Reklam
Reklam
Reklam
Ödemiş Kent Gazetesi

HAKKARİ

MEHMET TOP

MEHMET TOP

Hakkari ili yeryüzü şekilleriyle ön plana çıkan ve bir bütün olarak yüksek bir bölge olması nedeniyle farkındalık yaratan bir ilimizdir. Zira ilin %80’den fazlasının dağlık alanlardan oluşması bölgeye şekilsel bir zenginlik kattığı gibi, görsel anlamda da bir zenginlik sağladığı muhakkaktır. Sıradağların geniş yer kapladığı Hakkari, dünyanın çok az yerinde görülebilecek derin vadilere sahiptir. Bu derin vadilerden hızla akan akarsular ki, özelliklede ilkbahar aylarında kar erimeleri ile birlikte suların yükselmesi neticesinde, görsel bir şölene ev sahipliği yapmaktadır. İlde yer alan yüksek dağlık alanlar genel olarak doğu-batı doğrultusunda sıralanmış olmakla beraber, sahanın orta miyosende topyekun yükselmesi esnasında Zap Suyu ve onun yan kolları dağlık alanı kuzey-güney yönünde yararak dik ve derin vadilerin oluşmasına neden olmuştur. Şüphesiz dağların ve derin vadilerin varlığı ildeki düz ve ovalık alanların varlığını sınırlandırmış ve %2’ler gibi çok küçük bir alanda kendine yer bulmalarına neden olmuştur. Türkiye’nin güneydoğu ucunu oluşturan, doğuda İran ve güneyde Irak sınırına kadar uzanan Hakkari ili, Türkiye’nin en arızalı topografyaya sahip dağlık yörelerinden biridir. Doğu Anadolu Bölgesinin güneydoğusunu oluşturan ve “Hakkari Yöresi” olarak adlandırılan bu alan kuzeyden Asya ve güneyden Arabistan platformlarının bir birlerini itmeleri veya diğer bir ifadeyle yaklaşmaları neticesinde sıkışmış ve yer yer kıvrımlar oluşturmak ve yer yerde kırılmak suretiyle yükselmiştir. Yükselen bu dağlık alanlar genellikle kuzeyden güneye ve doğudan batıya uzanan akarsularla parçalanmış çok dik ve derin vadilerin oluşmasına neden olmuştur. Şüphesiz yörenin bu oluşum sürecinin jeolojik zaman dilimi içerisindeki yerinin yeni sayılması ve maruz kaldığı basınç, morfolojik bir birim olan ovalık alanların son derece sınırlı alanlarla temsil edilmesine neden olmuştur. Bilindiği üzere sıradağ oluşumunun önemli bir bölümü 3. Jeolojik dönemde gerçekleşmiştir. Oluşumunu büyük ölçüde 3. ve 4. jeolojik devirlere borçlu olan ülkemiz bu nedenle genç bir yapıya sahiptir. Hakkari ili bu özelliğin belirgin olarak görülebileceği bir yerdir. Dağların yüksek ve sivri dorukları, derin uçurumların olduğu vadiler, düzlük sayılabilecek alanların azlığı, engebenin çok fazla oluşu bunun en açık göstergesidir. Türkiye’de Alp-Himalaya Kıvrım Sistemi içerisindeki sıradağlar, kuzeyde Kuzey Anadolu Dağlarını (Karadeniz’e paralel uzanan), güneyde Dağlık alanlardan genel bir görünüm ise Toros Dağlarını oluştur. Hakkari il sınırları içerisindeki dağlar bu uzantının devamı olup Güneydoğu Torosları olarak bilinmektedir. Doğuya doğru genel olarak yükselme gösteren ülkemiz sıradağları Hakkari ilinde doruk noktasına ulaşır. Bu sistem içerisindeki Cilo Dağı (4.135 m), ülkemizdeki sıradağlar içerisinde en fazla yükseltiye sahip dağdır. Alp- Himalaya Kıvrım Sistemi içerisinde şekillendirilmiş olan Hakkari dağları, Arabistan, Anadolu ve Avrasya levhalarının hareketi sonucunda ortaya çıkmıştır. Bu durum, Güneydoğu Toroslar’ın doğu ucunu oluşturan Hakkari Dağlarını engebeli bir hale getirmiştir. Doğu ve güneydoğuya gidildikçe yüksekliği daha da artan bu dağlar, yukarıda da ifade edildiği üzere, buzul dağı olarak da bilinen Cilo Dağı’nın Reşko Tepesi’nde (Uludoruk) en yüksek noktasına ulaşmıştır. Hakkari ilinin en yüksek noktasını oluşturan bu tepe, Türkiye’nin en yüksek ikinci doruğudur. 4.060 metre yüksekliğindeki SuppaDurek’ten başka 3.800 metreyi aşan birçok tepenin yükseldiği Cilo Dağı’nın güneydoğusunda, İkiyakaDağı olarak da anılan Sat Dağı yer alır. Hakkari Dağları ile çevresindeki başlıca yükseltiler Samdi, İncebel, Tanintanin, Altın, Sümbül, Mordağ ve Çimen dağlarıdır. Hakkaribiyo çeşitlilik açısından oldukça zengindir. Hakkari ili ve çevresinde yükselti, eğim ve bakı faktörlerinin kısa mesafelerde çok değişiklik göstermesi, saha genelinde genel atmosfer sirkülasyonunun ortaya çıkardığı iklim içerisinde lokalklimatik alanlar ortaya çıkmakta, bu da bitki örtüsünün çeşitlenmesine neden olmaktadır. Şüphesiz bu durum aynı zamanda çok sayıda endemik bitki türlünün ortaya çıkmasına neden olmaktadır. Hakkari’de doğal kaynak envanteri yapılmamış olmakla beraber ildeki bitki türü sayısı oldukça çarpıcıdır. Ancak bunlar içinde özellikle biri Hakkari açısından önemli bir yere sahiptir. Ters Lale (Ağlayan Gelin) olarak adlandırılan bu çiçek kendine has görüntüsü ve endemik olması nedeniyle bir turizm değeri olarak ön plana çıkmaktadır. Hakkari’ninCilo Dağları ve yakın çevresinde doğal ortamda yetişen bu bitki Hakkari Valiliği ve ayrıca Kültür ve Tabiat Varlıkları Koruma Kurulu’nca koruma altına alınmıştır. Ters Lale, dünyanın en nadide çiçeklerinden biridir. Geçmişte Hakkari Bölgesi’nde yaşayan Asuri’lerin her sabah göbeğinden su yaydığı için ‘Ağlayan lale’ adını verdiği ve bu yüzden kutsal saydığı Ters Lale, günümüzde de çok değerlidir. Boyu 75 santimetreyi bulan, her dalında 6 lalenin ters büyüdüğü doğa harikası çiçek, özellikle son yıllarda açık ve kapalı alanlarda yetiştirilebilmekte ve önemli bir pazarı bulunmaktadır

BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
YAZARIN SON YAZILARI
- 30 Kasım 2021
- 27 Kasım 2021
- 24 Kasım 2021
- 22 Kasım 2021
- 20 Kasım 2021
- 16 Kasım 2021
- 13 Kasım 2021
- 9 Kasım 2021
- 8 Kasım 2021
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ