Reklam
Reklam
Reklam
Ödemiş Kent Gazetesi

MEHMET TOP

MEHMET TOP

Nisan ayının beklendiği şu günlerde, nisan yağmurlarını beraberinde getirecek ve ihtiyaç duyulan şifayı da damlalarında saklayacak. Evet unutmaya yüz tuttuğumuz şifalı nisan yağmurları ve bu yağmur sularının biriktirildiği nisan tasları. Konya Mevlana Dergâhına yani bugünkü adıyla Mevlana Müzesine gittiğimizde bu taslardan biriyle karşılaşırız. Huzuru Pir’e doğru giderken çoğumuzun dikkatini çekmez bu Nisan Tası…   

Bu yazımda sizlere Nisan Tasını anlatacağım. Türk-İslam sanatlarının madene işlenmiş bu eser üzerindeki envaı çeşit süslemeleri kelimelerin kifayetsiz kaldığının idrakiyle ele almaya çalışılacaktır. Belki kültürümüzün ve sanatımızın bakıp da göremediğimiz zenginliklerini bu şekilde gözler önüne sermiş oluruz.  

Öncelikle şunun bilinmesi gerekiyor. İslam inancına göre şifalı ve mübarek sayılan nisan yağmurlarının toplandığı işlemeli taslara “Nisan Tası” denilmektedir. İşte Konya Mevlana Müzesinde yer alan eşsiz ve emsalsiz birçok eserden birisi olan Nisan Tası “Huzuru Pir” adı verilen ana salonda sergilenmektedir. Bronzdan yapılmış olan eserin üstü altın, gümüş kakmalarla süslenmiş olağan üstü bir işçiliğe sahiptir.

Nisan Tası müzeden önce Mevlana dergâhında bulunuyordu. Müzede bulunan kayda göre tasın Musul’da İlhanlı Hükümdarı Ebu Sait Bahadır Han tarafından 1328 yılında yaptırıldığı ve Niğde’ye vali tayin ettiği Sun¬gur Ağa ile 734/1333 yılında Mevlevi dergâhına hediye edildiği anlaşılmaktadır.

Nisan Tası yüksek bir kaide üzerinde şişkin karınlı gövde yapısına sahip kazan ve alt kısmı yayvan ortası konik biçimli kapaktan oluşmaktadır. Bunların her birisinin üzeri yazı ve zengin süslemelerle estetik bir yapıya dönüştürülmüştür.

Kaide kısmı yüksek bir ayak şeklinde iki bölümden oluşmakta olup, alt kısmı silindirik bir biçimde bir gövdeye sahiptir. Silindirik kısmın ortasında bir yazı şeridi dolanmaktadır. Bu yazı şeridi üç şemse motifi üç bölüme ayrılmıştır.  Bu şerit gümüş çizgilerle sınırlandırılmış kesintisiz olarak celi sülüs hatla Arapça olarak Türkçesi  “Büyük sultan, din ve dünyanın yücesi, hükmünde adaletli ve âlim, Arap ve Acem padişahı, mil¬letler yöneten Ulu Sultan Ebu Sait Bahadır Han efendimize (bu kap) aziz ve mübarek olsun” ibaresi yazılmıştır.

Yazı şeridinin arasında kalan üç şemse benzer bezemelere sahiptir. Göbek kısmı oval şekilde salbekleri bitkisel bezemelidir. Şemsenin içerisi altı köşeli bir yıldızdan gelişen süslemeye sahiptir.  Bu yıldızın içerisinde uçar vaziyette dört kuş tasvir edilmiştir. Kuşlardan üsttekilerin başları içe, alttakiler ise dışa dönük yapılmıştır. Bunun dışında kalan yüzey 12 parça şeklinde düzenlenmiş içleri birer atlamalı çarkıfelek ve bitkisel motiflerle doldurulmuştur.

Kaidenin ikinci bölümünü bir bilezik oluşturmaktadır. Bilezik oval şekilde dışa taşkın ve daireseldir. Bunun yüzeyinde de bir yazı şeridi dolanmaktadır. Yazı şeridi altı bölüme ayrılmış aralara altı şemse motifi yerleştirilmiştir. Dairesel biçimdeki şemselerin salbekleri bitkisel düzenlemelidir. Şemselerin yüzeyine kuş figürleri işlenmiştir.  Yüzeyi dolanan yazılar celi sülüs hatla Arapça olarak yazılmış Türkçe olarak “Yüce sultan, milletler yöneten Arap ve Acem ellerinin padişahı, bilgin, hükmünde adaletli, İslâmlığın temeli, halkın baş tacı, din ve dünyamn yükseği, büyük hükümdar Ebu Sait Bahadır Han -memleketleri ebedî olsun- efendimize (bu kap) mübarek olsun”  ibaresi yer almaktadır. Gümüşle yapılmış çizgilerle sınırlandırılmış yazı şeritlerinin alt ve üst kesimlerine bitkisel süslemeler yapılmıştır. Nisan tasının gövdesi alttan oval biçimde şişkin karınlı ağız kısmına doğru daralan büyük bir kazan şeklindedir. Gövdenin alt kısmının içte ve dıştan dairesel olarak sınırlandırılmış yüzeyi çizgisel düzenlemeli olarak birbiriyle kesişen yarım dairelerle oluşturulan bir kompozisyonla doldurulmuştur.  Bunlar üstteki daireye düğüm motifleriyle tutturulmuştur.

Gövdenin yüzeyi iki bölüme ayrılarak tezyin edilmiştir. Üstteki geniş yazı kuşağı alttan ve üstten ince iki şeritle sınırlandırılmıştır. Kazanın ağız kısmına denk gelen üstteki şerit boydan boya çeşitli hayvan figürleri ile tezyin edilmiştir. Bu şerit belirli aralıklarla küçük dairesel madalyonlarla kesilmiştir. Bu madalyonlar altı kollu çarkıfelek motifleri ile doldurulmuştur. Şeridin geriye kalan kısımlarını güvercinler, kanatlı hayvanlar, kurt, yaban keçisi, tavşan, at, deve gibi hayvanları kovalayan tazılar, insan başlı hayvan gibi figürler teşkil etmektedir. Alttaki ince şerit ise belli aralıklarla düğüm motifleri ile kesilmiş bitkisel motifler ve bunların arasında çeşitli hayvan figürlerinden oluşan süslemelerle doldurulmuştur.

Bu iki ince şeridin sınırlandırdığı yazı kuşağı gövdeyi çepeçevre dolanmaktadır.  Yazılar eşit aralıklarla altı madalyonla altı parçaya bölünmüş içerisi bitkisel zemin üzerine celi sülüs hatla yazılmış Arapça bir kitabe yer almaktadır. Kitabede Türkçe olarak “Milletler idare eden en büyük hükümdar, Arap ve Acem sultam, bilgin ve hükmünde adaletli, Müslümanların koruyucusu, âlemlerde adaleti ihya eden, eşkıya, azgın ve inatçıları kahreden îslâmiyetin temeli, halkın baş tacı, din ve dünyanın yücesi halk tarafından desteklenmiş padişah, zâlimlerden mazlumları esirgeyen dinin, doğruluğun, milletin yardımcısı, Allah için savaşan gazileri koruyan, (memleketleri ebedî olsun) Sultan Alâüd-din Ebu Sait Bahadır Han’a [bu kap] aziz ve mübarek olsun, yani güle güle kullansın” ifadesi yer almaktadır.

Bu kitabenin aralarında yer alan altı dilimli madalyonların dairesel biçimdeki göbekleri birbirinden farklı hükümdar konulu tasvirlerle doldurulmuştur. Madalyonun yarım daire şeklindeki dilimleri ise iki sıra halinde yüzeyi dolduran çarkıfelek motifleri ile süslenmiştir. Birinci madalyonun ortasında yer alan dairevi kısımda ince kıvrım dallı yapraklı bitkisel bezemenin arasında tahtla oturur vaziyette hükümdar figürü betimlenmiştir. Ayak bileklerine kadar uzun bir kaftanı olan figürün başında kavuk sağ elinde ise asa bulunmaktadır. Bu figürün yüz hatları işlenmemiş olup boş bırakılmıştır. Hükümdar olduğunu sanılan kişinin karşısında bir kadın figürü yer almaktadır. Cariye olduğunu sanılan bu bayan figürünün saçları düzgün olarak geriye taranmış, gözleri çekik, üzerine yakasız, kolları ve etekleri uzun ve çiçek motifleri ile bezeli bir elbise giymiş olarak tasvir edilmiştir.

İkinci madalyonda zemin aynı şekilde olup, ortadaki dairevi kısımda bağdaş kurmuş yerden yüksek bir minder üzerinde oturan yönü sağa dönük erkek figürü bulunmaktadır. Figürün Sağ eli palasının kabzasında sol eli ise palanın kını üzerinde yer almaktadır. Yüz hatları boş bırakılmış olan figürün Hükümdar olması muhtemeldir. Hükümdarın sağ tarafında iki elini ona doğru uzatmış kadın figürü yer almaktadır. Sahneyi hükümdarın önünde tek başlı simetrik iki vücudu olan aslan figürü bulunmaktadır. Aslanların kuyruğu bacaklarının arasından dolandıktan sonra geriye uzanmış olarak verilmiştir. Figürlerin boşluklarında kıvrım dallı bitkisel yapraklı bezeme yer almaktadır.

Üçüncü madalyonda zemin aynı şekilde olup, ortadaki dairevi kısımda bağdaş kurmuş yerden yüksek bir taht üzerinde oturan yönü ortaya dönük bir hükümdar figürü ile iki yanında uzun ve süslü entarili iki kadın yer almaktadır.  Sağdaki kadın elinde Sağdaki kadın elinde şemsiye veya yelpazeye benzer bir şey tutmakta diğer elini hükümdardan bir şeyler ister gibi uzatmış bulunmaktadır. yelpazeye benzer bir şey tutmakta diğer kadın ise  elini hükümdardan bir şeyler ister gibi uzatmış şekilde tasvir edilmiştir..Figürlerin boşluklarında kıvrım dallı bitkisel yapraklı bezeme yer almaktadır.

Dördüncü madalyonun yüzeyinde ortada bağdaş kurup oturan hükümdar ile iki tarafında ayakta duran birer insan figürü görülmektedir. Sağdaki erkek tasviri olup, elinde bir mızrak tutmaktadır. Diğeri ise entarili ve kanatlı olarak tasvir edilmiştir.

Beşinci madalyonun ortasındaki sahne ortada bağdaş kurup oturan hükümdar ile yanlarında birer bayan tasvirinden oluşmaktadır. Hükümdarın birini sağ eliyle kuyruğundan tuttuğu başı üstünde bakışımlı iki kuş figürü yer almaktadır.  Kadın figürleri muhtemelen hükümdarın hizmetindeki cariyelerden olup, birisi sağ elinde tuttuğu bir sürahiden doldurduğu kadehi hükümdara uzatmakta, diğeri de bir eliyle tuttuğu tabaktan bir şeyler sunar şekilde verilmiştir.

Altıncı ve son madalyonun tam ortasına cepheden bağdaş kurmuş oturan hükümdar figürü ile bunun iki yanında yönleri hükümdara dönük iki insan tasvir edilmiştir. Burada sağ eliyle göğüs hizasında bir demet çiçek tutar vaziyette verilmiş olan hükümdarın kollukları ve kıyafeti işlemeli olarak yapılmıştır. Bunun iki yanındaki adamdan sağdaki uzun entarili olarak dua eder gibi ellerini kaldırmış vaziyette; soldaki ise sivri sakallı, şapkalı olarak verilmiş, sağ elinde bir sürahi tutmaktadır. Gövdenin altına doğru kalan ikinci bölüm ise, aşağıya doğru püskül şeklinde sıralanan bitkisel bezemeli bir kompozisyonla doldurulmuştur.

Nisan Tasının en dikkat çekici kısımlarından birini kapak oluşturmaktadır. Kapağın alt kısmı düz ve yayvan biçimde yapılmış ortası konik bir kubbemsi şekilde sivriltilmiştir.  Kubbemsi orta kısmının tam tepesine ise horoz heykeli biçiminde bir tutamak yerleştirilmiştir.

Kapağın alt etek kısmı dairesel olarak yayvan biçimde yapılmış olup, yüzeyi buna uygun şekilde alttan ve üstten bitkisel süslemeli iki ince şeridin sınırlandırdığı bir yazı kuşağı çepeçevre dolanmaktadır. Kapağın geniş kısmında bu yazı kuşağı bitkisel zemin üzerinde celi sülüs hatla Arapça olarak yazılmış bir kitabeden oluşmaktadır. Kitabede Türkçe olarak “Yüce padişah, ulu hükümdar, milletler yöneten Arap ve Acem sultanlarının sultanı, adaletli, bilgin, Allah için savaşanların babası —memleketleri sürekli olsun— Şah Sultan yani Ebu Sait Bahadır Han’a (bu kap) aziz ve makbul olsun” ibaresi yer almaktadır. Ayrıca bu yazı kuşağında eşit aralıklarla dıştan dairesel içerisi sekiz köşeli yıldız şeklinde altı adet madalyon yerleştirilmiştir. Bu madalyonların içerisine insan figürleri işlenmiştir.

Kapağın konik kubbemsi üst kısmı yatay olarak düzenlenmiş beş yüzeye ayrılmıştır. Etekten sonraki en alt birinci yüzeyi tamamen bitkisel süslemeli bir kompozisyon dolanmaktadır. Burada uçları aşağıda palmet motifleri dizilmiştir. Zeminin tümü ince işlemeli bitki motifleri ile doldurulmuştur. İkinci olarak bitkisel ve geometrik süslemeli ince bir şerit kapağı dolanmaktadır.

Bundan sonraki üç yüzeyin ortasında yazı kuşağı ile bunun alt ve üstündeki zeminin tamamıyla bitkisel süslemelerle doldurulduğu kesimlere içerisine insan figürlerinin işlendiği dörder adet dairesel madalyon yerleştirilmiştir. Daire dışında kalan kısımları da yine gümüş kakma ile yapılmış kuş figürleri, bitkisel süslemeler ve daireler içinde altı kollu çarkıfelek tezyinatı bulunmaktadır. Buradaki insan figürleri bağdaş kurmuş vaziyette, iki eliyle göğsü hizasında ve uçları yukarı doğru bir hilâl tutmuş şekilde tasvir edilmiştir. Bu bağdaş kurup oturmuş adamın elbisesine gümüş üzerine çeşitli desenler işlenmiştir.

BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
YAZARIN SON YAZILARI
- 24 Eylül 2021
EŞSİZ ESERLER - 21 Eylül 2021
- 15 Eylül 2021
- 3 Eylül 2021
- 1 Eylül 2021
- 27 Ağustos 2021
- 24 Ağustos 2021
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ