Reklam
Reklam
Reklam
Ödemiş Kent Gazetesi

OKU(ma)MAK ÜZERİNE

AYHAN DAYAN

AYHAN DAYAN

Geçenlerde bir paylaşım vardı şu ünlü sosyal medyanın paylaşım sayfasında. Aynen şöyle deniyordu:

”Süleyman Demirel Üniversitesi İnşaat Mühendisliği bölümünde okuyan bir üniversiteli “Ben hayatımda bir tek bile kitap okumadım.” diyordu.

Övünce, guruna bakar mısınız? Nasıl övünülmesin diploma için okumuş cehalet sürüsünün temelleri işte aynen böyle atılmıyor mu? Ondan sonra da üniversite bitirmiş, mühendislik, tıp, öğretmenlik okumuş birilerini zırcahil bir kendini bilmez istediğince evirir çevirir kandırır.

İşte geçmiş yıllardan televizyon ekranlarından yine bir başka örnek:

Bir ulusal kanalın katılımcılarca parasına tamah edilen genel kültür bilgi yarışmasında, hadi üniversite okumamış olsa hoş görülür de, kendisine yöneltilen bir edebiyat sorusuna “Yakup Kadri” ismini hiç duymadım, diyor. Düşünün bir kere, bu yanıtı bir üniversite mezunu genç veriyor, ne demek şimdi bu? Nasıl, neyle açıklanabilir?

Oysaki kitap okumak hayatı okumaktır. Türü ve içeriği ne olursa olsun her kitaptan alabileceğimiz o kadar çok şey vardır ki… 

Ülke olarak gerçekten de genel ortalamaya baktığımızda az kitap okuyoruz. Bu değerlendirme göreceli değil, Türkiye’de okuma yazma bilmeyenlerin oranı günümüzde bile nüfusun önemsenecek sayısını oluştururken, düzenli kitap okuma oranı ise sadece %0.01. Bu da demek oluyor ki Türkiye’de düzenli kitap okuyanların sayısı 1 milyon bile değil… Bu oranla da düzenli kitap okuma alışkanlığı nüfuslarının %21’ini oluşturan İngiltere ve Fransa’nın çok gerisindeyiz.

İşin bir de önemli bir başka boyutunu göz ardı etmemek gerekiyor. Okumak için önce okur ve yazar olmak gerekiyor. Her yönden kuru kuruya övünecek pek çok konu bulabildiğimiz ülkemizde kitap üzerine ve genel okuryazarlık durumu üzerine inanın övünülecek bir yanımız yok tam tersine yerinilecek yanımız çok. Örneğin geçen yılın konuyla ilgili verilerine şöyle bir göz atacak olursak ilginç istatistiki sonuçlarla karşılaşırız: 

Okuryazarlık istatistiğine bakıldığında, (25 yaş üstünde) Türkiye’nin yüzde 95.5’i okuryazar görünürken, yüzde 4.5’i ise okuma yazma bilmiyor. Okuma yazma bilmeyenler, cinsiyetlerine göre bakıldığında erkeklerin oranı yüzde 1.3’ken, kadınların oranı yüzde 7.5 olarak belirlenmiş durumda. Başka bir deyişle, her 100 erkekten 1.3’ü, her 100 kadından 7.5’i okuma yazma bilmiyor.

Tabii okuma alışkanlığımızda gözle görülür bir ilerleme var. Türkiye`de önceki yıl 42.626 yeni kitap basılırken, üretilen kitap sayısı 480.257.824 oldu. E-kitap satışları ise yüzde 100 arttı. Bu rakamlara göre Türkiye`de kişi başına 6,4 kitap üretiliyor. Yani “Türkiye kitap okumuyor” algısı yavaş yavaş kırılıyor. Yine de bu konuda istenilen rakamların bir hayli uzağındayız.

Uzmanlar, ebeveynlere seslenerek, çocuklarına kitap okuma alışkanlığı kazandırmalarını istiyorlar. Geleceğe bırakacağımız en büyük miras olan çocuklarımızın kitap okumayı alışkanlık hâline getirmiş insanlar hâline gelmeleri gerektiğini dile getiriyorlar. Böylece hem çocuklarımızın hem de milletimizin hayırlı, anlamlı ve değerli bir ömür sürebilmesinin olası olacağını söylüyorlar. Bize düşen de bu uyarıları dikkate alarak, çocuklarımıza okul derslerine harcadıkları vaktin en az aynısı kadar kitap okutturabilmek. Ben ve benim gibi düşünen ve olayın doğrudan içinde, daha doğrusu tam da merkezinde olan birisi için zaten bundan daha doğal bir düşünce uygulaması olamaz.

Bir insan gerçekten kitap okuma aşkına sahipse, her zaman mutlu olabilmenin yolunu da iyi bilir. “Kitap okuma alışkanlığım yok. Hemen sıkılıyorum.” gibi ifadeleri kullananlara rastlarız kimi zaman. Ama bir önyargı yüzünden, kıramadığınız kitap okuma sıkılganlığını yenmemeniz için hiçbir neden yoktur aslında. Ne istatistiki veriler, ne kitabın içeriği ne de yazarı bu algıya bir geçerli bir neden olmaz, olamaz. İsterseniz siz bir deneyin, her şeye karşın sıkılmaya başlasanız bile sakın ola kitabı elinizden bırakmayın. Zamanla kitap okumanın gerçekten de ne kadar güzel ve ne kadar anlamı bir eylem olduğunu göreceksiniz ve bunu derinden yaşayacaksınız.

Kitap okumak başlı başına bir kültürdür. Ta ilkokul dönemlerinden edinilmesi gereken bir kültürdür hem de.

Bir tutkudur kitap okumak. Yaşamın değerini anlamlandırmaktır. Yaşama başka bir gözle bakmaktır. İrdelemektir, sorgulamaktır. Başka dünyalara uzayan bir yolculuktur.

Kitap okumak, kişinin hem öğrenim hayatı hem de günlük yaşamında var olması gereken değerli bir olgudur aslında. Örneğin tarih okursa karşına dinlerin nasıl ortaya çıktığı çıkar.Jeoloji okursa karşına dünyanın 4,5 milyar yıl yaşında olduğu çıkar.Arkeoloji okursa karşına tüm Ortadoğu dinlerinin temelini oluşturan Sümer kültürü çıkar.Paleontolji okursa karşına dinozorlar çıkar. Fizik Kimya ve Biyoloji okursa da tüm bilimsel gerçekler çıkar.

Bu örnekler bağlamında aslında işin en ilginç yanı nedir biliyor musunuz? Hiçbir din kitabı yazmaz bunları. Yazan da üstü kapalı yazar, ayrıntıya girmez. Araya cahil, bağnaz ve yobaz sözde birileri girer, zaten onlar da öteden beri yaptığı gibi bilimle dinin ilgisini keser atar.

Yine de ısrarla kitap okumamaya devam ederseniz, açıkça inatlaşırsan hiçbir şey okuyamazsınız. Kalkar, sana ne söylenirse ona inanırsın, hem de körü körüne. Hep başkasının sana sunduğu bir hayatı yaşarsın,başkalarının doğrularıyla yaşamak zorunda kalırsın. Seni, herkes kandırır.Ama sen bunların hiçbirisini fark edemezsin bile.

Kitap okumak hayatın kendisini okumaktır. Kitap okumamak övünç duyulacak bir durum değildir, tam tersine utanç duyulacak bir durumdur.Her şeyin canına okuduğumuz şu dünyada bir tek kitap okumayı büyük oranlarda alışkanlık haline getiremedik ya… Yazıklar olsun bizlere. Vallahi de billahi de yazıklar olsun. Yalnızca bizlere mi? Açıkça siyasetin kirli girdaplarında çıkar üzerine kurlu amacını açıkça ve küstahça açıklayan bir kesim insansıların ”Bize okumuş değil, cahil kesim lazım.” diyenlerin niyetlerinin de ne olabileceğini çok iyi düşünün bir de.

BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
YAZARIN SON YAZILARI
DEVE - 21 Ekim 2021
KARGO - 30 Eylül 2021
AFGANİSTAN - 2 Eylül 2021
OTOBÜS KAZALARI - 26 Ağustos 2021
SEL - 19 Ağustos 2021
2021 YKS’NİN ARDINDAN - 12 Ağustos 2021
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ