Reklam
Reklam
Reklam
Ödemiş Kent Gazetesi

YAŞAR EYİCE

YAŞAR EYİCE

İbn-i Sina, ‘Öfke karaciğeri, keder akciğeri, üzüntü mideyi, stres kalp ve beyni, korku böbrekleri yorar.Bunları vücutta artınca ve sürekli ise o organ hasta olur!’ demiş,Yanıtını da keyifli bir Pazar günü sabahı Gazeteci Murat Eştürk’tenaldım.Biz yandık desene!..Bu anlatılanları yaşamayan herhalde yok gibidir.Bu arada yeni fark ettim.Mehmet Cemil Arı telefonla aramış,Tatil günü olduğu için dönmedim.Ama neden aradığını tahmin ettim.20 Mart günü fotoğraflı bir masaj atmıştı.Mehmet Cemil Arı Bey şöyle demişti.Yaşar Bey iyi günler.Bu kaldırım Bornova Atatürk Mahallesi Hürriyet Caddesi üzerinde,7 aydır yapılacak!İlgilenmenizi istiyorum, teşekkürler.Ben de ‘tamam’ anlamında bir işaret göndermişim.Ama şu ana kadar sözümü yerine getirememişim.İyi ki fark ettim.İlgilenmem nasıl olur?Ben yazarım, uyarmaya, dikkat çekmeye çalışırım yetkililerin,Sonra da aynen Konak Belediye Başkanlarından Ahmet Sarışın’ın notlarının altına yazdığı satırı koyarım.Sizbilirsiniz?’Aslında bu cümle aba altından sopa göstermektir…Yarın seçim olduğunda ne olacağını tahmin edin, gibi,Ama çoğu zaman seçime giremiyor bu gibiler.Halkın isteğini ve gönlünü yapmayanlar ‘kırmızı kartı’ vatandaştan önce, kendilerini aday göstereceklerden görüyorlar…

Yani partilerinden,Vatandaşlar duyarlı ama yetkililer yani görevi olanlar, bu işten geçimlerini sağlayanlar duyarsız…Sinek küçük ama mide bulandırıyor.Neden kulaklarını tıkıyorlar bir makama gelenler, neden?Belki de yine umursamayacaklar.Çünkü bu tiplerin tuzları kuru,Üst makamlardan duyarlı olup, ‘Neden?’ sorusunu soranlara ise binbir bahane uydururlar…Tüm ihalelerde şöyle bir madde vardır, mealen anlatayım.İşini en iyi şekilde yapacaksın, atıkları temizleyip atacaksın, tertemiz olarak teslim edeceksin!’Peki teslim alanlar bunu görmüyor mu?Nedir ne oluyor?’ sorusunun yanıtını da söyleyeyim, eksik kalmasın,Biri bebekli iki kadın dengesini kaybederek düştü,Neler söylediklerini tahmin edersiniz.İnanmayan Bornova’da Atatürk Mahallesi Hürriyet Caddessi No: 167 adresi ve etrafındaki evlere gidip konuşsunlar, ‘Doğru mu, yanlış mı?’ diye sorsunlar.Dahasıvar!Bir araç sürücüsü direksiyon hakimiyetini kaybetti bir evin bahçesine girdi.Allahtan can kaybı yok.Onarım henüz yapılmadığından aynen duruyor.Daha ne anlatayım, ne yazayım?En iyisi bir anımı anlatayım:

ELOĞLU YAPIYOR

Paris’te idim, yani Fransa’da,En lüks semtlerden Aragon’da akşam saatlerinde, kaldırım üzerinde büyük bir çalışma vardı…Şantiye gibi dersem işin, çalışmanın büyüklüğü anlaşılır.İnanın ertesi gün saat 10 civarında oradan yine geçtim.İşi bitirmişler, bir gram atık bile yoktu…Yani ne kum, ne çimento artığı vardı.Ne yapmış, nasıl çalışmışlar, nasıl kapatmışlar, nasıl hiçbir şey olmamış gibi dev içinde insanların çalıştığı çukuru kapatmışlardı?Anlayamadım!

Sadece gıpta ettim.Neden bizim kiler yapamıyor, en basit bir yamayı bile?Eğitim mi yok, bilgi mi yok, kafa mı yok?Neeksik?Para da bol bu işlere,Gani deriz ya!’ öyle…Ama…İşte ‘ama’sıvar.Yani birkaç gün içinde İzmirlinin buluşma yeri Çankaya’nın göbeğinde tarihi ve değerli Atlas Oteli’ni hizmete açıp, işletmeye başlayacak, turizmin duayen ismi Muzaffer Tağıl tüm hazırlıklarını bitirdi.

Sanıyonum, pandemi sonrasında dostlarımızla buluşacağımız önemli bir mekan Atlas Otel’de kahvelerimizi içerken, yaşadıklarımızı konuşacağız.Gerçek üstat Muzaffer Tağıl günlüğünde şunu yazmış:Baban öldüğünde nasihatin ölür.Annen öldüğünde ışığın söner.Kardeşin öldüğünde sağ elin kırılır.Kız kardeşin öldüğünde gülüşünü kaybedersin.Arkadaşın öldüğünde gözlerin kör olur.Ve hayat o kadar kısa ki, nefrete, kıskançlığa, ikiyüzlülüğe ve düşmanlık yapmaya değmez.Bugün buradayız ve yarın yokuz.  Sen gülümse ve seni kıranları affet, ne zaman gideceğimizi bilmiyoruz!’Doğru söze ne denir?Ama ben şimdiden, yürekten; ‘Hayırlı işler, kısmetiniz bol olsun, güler yüzünüzün, ‘emeğinizin karşılığını inşallah alırsınız!’ derken, şu notu yazdım.Anlattığın gibisin ama bazılarına değer mi?Karar veremiyorum!

Hatta seçildikten sonra memleketine giderek ailesine kendisini yetiştirdikleri için teşekkür etti.Gençlik kollarındaki o deli dolu, daha doğrusu ‘delikanlılık’ günlerini çok çabuk üzerinden atabildi.Benim söylemek istediğim çıraklık ve kalfalık devrini çabuk üzerinden attı.O dönemde, yani AKP’nin ilk kuruluş yıllarında birileri, yarışta geride kalınca mealen şöyle diyorlardı:Teşkilat, delege dikkate alınmıyor.Örgüt’ sözcüğü yanlış anlaşıldığından ya da birilerine ‘ters’ geldiği için bu lafı ağızlarına almıyorlardı…

Hatta ben de bir yazı yazmıştımNe teşkilatından söz ediyorsunuz, parti daha yeni kuruldu.. Çoğu kimse birbirini tanımıyor..’ diye…Tabii ki parti içindeki rakiplerine hiç kaşıyacak tırnak vermezse…Ama bu hafta ilk faulü yaptı, ya da yaptırdılar…Unutmamak gerekir.Taş uzaktan gelmez!Olayı anımsatayım.Bu arada 1960’lı yıllardan bir anımı paylaşayım.İzmir’in Adalet Partili dönemlerinde, şimdi Karabağlar olarak bildiğimiz yörede, ‘Yeşilyurt Belediyesi’ vardı.Belediye Başkanı da ‘Arap Şükrü’ idi.Arap Şükrü, gerçekten sevilen ve sayılan bir belediye başkanı idi.Bir gün CHP’yi destekleyen Demokrat İzmir Gazetesi’ne bir ihbar geldi.Arap Şükrü sabıkalıdır… Belediye Başkanlığı yapamaz!’ diye,Yasalar buna imkan tanımıyordu.Araştırma görevi Kuşadası’ndan İzmir’e gelen muhabir Akın Kıvanç’a verildi.Ama araştırmasında her kapı kendisine kapanıyordu.Bu arada ihbarı yapanı buldu ve ondan öğrendi.‘Konya Karaman’da bir suçtan dolayı 6 ay hapis yattı!Akın Kıvanç, ‘Git gel 6 saat’ diye adlandırılan Konya’ya gitti.Ve girişkenliği kadar kendisini sevdirerek belgeyi buldu.Demokrat İzmir Gazetesi, şimdi nasıl CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu bazı iddialarının belgesini birilerinin gözlerine sokar gibi sunuyorsa,  aynı şekilde ‘işte belge’ diyerek manşetten yayınladı.

O yıllarda devlet memurları, yöneticiler, korkusuzca olayların üzerlerine gider ve gazete haberlerini ‘ihbar’ kabul ederek işleme koyarlardı.Ve hemen koğuşturma ve soruşturma açıldı..Sonuçta Başbakan Süleyman Demirel’in de, neredeyse ‘Bir numaralı adamlarından biri’ sayılan Arap Mustafa’nın İzmir Yeşilyurt Belediye Başkanlığı iptal edildi.Burada belirtmek boynumun borcu,Arap Şükrü gerçekten çok iyi bir belediye başkanlığı yaptı.KesinlikleAP’li CHP’li ayrımı yapmadı.Yani İzmir’de bir kusuru yoktu.Peki kendisini kim ihbar etti?Solcuların ‘Yoldaşım’ dediği gibi, çocukluktan bu yana birlikte olduğu yürüdüğü yedikleri içtikleri ayrı gitmeyen ve belediyede sağ kolu olan yardımcısı,Ne oldu, neden oldu, böylesine bir harekette bulundu, arkadaşını yaktı?

Bu kısmını bilmiyorum.Bilenler arasında İzmir Gazeteciler Cemiyeti Onursal başkanı Erol Akıncılar, Attila Bediz, rahmetli Kaya Çelikkanat ile NurdoğanTaçalan ile belki Attila İlhan idi…

Kendilerine ‘nedenini’ sormadım.Ama şunu öğrendim.Özellikle siyasette kimseye güvenilmez.Her kuruş de yerli yerinde harcanmalıdır.Kimi bir şekilde beslemeye kalkarsanız, hep daha fazlasını ister.Ve sizin açığınızı arayarak nankörlüğünü gösterir.ThomasD’acquinas isimli biri şöyle bir laf etmiş,İnanan için açıklama gerekmez, inanmayana ne kadar açıklasan yetmez Çıplak gözle görüleni bile reddedenler için söylemiş bu sözü.

BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
YAZARIN SON YAZILARI
- 12 Ekim 2021
İYİ Kİ YAZMIŞIM! - 7 Ekim 2021
- 4 Ekim 2021
- 25 Eylül 2021
DEVAMI GELMELİ - 23 Eylül 2021
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ