Reklam
Reklam
Reklam
Ödemiş Kent Gazetesi

LOZAN

Mustafa Solak Tarihçi Yazar

Mustafa Solak Tarihçi Yazar

Lozan Osmanlı’da benzeri görülmemiş tarihi bir zaferdir. 94 yıldır hala yürürlükte. Bu kadar yürürlükte olan başka bir anlaşma yok. Dünyanın sınırları değişti Lozan hala geçerli. İddia edildiği gibi süresi de sınırlı değildir. Lozan’la büyük devletilere verilen hukuki, ticari ayrıcalıklar kaldırıldı. Türkiye bağımsızlığını ilan etti. Emperyalistlerin Kürt ve Ermeni devleti kurma çalışmalarını boşa çıkardık. Gayrimüslimlere farklı hukuki statü tanınıyordu. Tek hukuk sistemine geçildi. Bu da milletleşmeyi getirdi. Sevr Anlaşması’nda Bozcaada ve Gökçeada’yı İtalyan ve Yunanlara bırakmıştık, onları geri aldık. 1830’da Yunistan bağımsızlığını ilan etmeye başladıktan sonra Ege’deki adalar parça parça elden çıkmaya başlamıştı. Biz Lozan’da Gökçeada, Bozcaada, Tavşan adaları ve kıyımıza 3 mil yakın adacıkları aldık. Ege adaları ve Midilli Yunanlılarda kaldı. Rodos ve 12 ada italyanlara bırakılmıştı. 1. Dünya Savaşı başlayınca Osmanlı ‘kabul etmiyorum’ diye nota verdi ama İtalyanlarda kaldı 12 ada. Sonra Yunanistan’a verildi.Biz Lozan’da ne yaptık? İsmet İnönü Anadolu kıyısındaki adaları talep edelim, olmazsa Meis, Bozcaada, Gökçeada konusunda diretelim, dedi. Adalar Kurtuluş Savaşı’ndan önce Misak-ı Milli içinde değildi. Balkan savaşlarıyla elden çıktı. Boğazlar üzerinde tam kontrol yoktu. 1936’daki Montrö Anlaşması ile kontrol sağladık. Hayat katıldı. Musul konusunda halk oylaması yapmak istedik ama Şeyh Sait ayaklanması girdi. Misak-ı Milli’yi büyük ölçüde gerçekleştirdik. Bakınca Lozan bir zaferdir. Bize Sevr ile bırakılan 440 bin km kare topraktı. Atatürk 780 bin km kareye çıkardı.

Yeni bir tarih tasarımı ortada. Atatürk’ü hain olarak gösterecekler. İskilipliler, Mustafa Sabriler Yunan uçaklarıyla Kurtuluş Savaşı’na karşı bildiriler dağıtmadı mı? Atatürk için katli vaciptir denmedi mi? Nasihat heyetleri gelmedi mi, Kuvayı İnzibatiye ordusu halife tarafından örgütlenmedi mi, bunlar olmadı mı? Hem Vahdettinci olup hem Atatürk’ün yanında olamazsınız. İkisi cepheleşmiş. Fevzi Çakmak da karşı ama sonra Kurtuluş Savaşı’na katılıyor.Türkiye Lozan’ı 1923’te onaylıyor. Fransa, İtalya, Belçika 1 yıl sonra onaylıyor. Dünyada Lozan’ı 1926’ya kadar kabul ettiler. Bekliyorlar, Türkiye batacak diye düşünüyorlar. Bugün ABD hala lozan’ı kabul etmiş değil. 8 ülke Lozan’a imza vermiş. Yunanistan’la Türkiye arasında değil yalnız. Cumhuriyet 1923’te kuruldu, 2023’te kaldırılacak. Ad olarak değil ama laik, sosyal, hukuk anlamında bir cumhuriyet olmayacak. 

Musul’u, Kerkük’ü alacağım demekle olmaz, 8 devlet var. Bugün Suriye, Irak dünya devletlerinin üssü haline gelmiş. Savaştayız, şimdi tazminatlar için savaşa mı sürükleyekesiniz? Bugün Kilis’te 1 hafta okulları tatil ettik, eğitim durdu. Kendi vatandaşlarımızın can güvenliğini sağlayamıyoruz. Lozan’ı, Ege adalarını tartışmaya açmak toplumu tedirginliğe sürüklemek değil mi? Musul, Kerkük, Ege adaları için tekrar savaşa mı girelim, diye sorgulamak lazım. Vatanı kurtarmak için kurulmuş cemiyetler ya da yerelde önderler öncülüğüne ortaya çıkan mücadelelerin tek başına başarılı olması mümkün değildi. Tek çatı altında birleştirildi. Kuvayı Milliye çatısına girmeyenler hain olarak nitelendi.Suriye’nin üniter yapısını savunan Esad. Suriye’yi savunmak isteyen bir ülke varsa meşru temsilcisi Esad yönetimiyle ilişki kurulması gerekir. Kuvayı Milliye diyeceksek (ÖSO’ya) Esad’a bağlı bir örgütlenme olursa olur. 

Türkiye’nin ben Esad’a rağmen Suriye’yi savunuyorum demesi doğru bir anlayış değil. ÖSO Esad’la olursa Kuvayı Milliye kabul edilebilir. Suriye’ye rağmen Suriye’yi savunmak doğru değil. ÖSO kullanışlı bir araç olabilir ama bir süre sonra denetimden kaçabilir. Bir an önce Esad’la ilşki kurulmalı. Amerika güneyimize girdi üslerini kurdu. BOP haritalarını kurdu. Bunlar Amerika’nın karagahında Türk subayları tarafından da görüldü. Atatürk hedef tahtasına konuldu. Bunlar ortadayken Kürtler, ÖSO kendi kaderini tayin ediyor diyemeyiz. Amerika’nın esas derdi pasifike karşı kukla devleti yaratmak.4. sınıftan 11. sınıfa kadar din kitabında laiklik ve Atatürk ismi geçmiyor. Laiklik eskiden bir ünite anlatılıyordu. Şimdi ise bir problem olarak görülüyor. Kelam dersinde ‘sekülerizm ilk bakışta din karşıtlığı olarak görülmese de dini önemsememe, hayatı yaşarken dinden referanslar yapmama, dinden uzaklaşma’ olarak görülüyor. ‘Sekülerler her ne kadar ateist olmadıklarını kabul etseler de tanrıya sen bizim işimize karışma demektedir’ deniyor. (Eski İçişleri Bakanı) Şükrü Kaya, laiklik anayasaya dahil edilirken, ‘kanunlarımızı ihtiyaçlarımıza göre yaparız, dogmalara göre değil’ diyor. Kaya, ‘Ülke işlerine din karıştırılmamalı’ denilmektedir.

BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
YAZARIN SON YAZILARI
- 22 Eylül 2021
- 31 Ağustos 2021
- 28 Ağustos 2021
- 20 Ağustos 2021
- 6 Ağustos 2021
LOZAN SAFSATALARI - 29 Temmuz 2021
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ