Reklam
Reklam
Reklam
Ödemiş Kent Gazetesi

Reklam

Atatürk’ün Batıcılık gibi anlaşılan uygulamaları aslında laikliği, milletleşmeyi, millî birliği, bağımsızlığı pekiştirmeye, aklını kullanan özgür, kadının erkeğiyle eşit olduğu bir toplum yaratmaya yöneliktir.Batılı bir aydın olan Barbara Ward, Atatürk’ün Batılılaşma ve modernleşme terimlerini hangi anlamda kullandığına dair şu değerlendirmeyi yapar.“Mustafa Kemal, bu terimleri Batı’nın aydınlanma felsefesindeki içerikte kullanıyordu. O inanıyordu bir us ve bilimsel yöntem yoluyla insanlık için sürekli ilerleme yolu açabilirlerdi. Mustafa Kemal inanıyordu ki rasyonel olmayan düşünce biçimi, bilimsel gerçeklerden uzak olan görüşler ilerlemenin düşmanıdır.Atatürk, başka milletleri sömürge yapmaya dayalı Batı’dan kendini ayırmıştır. Batı taklitçisi olsa O da başka ülkeleri sömürgeleştirmeye çalışırdı. Atatürk 29 Ekim 1933’te “millî kültürümüzü muasır medeniyet seviyesinin üstüne çıkaracağız” demişti. Atatürk’ün hedefi Batı uygarlığı değil, belirttiği gibi çağdaş uygarlığı yakalamak, hatta üstüne çıkmaktı. “Üstüne çıkma” hedefi Batı Uygarlığı’nı aşmayı önüne amaç olarak koymasıdır. VossischeZeitung muhabiri Emil Ludwig, Türkiye’nin Batı’nın bilimine, tekniğini sanki bunlar sadece Batı’nın ürünüymüş gibi değerlendirdiği Atatürk ile ilgili anılarında şu paragrafa yer verir:“Mustafa Kemal, başarısını Yunanlıların düşüncesizliğine borçlu olduğu halde, onlara tahammül edemezdi. Anlaşılan diğer Avrupalılara da tahammül edemiyor ve garip bir çıkmazda bulunuyor, çünkü sürekli bir büyüme sağlamak için, halkının üzerindeki hakimiyetini kırdığı Batı’dan ihtiyacı olan her şeyi almak da zorunda. Avrupa’dan yaptığı en kötü ithalat, milliyetçiliktir. Ona burada bir tezat olup olmadığını sordum.”Atatürk’ün yanıtı “Kesinlikle yoktur. Modern teknik milletlerarasıdır”şeklinde olmuştur. Bir yazarımız ““Ülkemizin Batı blokundan koparılarak belirsiz bir Avrasya’ya sürüklenmesini, dağılıp yok olmasına gidecek yolun başlangıcı olarak görüyorum. Cumhuriyet devrimlerinin temelini Batıcı, aydınlanmacı değerler oluşturur” diyor. Sadece ikinci cümle ile yetinse meseleyi teorik olarak tartışmakla yetinilebilirdi ama öncesinde “Ülkemizin Batı blokundan koparılarak belirsiz bir Avrasya’ya sürüklenmesi” ifadesi var ki önemli. Oysaki Atatürk, bağımsızlığımızı, millî egemenliğimizi tanımamak, halife padişahın, din simsarlarının, laiklik karşıtlarının yanında olmak dolayısıyla uygar bir ulus olmamıza izin vermemesi, kapitülasyonlarla emeğimizi, kaynaklarımızı sömürmesi nedenleriyle Batı’yı eleştirmiştir.

Atatürk “Medeniyet ne demektir?” sorusuna şu yanıtı vermiştir:“Bence medeniyeti kültürden ayırmak güçtür ve lüzumsuzdur. Bu görüşümüzü izah için kültür ne demektir tarif edeyim. Bir insan toplumunun devlet hayatında b) fikir hayatında, yani ilimde; toplumsal hayatta ve güzel sanatlarda c) iktisadi hayatta, yani ziraatta, sanana, ticarette, kara, deniz ve hava ulaştırmacılığında yapabildiği şeylerin neticesidir.Bu sözünü “yaptığımız ve yapmakta olduğumuz devrimlerin amacı Türkiye Cumhuriyeti halkını tamamen çağdaş ve bütün anlam ve görünüşüyle uygar bir toplum hâline ulaştırmaktır. cümlesiyle pekiştirir. Buradan da görüleceği gibi Atatürk, Avrupa medeniyetini değil, çağdaş medeniyeti (uygarlığı) hedef göstermiştir. Bu bakımdan Atatürk genel bir uygarlığı, daha da anlaşılması açısından çağdaş uygarlığı kastetmiştir.Kimileri Batıcılık/Batılılaşmak’tan kadın-erkek eşitliğini, dini hukuk yerine çağdaş hukukun, devlet yönetiminde bilimin, akılın yani laikliğin temel alınmasını, meclisin varlığı, hukukun egemenliğini anladığını belirterek Atatürk’ün Batı uygarlığını hedef gösterdiğini iddia ediyor. Aslında bu, “Aydınlanma Değerleri’dir ve bunu Batı ile özdeşleştirmek yanlıştır. Batı’nın emperyalist, savaş yayan, işgalci, ezilen ülkelerde kafa kesen yobazları, milletlerin on yıllarda ortaya koyduğu fabrikaların satılmasını, toprakların ekilmemesini destekleyen yönleri de var. Eğer Batıcılıktan bahsedilecekse bunlarla mı Batılılaşacağız?“Hayır orasını almayalım, diğer yönlerini alalım” deniyorsa o zaman da,Batıcılık/Batılılaşmak’tan bahsedemezsiniz. Dolayısıyla Batı, Batı değerleri ile Aydınlanma Değerleri arasında fark vardır. Aydınlanma Değerleri’ni sahiplenelim ama Batı, Batı Değerleri’nin önemli kısmı bize uzaktır. Batı, kendi değerlerini yaratanlara “diktatör” diyor.

BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ