Reklam
Reklam
Reklam
Ödemiş Kent Gazetesi

3 AYLIKKEN ÖLDÜRÜLDÜ

YAŞAR EYİCE

YAŞAR EYİCE

Adana’da bir şahıs henüz 3 aylık olan yavru köpeği av tüfeğiyle öldürdü. Olay anı güvenlik kamerasına kaydedilmesine rağmen şahıs, ifadesi alınarak serbest bırakıldı. Zanlının tutuklanması talebiyle kampanya başlatan Hüseyin Arslan adalet arıyor.

Bunun için bizi de arayarak destek vermemizi istiyor.

Söylediği şu:Tüfekle öldürülen yavru köpek için adalet!’

KAMERALARA YANSIDI

Hüseyin Arslan’ın mektubundan öğrendiğimize göre;

Adana’da, henüz adı bile olmayan bu üç aylık yavru sokak köpeği, yarı çıplak elinde tüfekle sokakta gezen bir şahıs tarafından katledildi.Hayvana şiddet, meskun mahalde ateşli silahla ateş etmek, kamu güvenliği tehlikeye düşürmek suçlarını işlediği güvenlik kamerası görüntüleriyle sabit olan bu şahıs elini kolunu sallaya sallaya dolaşıyor. Söylenen şu “Yarın öbür gün de ‘canım sıkıldı!’ deyip bir insana ateş etmeyeceğinin garantisini kim veriyor?

Zanlı, ifadesi sonrası serbest bırakıldı. Kimliği ve adresi sabit olan bu şahıs tutuklansın.Umarım duyarlı vatandaşlarımız gibi duyarlı yetkililer de bu sesi duyarlar ve gereğini yaparlar.

 BUNAMAYI TETİKLİYOR!

21 Eylül Dünya Alzheimer Günü nedeniyle açıklamalarda bulunan uzmanlar, hastalıkla ilgili yapılan son araştırmalardan veriler paylaştı. Ultra işlenmiş gıdaların bunamalarda izlenen zihinsel sorunlara yol açtığını aktaran Prof. Dr. Bilgiç, ‘Günlük olarak tüketilen gıdaların %20’sinden fazlasını salam, sosis, cips, hazır çorba ve gıdalar, meşrubat, pakette satılan dondurma ve şekerlemeler gibi ultra işlenmiş fabrika üretimi gıdalar oluşturuyorsa bellek sorunları ve diğer zihinsel gerilemelerin ortaya çıkma riski artıyor.’ bilgisini verdi ve beyin sağlığı için bu gıdalardan uzak durulmasını önerdi.

 YÜKSEK TANSİYONUN ETKİSİ

Doç. Dr. Bedia Samancı, yüksek tansiyon ve bunama ilişkisi ile ilgili yapılan yeni bir çalışmadan bilgiler aktardı.

‘Bu sene bildirilen bir çalışmada, gebelik esnasında yüksek tansiyon sorunu yaşayan kadınların beyinlerinde 15 yıl sonra damar tıkanıkları olduğu ve bunun da zihinsel sorunlara ve bunamaya yol açtığı bildirildi. Alzheimer hastalığı ile ilişkili bazı proteinlerin, gebeliği tansiyon açısından sorunlu geçen bu kişilerin beyinlerinde de var olduğu gösterilmiş durumda.’ şeklinde konuştu.

 KOKU ALMA SORUNU

“Son veriler, COVID-19 ile ilişkili 6 aydan uzun süre devam eden koku alma sorununun, ‘beyin sisi’ adı verilen, özellikle dikkat ve konsantrasyon eksikliği ile ilişkili olduğunu göstermektedir.” bilgisini de aktaran Doç. Dr. Samancı, bu durumun virüsün koku ile ilişkili bölgelerde oluşturduğu hasar ve bu hasarın beynin ön bölgelerine ilerlemesi ile ilişkili olabileceğini belirtti.

 FAKİR SEMTLERDE

Prof. Dr. Türker Şahiner, ‘Yapılan çalışmalar fakir semtlerde büyüyen ve düşük ücretlerle çalışan kişilerde bunama riskinin daha yüksek olduğunu ve bu kişilerin zihinsel işlevlerde gerileme gösterdiklerini ortaya koymuştur.’ dedi ve sözlerine şöyle devam etti:Sosyoekonomik seviyesi düşük bireylerin (gelir/varlık, işsizlik oranları, araba/ev sahipliği ve hane halkı aşırı kalabalıklığı gibi parametreler ile ölçümlendiğinde) daha iyi sosyoekonomik statüye sahip bireylere (ki bunlar yüksek genetik riskli bireyler olsa bile) kıyasla yaşlılıkta demans geliştirme olasılığı önemli ölçüde daha yüksek saptanmıştır. Bu bulgular ışığında; yoksulluğun ortadan kaldırılması ve daha adil bir gelir dağılımı ile tüm dünyada bunama riskinin de azaltılacağı aşikardır.

DESTEKSİZ OLMAZ

Sencer Solakoğlu birkaç cümle ile memleketin daha doğrusu kendisiyle birlikti besicilerin durumunu anlatmış.

Söylediği şunlarYüzde10 kesim kararı aldım.

Piyasada süt talebi olmasına karşılık fiyatı düşük tutmanın sonu budur! Yalvardık!Yapmayın’ dedik!

Dinlemediler.Sektör cayır cayır anaç kesimi yapıyor. Bunun bedelini halk rafta ödeyecek. Süttozu ihracatını kapatıp ölüm fermanını imzaladılarÇAilemde yıllarca besicilik yapanlar var.

Bildiğim şu, hiçbir şey kazanamadıkları ve ömürlerini hayvanlarıyla birlikte tükettikleri,Hiçbir zaman borçtan kurtulamadıklarını da biliyorum.Bunları yazarken bir besicinin iki yıl önceki haykırışı aklıma geldi.AKP’nin toplantısında ‘Bizim sorunlarımızı dile getirin!’ demiş ve konuşmacının tadını kaçırmıştı.Ben AKP’liyim, hem de delegeyim!’ demiş sözünü dinletememişti.Sonrayayın yapıldı, montajlı olarak.Yani sözlerinin bir kısmı silinmiş, kesilmişti…

Hatırlayan olacaktır.Kendisine ‘Çok para kazanacaksın!’ denilerek yurt dışından getirilen hayvanlar satılmış,Ama evdeki hesap çarşıya uymamış.100 hayvanının yarısından fazlasını yok pahasına elden çıkarmış…

Ama bir grup medya, ‘100 hayvanı var, ama ağlıyor!’ diyerek, evini bile satmak zorunda kalan, o günlerde evini geçirme sıkıntısı çeken, borç içinde kıvranan bu besicimiz halka böyle tanıtılmıştı.

Gerçek sonra ortaya çıktı.Ama ne özür dileyen oldu, ne de işin doğrusunu anlatan.Umarım bundan böyle ‘Doğruya doğru eğriye eğri!’ demesini biliriz.Olayları saptırmayız, provokatörlerle, gerçek halkı ayırabiliriz.Hemen, bilip bilmeden birilerine bir yafta asmayız…

Oturduk yerden atıp tutmayız.Ve İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin başlattığı bu ‘Mera İzmir’ Projesi ile ‘meslek sahibi’ olanlar, çobanlar ‘Gelirimiz arttı. Geleceğe umutla bakıyoruz’ diyorlar.Başka bir tarım mümkün’ sloganıyla hayata geçirilen bu proje sayesinde belirtildiği gibi ‘Yeni bir yaşam’ da mümkün.Kırsalda ümitler arttı..

Geleceğe umutla bakılıyor.İşte bir örnek.Çobanlık yaparak geçimini sağlayan Muharrem Karaçelik, baktığı 250 keçiden 1 yılda elde ettiği sütleri İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne sattı ve bu gelir sayesinde dünya evine girdi. Çiftin nikahını ise Başkan Tunç Soyer kıydı.

Mera İzmir projesi çiftçinin toprağında kalmasını sağlıyor.

Türkiye’nin ilk çoban haritasını çıkararak, envanter oluşturan, üreticiden piyasa fiyatının üzerinde bedelle süt satın alan İzmir Büyükşehir Belediyesi, kırsala da umut oldu.

Özetle;

Çoban envanteri her kentin yapması gereken bir çalışma.

Sonuçta her kentte çobanların tek tek ne kadar hayvanı var, ne kadar süt üretiyor, nereye kaçtan satıyorlar, bunları bilmemiz ve onların alın terine sahip çıkmamız lazım.Sakın ‘Çobanlığı’ küçümsemeyin.Biz bazılarına ‘besici’, ‘celep’ ya da mekanı olanlara ‘kasap’ da diyoruz.Hepsibir.Hepsi bizin insanımız…

Birinin hayvanlarının bir kısmını kesmesi, bir kısmını yok pahasına elinden çıkarması ‘felaket’ demek.Ucu mutlaka ve mutlaka hepimize dokunur…

BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
YAZARIN SON YAZILARI
- 29 Eylül 2022
- 27 Eylül 2022
FIRÇA ARASI KALEM! - 24 Eylül 2022
3 AYLIKKEN ÖLDÜRÜLDÜ - 22 Eylül 2022
- 16 Eylül 2022
- 13 Eylül 2022
9 EYLÜL KUTLU OLSUN - 9 Eylül 2022
ATATÜRK’TEN BİR ANI - 8 Eylül 2022
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ