Reklam
Reklam
Reklam
Ödemiş Kent Gazetesi

AKIL ALACAK GİBİ DEĞİL

YAŞAR EYİCE

YAŞAR EYİCE

Yemin etsem boşa gitmez!Aklımalmıyor!İstanbul’da toplanan aşı karşıtları bir de ‘seçim’ tehdidinde bulunmuş.Gelişmeleri Hilmi Hacaloğlu’ndan takip ettim.

Öğrendim.Fotoğraflara baktım yalnız çoluk çocuk değil, 65 yaş üstündekiler de vardı.

Beş bin kişi bir yerde nasıl toplanıyor, bunu anlamakta da zorluk çekiyorum.

Kalabalıkların sadece ‘bedava’ ve ‘sözde ucuzluklarda’ toplandığına tanık oldum ama böylesini ilk kez duyuyorum.Coronapandemisini küresel komplo olarak gören ve COVİD 19’la mücadele aşılarına karşı olan yaklaşık 5 bin kişi, İstanbul Maltepe’de düzenlenen ‘Büyük Uyanış’ mitinginde buluştu.1 Eylül Dünya Barış Günü için yapılan miting başvurusunu reddeden İstanbul Valiliği’nin izniyle düzenlenen mitinge girişlerde herhangi bir HES kontrolü yapılmazken de alana girişlerde PCR testi istenmedi. Benim gibi siz de sosyal medyadan duymuşsunuzdur.

Birçok kişi, yetkililerle ‘matrak’ geçiyorlardı.Neymiş efendim; mitinge katılacaklardan test istenecekmiş.Demek ki, söylenti hikaye imiş…

Ya da katılımı engellemek için çıkarılan bir söylenti.Sadece,Alana girişte iki farklı noktada güvenlik kontrolü yapan İstanbul polisi, mitinge maskesiz olarak katılmak isteyenlerin bariyerlerinin yanındaki kutulardan maske takmalarını zorunlu tutarken buna rağmen alanda çok büyük çoğunluğun maske takmadığı dikkat çekti.Corona aşısı karşıtları değişik pankartlar bile hazırlamışlar.Örneğin, ‘Sağlık Bakanlığı aşı pazarlama ofisi değildir’ yazılı bir pankart.

Şunu da belirteyim:Bazı döviz ve pankartlara polis el koysa da miting alanında çok sayıda pankart vardı.Bir ikisini ilave olarak paylaşayım.“Ya cesaret ya esaret ‘aşıya karşı direneceğiz”,

‘Ne köle olacağız ne piyon, özgür yaşamak asıl misyon.Çocuklar kırmızı çizgimizdir, dokunma’,

‘Milleti satanı biz de satarız.Oymoyyok!Benim bedenim benim kararım’,

‘Küreselcilere teslim olmayacağız.nsanlık için el ele,algın değil, biyolojik savaş’,

‘yalana teslim olma,aşıya değil faşizme karşıyız’ en dikkat çekici olanlardı.İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan eylemde ilk konuşmayı platform sözcüsü olarak tanıtılan gazeteci Abdurrahman Dilipak yaptı.Ve bu ismi görünce, ‘Haa şimdi mesele anlaşıldı!’ dedim…

Eylem sırasında birkaç kez Fahrettin Koca istifaya davet edilirken sık sık ‘katiller kahrolsun’, ‘aşıya karşı direneceğiz’ ve ‘oyunu bozacağız’ şeklinde sloganlar atıldı.Benzer eylemlerin bu ay içinde Ankara ve İzmir’de de yapılması planlanıyor.

AŞI VE KARANTİNA KARŞITLARI

İngiltere’de de Temmuz’dan bu yana maske ve sosyal mesafe kurallarının sona erdirilmesine rağmen, karantina karşıtları itirazlarını sürdürüyor.Aşı ve maske karşıtları hafta sonu Telegram adlı mesajlaşma uygulaması üzerinden bir insan zinciri oluşturarak aşıya karşı tavır alma planı örgütledi.

Thames nehrinin üzerindeki Westminster köprüsünün, İngiliz Parlamentosu ayağından başlayan zinciri, Londra’da kent boyunca uzatmaya niyetlenseler de gelenler 250 metrelik köprünün diğer yakasına dahi ulaşamadı.

SORABİLİR MİYİZ?

Almanya’da, 18 yıldır gardrobunu değiştirmeyen Merkel’e gazeteci ‘Sizi hep aynı takımla görüyoruz. Başka takımınız yok mu?’ diye sordu.  Dünyanın en güçlü kadını Merkel’den

‘Ben devlet memuruyum. Manken değil!’ cevabını aldı.Acaba bizde bilmem kaç milyonluk saat ya da çanta veya bir aksesuar taşıyan bir siyasetçiye böyle olmasa da, ‘Siz bu eşyayı nasıl aldınız?’ gibi talihsiz soru sorabilir misiniz?Hiç ama hiç kimseye böyle bir soru sormaya ne hakkımız ne de gücümüz olabilir.İki ucu yağlı direk gibi bir şey Bunu başta eski zamanların deyişi ile ‘Demirperde ülkeleri’ ile Avrupa ülkelerinde görmek mümkündür.Çocuk daha ilkokulda yeteneğine göre yönlendiriliyor.

Spordan müziğe, herhangi bir sanat dalından herhangi bir bilim dalına kadar…

En gelişmiş Batı toplumlarında üniversite mezunlarının genel nüfusa oranı yüzde 10-15’i geçmezken, Türkiye’de ise liseyi bitiren herkesin (en gereksiz bölümler bile olsa, o kişilerin okumaya yatkınlığı bile olmasa) üniversiteye gitmesi artık neredeyse Allah’ın bir emri olarak görülür olmuştur.Bu kofluk da üretim-tüketim-üretime katılım dengesi açısından adım adım ülkenin felaketini getirmektedir.Güçlü bir ülkede esas olan, insanları son derece sağlam bir lise eğitimi aracılığıyla 18 yaşının sonunda meslek sahibi yapmak ve o yıldan itibaren ekonomiye kazandırmaktır.Üniversiteye gitmesi gerekenler ise akademik eğitimde ilerlemeye yatkınlığı olanlardır. Bu arada ilave edeyim.Evinizdeki bir küçük arızayı tamir etmesi, onarması için ‘usta’ diye çağırdığınız kaç kişiden memnun kaldınız.Belki birçok sözde usta içinden birini sayabilir ya da söyleyebilirsiniz.

Şimdi alıntıya devam edeyim.‘Milyonlarca genç, tepeden tırnağa yanlış planlanmış bir eğitim sisteminde hayatlarının en az 4-5 yılını ziyan etti ve erken yaşta geçerli bir mesleğin sahibi olup üretici konuma geçme şansını kaybetti.’

İŞTE ÖRNEK

Bu arada bir İzmirli hanımın bu konuda görüşünü de paylaşayım:Rahmetli eşim yurt dışında(Ürdün) İtalyan şirketine iş yaparken 25 aileydik şantiyede, tek Türk aile bizdik.Ben diğer bütün çalışan İtalyan erkeklerin eşim gibi mühendis olduklarını düşünüyordum.Bir konuşma sırasında eşim sadece Proje müdürünün mühendis olduğunu, diğerlerinin kendi branşlarında tekniker olduklarını söyleyince şaşırdım.Daha önceki yıllarda (Irak) çalıştığı Türk şirketinde mühendisten geçilmiyordu.

(Ara eleman) denilen işçi ile mühendis arasındaki eleman o kadar önemli ki…

Bir devlet büyüğümüz orta direği yok etmişti.Son 20 yılda ise teknik okullarımız, sanat okullarımızın yerini alan okullar ile diğerleri sadece vasıfsız, ellerinde ‘diploma’ yazılı hiçbir işe yaramayan mezunlar verdiler.Sonuçta teknik eleman sınıfları yok oldu…

Bu arada ben yine hatırlatayım.İzmir’in belli başlı sanayicilerine, iş adamlarına, paraya para demeyen sanatkârlarına bakın hepsi ya da çoğunluğu Mithatpaşa ya da Çınarlı Meslek Lisesi mezunudur.

BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
YAZARIN SON YAZILARI
- 12 Ekim 2021
İYİ Kİ YAZMIŞIM! - 7 Ekim 2021
- 4 Ekim 2021
- 25 Eylül 2021
DEVAMI GELMELİ - 23 Eylül 2021
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ