Reklam
Reklam
Reklam
Ödemiş Kent Gazetesi

Mustafa Solak Tarihçi Yazar

Mustafa Solak Tarihçi Yazar

Atatürk, “içinde bulunduğumuz bataklıktan Almanlarla beraber kurtulmak zaruri ise de, Almanların bu zaruretten ve harbin uzamasından istifade ederek bizi sömürge şekline sokmak ve memleketimizin bütün kaynaklarını kendi ellerine almak siyasetinin karşısındayım” sözüyle Almanların her dediğine boyun eğmeye ve cephe komutanlıklarının Almanlara verilmesine karşı çıkmıştır. Almanların Irak harekatı noktasında niyetlerini de “Irak hareketini, memlekete yerleşmesi için vesile olarak gördü. Hakikatte, ideali bütün Arabistan’ı Alman idaresine almaktı” sözüyle değerlendirmiştir.

1. Dünya Savaşı bitip Mondros Ateşkes Antlaşması imzalandığında görevde bulunduğu Suriye cephesinden hükümet ile yazışarak emperyalistlerin ihtiraslarının frenlenmesi gereğini vurgular. Örneğin İngilizlerin istekleri konusunda şunu belirtir:

“Mütareke şartları arasında yanlış anlamaları giderecek tedbirleri almadan orduları terhis edecek ve İngilizlerin her dediğine boyun eğecek olursak İngilizlerin ihtiraslarının önüne geçmeye imkân kalmayacaktır.”

İTTİHAT VE TERAKKİ’NİN VATANSEVERLİĞİ

İstifası sonrası İstanbul’a gelen Atatürk İstanbul’da milli mücadeleyi örgütlemeye başlar. İngiliz Muhipleri Cemiyeti’ne karşı milleti uyaracaktır. Bu cemiyette olanlar, onun ifadesiyle geleceğini “İngiliz himayesini teminde arayanlardır.” Padişah Vahdettin, Damat Ferit Paşa, İçişleri Bakanı Ali Kemal, Sait Molla bulunuyordu.

İstanbul’da İtilaf devletlerinin temsilcileriyle de temas kurarak niyetlerini anlamaya çalışmıştır. Kendisinden özellikle İttihatçılarla bağlantısının olmayacağına dair garanti isterler dahası onları lanetlemesine yönelik çabalar olur. Bir gün Mösyö Frew adlı biriyle tanıştırılır. Frew “İttihat ve Terakki’nin cinayetlerini evvela tasdik etmelisiniz” dediğinde İttihat ve Terakki’nin vatanseverliğine vurgu yapar: “İttihat ve Terakki’nin temsilcisi değilim. Fakat müsaadenizle söyleyeyim ki, İttihat ve Terakki vatanperver bir cemiyetti. Başlangıcından çok zaman sonrasına kadar ben de bu cemiyet içinde bulundum. Cemiyet hiçbir vakit sizin bu aşağılamalarınıza hak verdirecek bir mahiyet almamıştır. Çok kusurları ve yanlışları olabilir. Ama vatanperverliği münakaşaların üstündedir.”

TÜRK VE KÜRT İÇİN “İKİ KARDEŞ IRK” İFADESİ

Atatürk Doğu illerinin Ermenilere verilmesine veya herhangi bir yabancı idaresine geçmesine mâni olmak için Türk ve Kürt’ün birlikte mücadelesine önem verir. Bu konuda geçen Kaynak Yayınları’ndan çıkan ve Atatürk’ün söz ve yazılarını içeren KÜRTLER kitabını da okumanızı öneririm.

28 Mayıs1919’da o zamanki adı Diyarbekir olan ilin milletvekili Kâmil Bey’e Kürtlerin emperyalist oyunlara karşı dikkatli olması noktasında şunları yazar:  “Diyarbekir’de Kürt Kulübü ile Türkler arasında bazı çeşitli muhalefet varmış. Bunun her iki kardeş ırk için ne elim neticelere sebep vereceğini siz çok iyi takdir edersiniz. İdare usulü, ırkların haklarının korunması gibi arada halledilecek aile meselelerinin dış düşmanın milli haklarımızı ve bağımsızlığımızı ayaklar altına almaya başladığı bugünlerde ortaya atılmış en büyük bir hıyanet olacağına, vatanın kurtarılması için milli birliğin hedef alınması bakış açısıyla, Kürt Kulübü’ne gerekli öğütlerde bulunulmasını memleket selameti adına rica eder, neticenin yazıyla bildirilmesini beklerim.”

Yine 16 Haziran 1919’da Cemil PaşazâdeKâsım Bey’i İngiliz Himayesinde Bağımsız Kürdistan projesinin “Ermenistan lehine İngilizler tarafından tertip edilmiş bir plan” olduğu konusunda uyararak “Kürtler ile Türkler birbirinden koparılmayı kabul etmez öz kardeşler” der.

Bu uyarılar yerini bulur. Atatürk 2 gün sonra 18 Haziran 1919’da 1. Kolordu Kumandanı Cafer Tayyar’a çektiği telgrafta İngiliz himayesinde bağımsız bir Kürdistan kurulması hakkındaki İngiliz propagandasının ve bunun taraftarlarının bertaraf edildiğini yazarak “Kürtler de Türklerle birleşti” müjdesini verir.Vahdettin’in İngilizlerle imzaladığı gizli anlaşma,Atatürk, İngilizlerle Damat Ferit’in kararlaştırıp imzaladığı, padişahın da onayladığı 12.09.1919 tarihli gizli anlaşmanın ele geçirildiğini belirtir. Anlaşmada, İngiltere’nin, “kendi mandası altında” Türkiye’nin bütünlüğünü ve bağımsızlığını üstleneceği, İstanbul, hilafet ve saltanat merkezi olacağı ve Boğazlar İngiltere’nin gözetimine ve kontrolüne tabi tutulacağı, bağımsız bir Kürdistan kurulacağı, milli hareketin önüne geçebilmek için Türkiye’de tesis edilecek olan yarı meşruti idareye karşı tepkileri önlemek için İngiltere’nin zabıta kuvveti ayıracağı yazılıdır.Suriye ve Irak’la Konfederasyon Planı,Atatürk emperyalizme karşı bölge milletleriyle de işbirliğine gider. Atatürk Halep’te Arap Milli Teşkilatı Başkanlığı’nın Suriye, Irak ve Türkiye’nin bağımsızlıklarını kurtaracak bir “Konfederasyon” teşkil eylemek veyahut gelecekte kararlaştırılacak tarzda bir iletişim kurmak maksadıyla birlikte hareket edilmesi talebini kabul etmiştir. Bu yönde 29 Şubat 1920’de Talat Paşa’ya mektubunda “Araplara karşı başından beri ifade ettiğimiz siyasi formül şudur: Her millet kendi dahilinde bağımsızlığını kurtardıktan sonra “konfederasyon” halinde birleşmek. Bu esas Araplarca memnuniyetle kabul edilmiştir.” diye yazar.Bolşeviklerle Ortak HareketKurtuluş Savaşı’nda emperyalizme ve güdümündeki Ermenilere, Gürcülere karşı Bolşevikler ve lideri Lenin ile dostluk sağlanmıştır. Fakat Bolşevik olmak ile Bolşevikliklerle ittifak etmeyi ayrı tutmuştur. Ona göre “Bolşevik prensiplerini kabul etmek, toplumsal bir meseledir” ve “bugünün işi değildir.Rusları tedirginliğe sürükleyecek siyasetten de uzak durmuştur. Dahası bu noktada Enver Paşa’yı da uyarır. Enver Paşa’ya 4 Ekim 1920’de yazdığı mektupta Ankara hükümetinin “Doğu’da bir dayanak noktası temini lüzumuna kanaat getirmiş olduğundan, Bolşevik Rusya Cumhuriyeti’yle ortak maksadın teminine ait bir anlaşma yapmaya teşebbüs etmiş” olduğunu belirterek, onu “İslam memleketlerinde ortaya çıkan milli harekâtı birtakım özel teşkilata bağlamak suretiyle düzenlemek ve birleştirmek hususundaki tasavvurlar ve teşebbüsler milli davamızın kati galebesi açısından her yönüyle faydalı ve şükrana değer” bulduğu için kutlamış; ancak dizginleri “Türkiye devletinin tedbir ve siyaseti elinde bulunmak ve ileride bağımsızlık ve belki milli mevcudiyetimize karşı olabilecek diğer yabancı bir devlet ve milletin elinde emellerin oyuncağı olamamak” ve Panislamizm siyasetinin izlenmemesi gerektiği noktalarında uyarmıştır.1 Aralık 1920’de Şark Cephesi Kumandanlığı’na yazdığı telgrafta da İngiltere’nin hilafet nüfuzunu kullanmak istediği halkların İngiltere’nin niyetleri ve Rusya ile dostluğu Panislamizm ve Turancılık siyaseti ile bozmamaları yönünde şu dikkatlerini eker.Batı emekçileri ve sömürgeler sermayedarların aletidir

Atatürk’ün batı ve sömürge emekçileri asındaki ilişkiyi tahlili, emperyalizmin temelini oluşturan kapitalist ilişkileri ne kadar kavradığını gösteriyor. Sömürge emekçilerinin, batı emekçilerinin ücretlerini azaltmak yönünde batı ülkeleri içinde kullanıldığını net olarak tespit ediyor. Şu cümlelerinde gerek batı gerek sömürge emekçilerinin sermayedarların aleti olduğu ve birbirlerine karşı kullanıldığını görebiliriz.Sömürge fethi ancak sermayedarların fazla miktarda artmasından memleket dahilinde kâfi bir kâr temin etmeyen sermayelerini daha verimli bir surette nemalandırmasına ve dolayısıyla işi azalan Avrupa proletaryasını daha ucuz bir surette istihdama yarar. Diğer taraftan son zamanlarda Batı’da büyük grevler esnasında sömürgeler amelesi kullanılmaya başlanıldığından, bu suretle

birçok grevler neticesizliğe mahkûm edildiği gibi, yavaş yavaş asayişi temin ve büyük şehirler proletaryasının gösterilerini dağıtmak üzere sömürgelerin askerleri kullanılacaktır. Dolayısıyla gerek Batı emekçileri gerek sömürgeler ahalisi sermayedarlar elinde yekdiğerini ezmeye yarayan bir alet halindedir.İşte bu noktada Atatürk, dahiyane bir siyaset izleyerek bu hakikatlerin ve Türklere yapılan seferlerin proletaryanın menfaatlerine zararlı olduğunun Batı işçisine telkin edilmesini ve sömürgelerin bağımsızlıklarının iadesi uğrunda hususundaki propagandanın artırılmasını Sovyet hükümetinden, Komünist Fırkası’ndan ve Üçüncü Enternasyonal’in İcra Komitesi’nden ısrarla talep edilmesini ister.Bizi Yutmak İsteyen Kapitalizm…Kapitalizme karşı bakışını da şöyle ortaya koyar.“Efendiler, biz bu hakkımızı saklı bulundurmak, bağımsızlığımızı emin bulundurabilmek için heyeti umumiyemizce, heyeti milliyemizce bizi mahvetmek isteyen emperyalizme karşı ve bizi yutmak isteyen kapitalizme karşı heyeti milliyecemücahedeyi (savaşmayı) uygun gören bir mesleği takip eden insanlarız.Atatürk, bugün laiklik karşıtlarına karşı AB, ABD’den medet uman kesimlere karşı emperyalizmden hayır gelmeyeceği o zamanlar bizlere şu sözüyle hatırlatmıştır:“Halbuki hangi bağımsızlık vardır ki, yabancıların nasihatleriyle, yabancıların planlarıyla yükselebilsin. Tarih böyle bir hadise kaydetmemiştir.Suriye’yi adam yapmak isteyen Fransa, kendi “evvela adam olsun”21/22 Aralık 1937’de Suriye Başbakanı Cemil Mardam ile yaptığı görüşmede Fransızların Alevilik meselesini ortaya attıklarını fakat Alevilerin “Türk” olduğunu savunan Atatürk Fransızlar Suriyelileri “adam yapmak” istemelerine “evvela kendileri adam olsunlar” diyerek sert çıkışta bulunur. Suriyelilerin zeki, modern ve nazik insanlar olduğunu, Fransızların terbiyesine ihtiyaçları olmadığını belirtir. Kendisinin Talat Paşa’ya “Suriye’ye, Irak’a bağımsızlık veriniz” teklifinde bulunduğunu cümlelerine ekler.Hatay meselesini Fransızları dışlayarak Suriye ile Türkiye’nin arasında çözmeyi önerir. Suriye’nin tam bağımsızlığını istediğini belirtir. Eğer Fransızlar mâni olursa Suriyelilerin ordusu olmasa bile Türkiye’nin ordusuyla Fransızlara mani olacağı ve ordunun geri çıkacağı hususunda kefil olduğunu açıklar. Suriye Başbakanına da ordu yapmasını önerir. Dahası Hatay’ı istemediğini, kendisi için Hatay’ın namus meselesi olduğunu ve Fransızlara bırakmayacağını da vurgular.

BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
YAZARIN SON YAZILARI
- 7 Ekim 2021
- 1 Ekim 2021
- 22 Eylül 2021
- 31 Ağustos 2021
- 28 Ağustos 2021
- 20 Ağustos 2021
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ