Reklam
Reklam
Reklam
Ödemiş Kent Gazetesi

SOSYAL MEDYAYI BIRAKTIM

AYHAN DAYAN

AYHAN DAYAN

Bir döneme damgasını vurmuş ünlü arabesk ses sanatçısı Ferdi Tayfur’un ilginç bir şarkısı vardı:

‘Sigarayı Bıraktım’.

Gerçi ben sigarayı bırakalı neredeyse 20 yıl oldu belki ama şimdi de başka bir tutkuyu bırakıyorum: O da ‘sosyal medya kullanıcılığı’.

Sanki üniversitede 2 yıllık bir yüksekokul bölüm adı gibi değil mi?

Uzun yıllardan bu yana kullandığım sosyal medyayı neden mi bırakıyorum?

Bunun kendimce haklı o kadar çok nedeni var ki inanın say say bitmez.

Örneğin güzel dilimiz Türkçeyi yanlış kullananlarakızdığım için bıraktım,

Klavye canavarı olup da klavye tembelliği yapanlara taktığım için bıraktım.

“Herkes” “bazı” “-de, -da bağlacını” yanlış yazanlara, Ödemiş ağzıyla yazdığı için –i hali –e halini sürekli yanlış yazıp alışkanlık haline getirip doğru dürüst yazamayanlara kızdığım için bıraktım.

Önemli paylaşımlara duyarsız yaklaşanlara, tepkisiz kalanlara fazlasıyla içerlediğim için bıraktım.

Sosyal medya üzerinden arkadaşım olmadığı halde, paylaşımlarıma yalnızca muhalefet olsun diye dik dik, ukalaca, dangalakça yanıt verenlere, hiç de muhatabım olmayacaklara kızdığım için bıraktım.

Önemsenecek kültür paylaşımlarıma kayıtsız kalan ancak bilindik bir yemeği ya da içki alemi paylaşımlarına daha fazla ilgi gösterildiği için bıraktım.

Önemsenecek paylaşımlara tümüyle tepkisiz kalanlara taktığım için bıraktım.

Pek çok paylaşımıma tepkisiz kalsalar da “Acaba şunun bir paylaşımından bir şeyler çıkarıp kendisini zor durumda bırakabilir miyim?” gibilerden düşünceye sahip insansıların bu kötü zihniyetinden beslenmeleri yüzünden bıraktım.

Kişilik ve insani değerler bakımdan her şeye çok uzak olsalar da kendine bir sosyal medya hesabı açınca kendilerini farklı yerlerde görenler, ayağı yerden kesilenler yüzünden bıraktım.

Toplumda çoğunluğun çıkarı ve iyiliği adına ne paylaşırsanız paylaşın, gözü kapalı muhalefet hastası olanlar yüzünden bıraktım. İşte bu bağlamda iyi niyetle paylaşımlara hemen ön yargılı muhalefet yapanlara kızdığım için bıraktım.

Gruplar, grup yöneticiliği vb. nedenlerle başında çok zaman harcandığı için bıraktım.

Benim sosyal medyam ağırlıklı olarak facebook ve whatsApp…

Twitter ve İnstagram üyeliğim yalnızca üyelik aşamasında kaldı.

Şimdi ben bunu bırakıyorum desem de bazı zamanlar zorunlu whatsApp girişlerim sürecek, biliyorum. Ancak “Facebook’a elveda artık” diyorum.

Kurucusu olduğum ve bugüne kadar uzaktan izlediğim, çok sayıda önemli kültür hizmeti sunduğum ‘Özümü Sözümüz Kayaköy’ grubunu bıraktım örneğin.

Baştan bu yana farklı alanlarda katkı vermeye çalıştığım Ödemişliler grubuna da elveda… Çünkü toplum adına, çoğunluk adına gördüğüm yanlışları dile getirmek bile bazılarınınhiç işine gelmedi. Her kim kendi alanıyla ilgili yanlış, eksik ve özensiz işlerini yapıyorsa onları kibarca eleştirmek bile demek ki yaralarını gocundurdu. Bunu, sözünü ettiğim grupta defalarca yaşadım. Genele yazamayanlar özelden dile getirdiler tepkilerini. Bir yerde yanlış varsa eğer, o yanlış her yerde yanlıştır. Yanlışın sana göresi bana göresi, yeri ve zamanı olmaz.

Çarşıda pazarda gördüğüm yanlışları defalarca dile getirdim, tepki çektim. Son olarak hastane ile ilgili gördüğüm bazı eksik yanları çoğunluk adına sahiplenerek dile getirdim, kimi gocunanlar dolaylı olarak yine boş durmadı. Uzun yıllardır yerelde köşe yazıları yazıyorum. Geçmiş dönemde belediye başkanlığı ile ilgili bir yazı yazdım, bir kesimin işine gelmedi, öküz altında buzağı aradılar. Hiç de muhatabım olmayacak kişiler aba altından sopa gösterdi.

Ben kalemimi satmadım, satmam da. Bizim en büyük esin kaynağımız Uğur Mumcu’dur. Doğruya doğru, eğriye eğri… Doğrular neyse o. Hiç kimse benim babamın oğlu değil. Hak edene hakkını vermesini, her şeye karşın kendimce görev edinirim.

Konuşacak, dile getirecek pek çok ayrıntı var aslında. Ancak şimdilik bunları dile getirmiyorum.

Kentimizin belleğine önemli iz düşümler bırakarak alacağım en doğru, en anlamlı, en güzel karar herkes bildiğini yapsın. Yanlışları görmeyelim, yazmayalım, seviyeli eleştiri getirmeyelim. O zaman her şey güllük gülistanlık, sorunsuz, oh ne güzel!

İnternet ortamında benim gibi düşünen çok sayıda insan var. Kendilerince farklı denemeler yapmışlar, düşüncelerini ortaya koymuşlar.

Sonuç olarak facebook ağırlıklı sosyal medyayı bıraktım. İnanın bu durum benim için hiç de zor olmadı. Belki sigarayı bırakmaktan daha kolay oldu.

Kendime zaman ayırma adına, zamanımı değerli geçirme adına iyi de yaptığımı düşünüyorum. Benim gibi bırakmayı düşünenler varsa kendilerine şiddetle önenirim.

Benim bugüne kadar facebook üzerinden toplam 3886 arkadaşım olmuş. Belki pek çoğunu tanımam etmem bile. Ben bir paylaşım yapsam beğeni ve yorum anlamında %1 bile etkileşim olur mu bilemem. Çünkü pek çok benzeri başlangıçlar büyük bir heves ve coşkuyla gelir ancak sonradan başlardaki o özelliğini, ilgisini ve çekiciliğini yitirir.

Bırakın paylaşılan hazır videoyu izlemeyi ne yazınız okunur ne de yazdığınız kalın puntolu, renkli iki satır yazınızı okumaya zaman ayıran olur. Peki, siz ne yaparsınız, ne düşünürsünüz bu bağlamda? Facebook başına oturup boşuna zaman geçirdiğiniz aklınıza gelir ilk olarak.

Sosyal medyada uzun yıllardır edindiğim izlenim bu. Bana çok sayıda katılan da olur belki de katılmayanlar, bunu bilemem.

Şimdi kimileriniz içinizden “Bana ne bırakırsan canım” diye düşünen olabilir. Olsun aranızdan şu andan itibaren bir kişi eksildi ya siz asıl ona bakın. Zaten böyle giderse bir süre sonra umuyorum sizler de bırakacaksınız. İnanın sigaradan bile daha kolay bırakacaksınız hem de.

BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ