Reklam
Reklam
Reklam
Ödemiş Kent Gazetesi

HUZUR-MUZIR EVLER

cengiz

cengiz

Onların Analarının Günü yoktu,ama öyle çocukları vardı ki,gözleri annelerine babalarına sonsuz minnetle bakıyor,”Üff”bile demiyor; o zamanlar huzuevleri  nerde;huzur  evde idi.Huzur analarda,babanın ellerindeydi.Şimdileri hiç kimsede huzur kalmamış, hepsi bir güne saklanmış.Aşk olsun!O günde huzur, kime misafir olabilecekti,binler kişi davet ediyor,şaşkın şaşkın döner şuna mıydı buna mıydı derken,o günde elden uçar gider… Bekleyin artık Huzur evi anaları babaları…Çocuklarınız Amerika’da bilmem nerde kariyer ana ile,cicim anaların yanında,sizin cenazenize bari gelebileler.Sakın siz siz olun,çocuklarıza para biriktirip,sevgi, saygı, yoksulu, fakir etmeyin…
Çünkü “Din afyondur”deyip, eğitime kültüre çivi çakıp, muzur  inşasını,(Hello Papa) sizler yaptınız…
Eve çok para girsin,kat,yat tatil,cadillac olsun diye…Baba bir değil iki iş yaptı,ana da çocuğunu sevgiyle göğsünde taşıyacak emzirecekken,doğumunu bile estetiği bozulmasın diye sezeryan ile yaptığı yetmiyormuş gibi,hazır süt mamalarla beslesinler diye, çook kendinden merhametli bakıcıklara,en pahalı kreşlere verdi.Burda sayamam artık; çocuğuna oyuncağını,anne sevgisini güya dolduracak en pahalı mağazalardan giysiler,ayakkabılar aldı.Beraber elele tutuşup gezelim hergün sabah öğle sonrası parklarda bahçelerde diye…Dahası doğmadan pişt hamile oldum partisi, kız oğlan,doğuma Londraya gidiyorum(burası biraz az)partisi falan.Abd’de büyük doktor olup,annesi babasını muzurevi  ile cezalandırana kadar ki serüvenleri hiç yazmayacağım, canınız sıkılmasın…
Bir kardeşi de bütün bu sevgi yüklemelerini dayanamayıp, bir Anneler Günü davulcuya kaçtığı yetmiyormuş gibi, arada bir sözüm ona huzurevinin orda, pencerelenin altında,o”anne anne” diye uyuyamadıkları, bakıcıkların vurarak sevişlerine karşılık, özledikleri günler hatırına uyutmama konseri verdiriyormuş.

Hasan amcanın,çok uzaktan kuzeni oluyorum.Ben tarlada anamın sırtında, sevgisini 50 derece sıcakta,hem yukardan hem anamın kalbinden hissederek büyüdüm.Babamın emekliliği, 8 çocuğundan birisiyim.Kimi kasabada manav,mandıracı,hizmetli doktor yanında,kimi öğretmen,uzman (o da şehit oldu geldi ya)iki enişteynen ben koydeyim,beni bilerek okkutmadı, evin kardeşlerimi sahıb olam diye.Beraber aynı evdeyiz,torunlarına gururla evlatlarını sayar,hepsini ayrı ayrı anlatır durur, anamsa hala yimaklarımızı yapar…
İşte bir gün şehre indim de,işim bitince akrabamıza bi merhaba edem dedim.O da ikisi ağlaşıp durulamış…
Torun hasreti çocuklar falan biz nerde hata ettik, keşke apartmanlarımız yatlar olmayaydı da şuracıklarda ,Mete Aylin’imizle sevgi torun şarkıları dinleseydik.Biz yaptık,hep güya onlarr için yapmıştık.Keşke diye….
anlatıyor her gelen,gidene. Londradaki torunları Jone ve Maria nın fotoğraflarını gösteriyorlar.
Bazen de uzaktan olan kuzenle kaybolan evlat torun sevgisini yaşıyorlar.Çocuklarının birini kendi adı Hasan’ı verdirip okutmak,ama bir şartla bu ülkede,bu insanlara hizmet etme,anasına babasına yar olma şartıyla…
Yine canandan olsalar bile geçte olsa,zarardan az da olsa döneceklerdi..

Şimdi gidin, Huzuru kaybettiğimiz yerde arayın bari, torunlarınızın çocuklarına,iyi anneler günü hediyeleri bırakabilin…
Bir de En Sevgili Sese kulak verelim:
“Bir genç, bir yaşlıya, yaşından dolayı hürmet ederse onun yaşına varınca, Allahü teâlâ, ona gençleri hürmet ettirir.Hz.Muhammed(S.A.V)

Yazar:Ramazan GÖÇEN

BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ