Reklam
Reklam
Reklam
Ödemiş Kent Gazetesi

SİZİN TARİKATINIZA DA…

AYHAN DAYAN

AYHAN DAYAN

Tarikat,‘yol’ demektir. Başta Allah yolu olarak ortaya çıkmıştır ama günümüzde din simsarı sapkın çıkarcıların en önemli kandırma yolu olmuştur. Bunlara kananların cahili eğitimlisi yok, adam o yöne eğilimliyse baya baya yoldan çıkıyor. Parasını da veriyor, namusunu da, beynini de…

Sosyal medya sayfalarını çoğunlukla meşgul eden konulardan biri de bilmem kim tarikat şeyhi ve onların cinsel istismarları. Aralarında öyleleri var ki sanki almışlar dini, cinsel bir dünyanın içine oturtmuşlar, başak bir şey düşünemiyorlar. İşte geçen hafta içinde mideleri bulandıran bir olay daha yaşandı. Aklımın almadığı hadi kandıran var, peki bu yaştaki bir kız çocuğunun ana babasında da mı hiç akıl yok. Ses vermesi gereken diyanete bakıyorsun yine ses yok. Ses vermemek olayı ört bas etmek; ses vermemek, olaya sahip çıkmak ve hatta desteklemekten başka ne anlam taşır. 

Sanırsınız ki tarikat üyesi olmadan, şeyhin el eteğini öpmeden Müslümanlık koşulları yerine getirilmiyor. Ortalık son dönemlerde din adına kılıf uydurmuş, çoğu cinsi sapıklığa uzanan sapkın sözde şeyhlerle doldu kaldı. Bu nasıl bir beyindir, hadi kandıran çıkar peşinde. Peki ya kanan? Yahu Allah sana akıl fikir vermiş, insan bu kadar mı basiretsiz olur, olmadık şeylerin peşinden gider. Kur’an ve Peygamberin neyine yetmedi? Allah böylelerine gerçekten de akıl fikir versin. Ben özellikle bu sayfalarda son dönemlerde aynı konuya sürekli vurgu yapan yazılar yazıyorum. İnsanların gözlerini açmaya, sapkın ruhlu din simsamlarına zavallı vatandaşların alet olmasına acıyorum, insan hayretler içinde kalıyor.

Son dönemlere şöyle bir bakın. Meydan boş ve fazlasıyla yumuşak, hatta destekleyici bulununca ortalıkta tarikat adı altında sapkın ruhlu insansılar ve onların peşlerinden koşan neydiği belirsizler doldu kaldı. Sanırsınız ki gerçek anlamda haşa Kur’an’ı hükmü yok ama bu pek çoğunun yüzlerinde insan siması bile kalmamış, pejmürde kılıklılar ahkâm keserek hüküm dağıtıyor. Hali vakti yerinde olan hatta üniversite eğitimi alanlar ve hatta akademik anlamda en üst seviyeye ulaşanlardan bile bu sapkınların peşinde koştuğunu görmek insanı hayretlere düşürüyor. Peygamberlerin bile kendilerinin en yakınları olduğu halde kendilerine tabi olmayan, asileşen ve sapkınlaşanları bile kurtaramadığı bir dünya inanç sisteminde sözde belli bir seviyeye ulaşmışların sözde tarikat şeyhlerine kendilerinden geçercesine bağlılık göstermeleri üzerinde durulması gereken ciddi bu konudur.

Öte yandan ülkemizde din kavramını temsil eden en büyük resmi kuruluşu olan diyanetin böylelerine gereken tepkiyi vermemesi hatta sanki dolaylı olarak destekler nitelikte bir izlenim vermesi konunun başka düşündürücü yönüdür.

Bir vatandaş olaya tepki olarak sosyal paylaşım sitesinin sayfasından şöyle demiş:

“Sapık tarikat şeyhinin tutuklanması yetmez. 12yaşındaki çocuğu mehdi karısı olacaksın deyip odasına gönderen anne baba da tutuklansın.”

Ünlü İngiliz devlet adamı WhinstonChurcill aynen şunu söylüyor:

”Türkleri savaşarak, asker ve silah kullanarak asla yenemezsiniz. Türklerin sadece din adamlarını ele geçirip, onları kullanın. Onlar zaten devleti yıkarlar.” 

Bunu demesinin nedeni Türklerin asker millet olmasındandır. Din adamlarını ele geçirin demesinin nedeni de, bu zihniyetin milli olmadığını, milli düşünmediğini bilmesinden ve bu yüzden kolay ele geçirilebilir olduğunu apaçık görmesindendir.

İsrail’deki hahambaşı aynen şu itirafta bulunuyor:

“Türkiye’deki 72 tarikatı biz kurduk.”

Yaşamını Kur’an’ araştırmasına adamış Prof. Dr. Mehmet Okuyan hocanın söylediği gibi:

“Allah kulunu cehennemine atacak ama senin şeyhin onu oradan çekip çıkaracak öyle mi? Haşa, senin şeyhin daha mı büyük bir kudrete sahip? Hadi oradan!”

Laf ebesi bir şarlatan yıllardır çıkıp diyor ki:

“Eğer öteki dünyada falanca cemaatin filanca kolundan dersen seni doğrudan cennete gönderirler.”

Mustafa Kemal tekke ve zayileri kapattığında en çok tepki gösterenlerin başında İngilizler geliyordu. Neden mi? Nedeni açık değil mi? Çünkü fitne merkezleri kapatılıyordu.

“Arkadaşlar, efendiler ve ey millet, iyi biliniz ki, Türkiye Cumhuriyeti şeyhler, dervişler, müritler, meczuplar memleketi olamaz. En doğru, en hakiki tarikat, medeniyet tarikatıdır.” diyordu Mustafa Kemal.

Şöyle aklımız başımızda, mantıklı düşünerek şu gerçek sonuca net biçimde varıyoruz: Atatürk’ün “Tarikat ve Cemaatleri” neden kapattığını 100 yıl sonra yaşayarak anlıyoruz. O da anlayana…

BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ