibi birkaç okuyucum da var.Onlardan biri de usta yazar Atilla Köprülüoğlu ile Ünal Tümin’i ve Okan Yüksel’i söyleyebilirim.Hatta şöyle yakın zamana gittiğimde 26 Mart 2021’de ‘Zeki Müren’e ‘Paşa’ İsmini Ben Taktım!’ başlıklı yazımda kendilerinden söz ettiğimi fark ettim.Şu anda gözümün önüne şu geldi.İzmir’de kaybettiğimizden sonra defnedilmek üzere İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin cenaze aracında ben vardım.Bursalı işadamının gönderdiği özel uçağa tabutunu yerleştiren birkaç kişiden biri de yine bendim…Sanat Güneşimizin şu sözünü yakınında olanlar bilir.Milyonların içinde ben yalnızım!’Evet, ‘Benim hayatımda iki gerçek dostum oldu, biri sensin…’ deyişi boşuna değilmiş…Pilotlar bana ‘Sen de geliyor musun?’ dediklerinde gözyaşlarımı göstermemeye çalışırken, ‘Yok!’ demiştim.Çünkü benim o ana kadar Zeki Müren’le bir olduğumu bilen yoktu.Onu sonsuzluğa yalnız başıma İzmir’den uğurladığımı da,İftiharla hep söylerim.Zeki Müren benim aile dostumdur!’ diye,Zaten ondan sonra, yakın zamanda bir kere Bodrum’u gittim.Yanımda Beşiktaş ve Göztepe’nin efsane milli futbolcusu Nihat Yayöz ile sevgili eşi İlknur Yayözvardı.Mehmetçik Vakfı’nın okuttuğu mevlide yetişmek istedik, olmadı.Lokmasını yiyip duamızı okuduk, müze haline getirilen, kızım Dr. Sinem’in çocukluğunun geçtiği odaları dolaştım, yine o günleri anımsadım.Orada, ‘Beni de tanıştırır mısın?’ diye benimle birlikte ziyarete gelen önemli isimlerle geçirdiğimiz misafirlikleri de düşündüm.Hayatının kitabını bana yazdırmak istediğini söylemişti.Adını da ‘Boş Beşik!’ olarak koymuştu.Nasipolmadı.Ruhu şad olsun…Bir okuyucum şöyle diyor:Biraz daha sabır, biraz daha inat!’Bu öneriye ‘Kapının arkasında bekleyen ölüm değil, hayat!’ dersek altına şu imzayı da atabiliriz:Nazım Hikmet Ran!’Ben de şöyle diyorum.Televizyon oyuncusu MerylStreep bakın ne güzel anlatmış düşüncelerini, Ukala biri haline geldiğim için değil, aksine hayatımda artık beni mutsuz eden ya da üzen şeyler ile vaktimi daha fazla kaybetmek istemediğim bir noktaya ulaştığım için laf sokmalara, haddinden fazla eleştirilere ve hangi türden olursa olsun talep ve beklentilere artık sabrım yok…Uyuşmazlıklardan ve karşılaştırmalardan nefret ediyorum.Farklılıklardan, hatta zıtlıklardan oluşan bir dünyaya inanıyorum bu nedenle katı ve toleransı olmayan olan insanlardan kaçınıyorum.Arkadaşlıkta sadakatsizlikten ve ihanetten hoşlanmıyorum.Birisine nasıl iltifat edileceğini ya da cesaretlendirmek için ne diyeceğini bilmeyen insanlarla bir arada olamıyorum. Abartılar beni sıkıyor ve hayvanları sevmeyenleri kabullenmekte zorlanıyorum Ve her şeyin de üzerinde sabrımı hak etmeyen hiç kimseye sabrım yok.’MerylStreep sanki Amerika’da değil de Türkiye’de yaşıyor.Sanki komşumuz, arkadaşımız.Söyledikleri sanki bizleri ve çevremizdeki bazı kişileri anlatıyor, gibi,Ben öyle algıladım, ya siz?

BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
YAZARIN SON YAZILARI
SESLERİNİ DUYURAMIYORLAR - 15 Haziran 2021
TAM DÜŞÜNDÜĞÜM GİBİ - 12 Haziran 2021
ATILIM BÖYLE OLUR - 9 Haziran 2021
GÜNDEME DAİR - 2 Haziran 2021
ANIMSADIKLARIM - 28 Mayıs 2021
GÜNDEME DAİR - 26 Mayıs 2021
GÜNDEME DAİR - 21 Mayıs 2021
GÜNDEME DAİR - 18 Mayıs 2021
GÜNDEME DAİR - 12 Mayıs 2021
- 5 Mayıs 2021
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ