Reklam
Reklam
Reklam
Ödemiş Kent Gazetesi

BİLİNÇLİ SPOR

TURGAY KONURALP

TURGAY KONURALP

Gündelik  hayatımızda en çok  önemli olan  spora  kuşkusuz  zaman ayırabilmek çok önemli.   Zaman ayırabilmenin  yanında ise  sporu belli  kurallara ve ölçülü bir şekilde spor  yapmak de vücut sağlığını  da önemli  derece  de etkilemektedir.

İnsanın toplum kurallarına uygun olarak yaşayabilmesi, iyi ilişkiler kurabilmesi, sağlıklı ve dürüst davranabilmesi, düşünce gelişiminin yanında, bedensel ve ruhsal gelişimine de bağlıdır.

Sağlıklı bir vücuda sahip olmanın yolu spor yapmaktan geçer.Spor yapmak, doğru ve yeterli miktarda solunum yapabilme yetisini güçlendirir. Spor sırasında terlenmesi sonucunda vücut toksinlerinden arınır. Spor yaparak yaşlılık etkilerinin çok daha az hissedilir olması sağlanabilir. Spor sonucunda cilde ve saç derisine kan pompalanarak cilt daha genç ve sağlıklı bir görünüm kazanır. Spor yapan insanların metabolizması daha güçlü olur, daha zor hastalanır ve daha hızlı iyileşme gösterirler. Spor yapan insanın beslenme dengesi de düzelir. Buna istinaden şişmansa kilo verir, zayıfsa kilo alır. Bilinen en sağlıklı kilo alma ve kilo verme yöntemi spordur. Çok çeşitli spor dalları içerisinde başkalarıyla birlikte yapılan sporlar daha tercih edilendir. Tek başına yapılan spor yapmak için kendini zorlamak pek çok insana güç gelir. Oysa tenis, volaybol, basketbol gibi başkalarıyla oynana oyunlara ya da bir cimnastik kulubünde toplu halde yapılan çalışmalara katılmak kolaydır. Ayrıca bu yoldan kişi toplumal çevresini genişletme yeni ilişkiler kurma ve birlikte spor yapacak arkadaşlar edinme olanağı da bulur. Spor yapan bir insan formunu geliştirdikçe kendine güveni artar.

Spor yapmak kalbin ve akciğerlerin daha iyi çalışmasını sağlar. Spor yapmak solunum organlarını ve kasları kuvvetlendirir. Spor vücudun erken yaşlanmasını önler.

SAĞLIKLI SPOR NASIL OLMALIDIR?

Kalp hastalıklarından korunmak için “spor yapın” denildiğinde insanlar genellikle spor merkezlerine gidip, karmaşık ve ağır sporları yapmayı akla getiriyor. Halbuki ne yazık ki bu doğru değildir.

Çalışmalar bize şunu göstermektedir: Sağlıklı insanlarda, kalp hızının yaşa göre hesaplanmasıyla elde edilen değerin genelde %70’i kadar bir kalp hızına ulaşacak egzersizler uygun olduğudur. Bir başka deyimle, bazal (istirahat kalp hızının) %70’i kadar kalp hızına ulacak tempolu, kesiksiz bir egzersiz programı kalbi de koruyan doğru bir bir programdır. Örnek vermek gerekir ise, yürüyüş, yüzme, bisiklet gibi aktiviteler bu klasmana girmektedir. En az 35 dakikalık tercihen 45-50 dakikalık, haftada en az 5 gün süreyle yapılacak bu tür egzersizler kalbi koruyucu etki göstermektedir. Özellikle 30. dakikadan sonra enerji kaynağı olarak yağların yanmaya başlaması ve bu egzersizlerin 40-50 dakikaya çıkmasıyla, 1 ile 4 saat kadar sürede yağların yanarak enerji kaynağı olarak kana karışması mümkündür.

Bu önemli bir bilgidir. Zira yapılan çalışmalarda, düzenli egzersiz yapan hastalarda koroner arter hastalarında (koroner damar dediğimiz kalbi besleyen damarların kısmı tıkanıklıklarında) kan akımının eskiye göre arttığı görülmektedir. Yani uygun beslenme, düzenli egzersiz ve kan kolesterol seviyelerinin düşürülmesiyle, (kötü huylunun düşürülmesi ve iyi huylunun ancak düzenli spor ile yükseltilmesi ile) başlangıç halindeki koroner kalp hastalığında bir işlem geçirmeden iyileşmek mümkündür.

Bu konuda çok dikkat edilmesi gereken diğer bir konu ise egzersize başlamadan önce gerekli ısınmanın yapılmasına çok dikkat edilmesidir. Isınmadan yapılan spor ve ani efor sarf edilmesinin kalp krizi ve ani ölümlere davetiye çıkardığına dikkatinizi çekmek isterim.

Ayrıca hem hastalıklardan korunmada hem de egzersiz programı öncesi, sonrasında beslenme tarzında miktar ve zamanlamaya dikkat edilmelidir. Özellikle kalp ve damar hastalıklarının korunmasında hayvani yağların tüketimini azaltılması ve daha çok sebze, baklagiller ve balık gibi gıdalara ağırlık verilmesi önerilmektedir. Hemen yemek sonrası dolu mide ile yapılacak sporun koroner kalp hastalarına oldukça zararlı olduğunu biliyoruz. Ancak spor, aç karınla da yapılmamalıdır.Düzenli yapılan sporun, kalp hastalığına sebep olması söz konusu değildir; ancak daha önceden var olan ve bilinmeyen, kalbin romatizmal kapak hastalığı, hipertrofik kardiyomyopati gibi kalp kasının fazla geliştiği hastalıklar, erken gelişen damar sertliği, koroner arter dediğimiz kalbi besleyen damarların doğuştan anomalileri ve kalbin bazı yapısal hastalıkları bazen spor esnasında önemli ritim bozuklukları, bayılmalar, kalp yetersizliği ve hatta ölümlere dahi sebep olabilir.

Ancak bilinçli ve kontrol altında yapılan bir egzersiz ile sporun kalp krizini tetiklemesinden değil, aksine koruyucu özelliğinden bahsetmek gerekir.

Kişisel Yönden Sporun Önemi: İyi bir moral ölçüleri içerisinde gelişmiş kemik, kas yapısı ve iyi bir duruş alışkanlıkları kazandırır.

Kültürel zevk, duyarlılık sağlar.

Serbest zamanları değerlendirme davranış ve becerileri kazandırır.

Toplumsal Yönden Sporun Önemi: Yeni bir gün ve faaliyete istekli ve kuvvetli başlamayı sağlar.

Toplumsal sorumluluğu geliştirir. Kendini kontrol etmeyi, başkalarına kurallara saygıyı öğretir.

Ölçülü ve planlı bir şekilde çalışmayı ve dinlenmeyi öğretir.

Birlikte olma, birlikte iş yapma ve bireyin toplumda kendisini belirlemesine olanak verir.

Gençler için Spor Eğitiminin Önemi: Spor etkili ve çekici bir eğitim unsurudur.

Bireyi topluma hazırlar.

Kişiyi toplumun en önemli ve onurlu bir üyesi yapar.

Genç nesillerin yapıcı, yaratıcı ve üretici olmasında sosyal kaynaşma ve kültürel kalkınmaya büyük etkisi olmaktadır. Spor bir tedavi yöntemidir.

Toplumların eğitim ve kültür düzeylerini artırır.

BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ