Reklam
Reklam
Reklam
Ödemiş Kent Gazetesi

Keçeciliğin Mimarı Keçeciliği Değerlendirdi

Reklam

Ödemiş Belediyesinin katkılarıyla, Öykam’da açılan serginin mimarı olan Emine  Keskin   Yurt içi ve Yurt dışındaki  açtığı sergilerle Keçeciliğin en güzel eserlerini  sunmaya devam  ediyor.

“ÇALIŞMALARIMIZ DİKİŞSİZ VE TEK PARÇA”

Keçe  Sanatçısı Emine  Keskin  Ödemiş Kent  Gazetesine yaptığı açıklamada “Amerika’da bir çok sergide, fuar ve festivallerde ülkemizin geleneksel keçesinin modern yüzünü tanıtıyorum. Bugünde burada Ödemiş Belediyesinin davetiyle geldik. Burada Dünyada da tanıtmış olduğum bir çok ürün ve üzerine de ilave ettiğimiz yeni çalışmalarımızla birlikte 130 tane parça ürünümüzü beğenilere sunuyoruz. Çalışmalarımız tamamen dikişsiz tek parça yekpare dediğimiz ürün gurupları ve oldukça ince, çalışmalarımız yün kalitesi oldukça iyi 17-18 ve 22 mikron aralığında çalışılmış ürünlerimiz var. Ev tekstili ürünlerimiz var. Halılar, yastıklar, kilimlerimiz var. Onun dışında giyim aksesuar olarak elbiseden ,şapkaya, ayakkabıdan, patiğe, çantaya bir çok ürünümüz yelpazemizle burada sanat severlerle buluştuk.” dedi.

“KEÇECİLİK UNESCO TARAFINDAN KORUMA ALTINDA”

Keçeciliğin  artık Unesco tarafından  koruma altında olduğuna dikkat çeken  Keskin “Keçecilik UNESCO tarafından koruma altına alınmıştır. Somut olmayan kültürel varlık miraslarımızdan onun için oldukça değerli, ata geleneğimiz tekstlin atası diye adlandırdığımız dünyada ilk tekstil kumaşlarımızdandır.  Tarihçesi milattan önce 3000 yıllara kadar,3. Yüzyıllara kadar iniyor. Oldukça değerli eskiden geleneksel tekme Keçecilik erkekler tarafından yapılıyordu, nedeni bedenle dövüldüğü için, “ Tende yoğrulan yün hamuru” diye adlandırılır. Tabi ki İslamiyet’le buluşması  göçer toplumların keçeyi Anadolu’ya getirmesi, kaliteli bir şekilde işlemesi saraylarda tanklarda kağnıların keçelerle yerleştirilmesi, değerli kişilerin öldüklerinde cenazelerinin keçelerle sarılıp defnedilmesi gibi önemli birçok yerde keçe kullanılmıştır. Aynı zamanda sofi bir yönü de var. Özellikle Konyada Mevlevilikte çok fazla kullanılmıştır. Dervişler tamamen arına bilmek için Allah katına yaklaşabilmek için, Derviş olabilmek için aylarca hamamlarda bedenleriyle keçe döverlerdi. Bu şekilde terbiye ederlerdi kendilerini, keçe demek arınmak demek, keçe demek saflık demek, temizlik demektir. Bütün keçelerin üzerinde ilahi bir güç vardır. El almayan Pirilerinden el alamayan bu keçe işini uzun süre sürdüremez maalesef, biz hobi olarak değil Keçeciliği tamamen yaşatmak adına varız. İstiyoruz ki kadınlarımız genç kızlarımız öğrencilerimiz okullarda veya normal hayatta atölyelerimize gelsinler eğitim alsınlar bu sanatı yaygınlaştırsınlar. Büyük bir Pazar sözkonusu, sağlıklı bir ürün, moren çağa uygun bie şekilde geri dönüşümü oldu keçenin biz istiyoruz ki kadınlar unu çoğaltsınlar ev ve ülke ekonomisine katkıları olsun.bu konuda devletimizin çok büyük destekleri var. Onun dışında da yerel yönetimlerin, bazı işletmelerin kurum ve kuruluşların, şirketlerin, mimarlarımızın biz keçecilerle buluşması gerekiyor. Ürünlerimizi görüp farklı ürünleri sürdürülebilir şekile getirmemiz gerekiyor. Bütün bu değerlerin yaşaması, yaşatılması için inşallah ileriki yıllarda çok daha iyi noktalara geleceğimizi inanıyorum.” dedi.

Haber : Turgay Konuralp

BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ