Reklam
Reklam
Reklam
Ödemiş Kent Gazetesi

YAŞAR EYİCE

YAŞAR EYİCE

3 Mayıs’ın ‘Dünya Basın Özgürlüğü Günü’ olduğunu belirterek, bir soru yazmıştım.Sadece bir kişi, Güliz Güzeldiyar soruma yanıt verdi, ‘Özgür gününüz kutlu olsun, siz yine öyle hissedince, güzel olur!’ dedi.Sorumşuydu:‘Acaba basını özgür olmayan bir ülkede demokrasinin tüm kurum ve kurallarıyla işlediğinden söz edilebilir mi?’Yaradılış ve yetiştirilişim nedeniyle ben her yaklaşana ve habere hep önce ‘şüphe’ ile bakarım!Bayram değil, seyran değil eniştem beni niye öptü?’ diye düşünenlerdenim.Bir de hiç kimsenin hiç kimseye bir kişiye bile karşılıksız, ya da bir beklentisi olmadan maddi ve manevi destek vereceğine inanmayanlardanım.Madalyonun arka yüzünde ne var?’ diye düşünürüm.İyi niyet kimde?Sadece ve sadece sıradan vatandaşlarımızda,Bu bütün dünyada böyle…Unutmayalım;Aldanmak isteyen aldanır.Bir de şu atasözümüz var.Rüzgâr esen fırtına biçer!Avrupa Birliği Finansmanlarıyla ve büyük reklamlarla yürütülen sözde bazı projeler var ya, bunlara dikkat çekmek için yazdım.Normal projeler nedense hiç kabul edilmiyor…

Onlar mutlaka Türkiye’nin karnını kaşıyacak bir iki cümle ya da fikri ortaya, araya koyarlar.Bunu da şundan yazdım.3 Mayıs nasıl ‘Dünya Basın Özgürlüğü Günü’ ise aynı zamanda ‘3 Mayıs Türkçülük Günü’ idi…Büyüklerimiz ne diyordu?Varlığım Türk varlığına armağan olsun!’Acaba bundan yani ‘3 Mayıs Dünya Türkçülük Günü’nden kaç kişinin haberi ve bilgisi vardı?Ama Mayıs ayının ikinci haftası ‘Anneler Günü’ bunu bilmeyen var mı?Zaten malını satmak ve para kazanmak, insanların anne sevgisinden yararlanmak isteyenler, binbir takla atarak, mallarını mutlaka ve mutlaka pazarlayıp satıyorlar.Karıştırançok!Bu yüzden anımsatayım, aynen Bayram namazı gibi,Mayıs ayının ikinci pazarı ‘Anneler Günü…Haziran ayının üçüncü pazarı ise ‘Babalar Günü…’

Bayram namazlarında imam neyi anımsatır.İki salla bir bağla, üç salla bir eğil!’3 Mayıs Dünya Basın Özgürlüğü Günü’nün sadece gazeteciler için önemli olduğu düşünülüyor.Basın özgürlüğü sadece gazeteciler için değil halkın haber alma hakkı için de savunulmalıdır. Geçmişte birçok arkadaşımız insan haklarını, ifade özgürlüğünü savunduğu için zorluk çekti. Demokrasi ve özgürlük için basın özgürlüğünün, doğru bilgi alma hakkının sağlanması gerekiyor.

UYGULAMASI ÇOK ZOR

Medya yöneticilerinin bir başka konudaki görüşlerini de paylaşayım:

Söylenen şu,Emniyet Genel Müdürlüğü’nün yayımladığı ses ve görüntü kaydı alınmasını yasaklayan genelge, kolluk kuvvetlerinin yasalara aykırı eylemlerini gizleme çabasıdır. Yasal düzenlemeler dikkate alındığında genelgenin bir tür sansür uygulaması olduğu açıkça görülmektedir. Halkın bilgi edinme hakkı engellenmektedir. Bu genelge insan hakları ve özgürlüklerine aykırı yaptırımların daha da artacağı endişesini yaratıyor.Duyan da duymayan da olmuştur.Bazı kentlerimizde, ‘Basın Belada’ kampanyası başlatanlar, ‘2020 yılında gazetecilere toplam 226 yıl hapis cezası verildiği, 128 davada 274 gazetecinin yargılandığı, 101 gazeteciye soruşturma açıldığı ve 43 gazetecinin cezaevinde olduğunu belirtiyorlar.Her zaman olduğu gibi Avrupa’dan da mutlaka bir ses geliyor..Ama lehte ama aleyhteSöyledikleri hep aynı,Dayanışmaya önem veriyoruz!’Biz bunları ve bu lafları çok iyi biliyoruz.Bir örnek vereyim:Dünya Basın Özgürlüğü Günü Özel Oturumu’nda konuşan Avrupa Gazeteciler Cemiyeti Başkanı PaoloMagagnotti Türkiye’deki basın özgürlüğü mücadelesini desteklediklerini belirterek, ‘ug2Türkiye’deki gazeteciler ülkelerinde demokrasiyi yaşatmak için olağanüstü çaba içerisindeler, Türk gazetecilerle olan dayanışmamıza önem veriyoruz. Desteklemeye devam edeceğiz” dedi.

Avrupa Gazeteciler Cemiyeti Başkanı PaoloMagagnotti sözlerine şunları da ekledi.“Bu yılki Dünya Basın Özgürlüğü Günü’nü çok önemli bir slogan olan ‘Kamunun Bilgilendirilme Hakkı’ altında kutluyoruz, basın özgürlüğü ve interneti hedef alan ve dünya çapında artan saldırılara karşı birlikte ses çıkarmalıyız.Doğru söze bir şey diyemeyiz.Bir de Avrupa Parlamentosu Türkiye Raportörü NachoSánchezAmor’udinleyelim.NachoSánchez Amor, darbe girişiminin ülkedeki demokrasiyi zedeleyen uygulamalara sebep olduğunu belirterek, ‘Türkiye’de darbe girişimi sonrasında, iktidar demokrasiyi güçlendirmek yerine muhalefet ve medya üzerinde baskı yaratan uygulamaları tercih etti. Terörle mücadele yasası gazeteciler aleyhine işletiliyor, çoğu kez basın mensuplarına terörist suçlaması yapıldığını görüyoruz.’ diyor.

 BİTMEK BİLMİYOR

‘2021 yılının ilk üç ayına dönüp baktığımızda gazetecilerin hedef gösterildiğini, sokak saldırılarına maruz kaldığını gördük.Saldırganların cezasız kalması onları cesaretlendiriyor. 20 gazeteciye hapis kararı verildi. Basın özgürlüğünü tehdit eden gelişmeler var. Tiraj verilerini elde etmede zorluklar yaşanıyor.Bunları kabul ediyorum.

Ama,Yüzlerce gazeteci basın kartı bekliyor, bunun yanında pek çok meslektaşımızın kartı iptal edildi.’ Cümlesinin açılması gerekiyor.

Şöyle ki;Hâlâ, sevgilisine, şoförüne, aile efradına patronlar ya da yöneticiler tarafından dağıtılan basın kartları var…Bunlar araştırılıp bir an önce, isterse ‘ömür boyu olanlar’ bile olsa derhal iptal edilmelidir.Bunları koruyanlar da zaten bu sayede bir şekilde koltuklarını koruyanlar, ya da menfaati olanlar.Asıl korunması gerekenler ise gerçek haberciler..

Hak ettikleri eski sarı, şimdi turkuaz renkli basın kartlarının hak etmeyenlerin ellerinden alınıp bunlara verilmesi…İşte hukuksuzluğa olduğu gibi bunlarla da doğrudan mücadele edilmeli..Tabii ki kurunun yanında yaşın yandığını da görüyoruz.Bunların da bir noktada gasp edilen hakları verilmeli.İğneyi kendine, çuvaldızı başkasına batır!’ sistemine geçilirse, her şey daha doğru olur…Gerçek habercilerin hakları korunmuş olur.Diğerlerinin tuzu kuru…

‘Basın özgürlüğü demokrasinin vazgeçilmezidir’  diyerek kutlayacak mıyız?

Yoksa,Kaydetme, yazma, yasak!’ mı diyeceğiz, dedirteceğiz veya kendimizi birilerinin bir şekilde kullanmalarına izin verip, göz mü yumacağız.Dünya Basın Özgürlüğü Günü, Birleşmiş Milletler’in 20 Aralık 1993 tarihli kararıyla 28 yıldır, her 3 Mayıs günü kutlanmaktadır.Basın; meslek gereği, ‘Gazeteci olma hakkı’ nedeniyle haber yapar.Ama bu gerçek haberciler içindir.Gazeteci ise geçimini, iaşesini, gelirini sadece ve sadece mesleğinden yapan kimsedir.İş takipçileri, sözde danışmanlar, sözde patronlar, birkaç yerden, kurumlardan bir şekilde maaş alan, yararlananlar, haberini daha doğrusu fotoğraflarını satanlar kesinlikle bu meslek gurubundan, gazeteci sayılmazlar…Ama nedense bunların sesi daha fazla çıkıyor.Çünkü gerçek gazeteci, haberci, kameraman, ya da foto muhabiri bunları gördükçe gülüyor.Ama şunları da unutmamalıyız.Gazeteci hakkını Anayasamızdan alır. Her ne kadar bu hak, 1982 Anayasası ile kısıtlanıp 1990 yılı Türkiye İnsan Hakları Vakfı’nca ‘Basın İhlalleri Yılı’ olarak ilan edilse,2011 Dünya Basın Özgürlüğü Raporunda 154 ülkenin en sansürlü 112. Ülkesi olarak gösterilsek de Basın Özgürlüğü, Anayasanın 28. maddesi ve 5187 sayılı Basın Kanunu ile korunmuştur.Basın toplumun, öğrenme- haber alma hakkı üzerinden görevini gerçekleştirir.Fotoğraflar, kameraya alır, yazar; gazete, televizyon, radyo ve sosyal medyayı kullanarak yaygınlaştırır.Doğrusu budur…

Burada bir noktaya daha dikkat çekmek istiyorum, acaba bu işi hakkıyla yapan kaç kişi ve kurum bulunuyor.Dünyaları para olan, gelirden başka bir şey düşünmeyen, yandaş olup bir tarafa karşılığını alarak boyun eğenler oldukça ‘gerçek basın’dan laf edebilir miyiz?Demokrasinin olmazsa olmazı basın özgürlüğüdür!Ama bunu Atatürk düşmanlığı, hatta vatan hainliği düzeyinde yapanlara, yaptıranlara ne demeli?Toplum haber alma hakkını kaybederse, ülkemiz demokrasisini kaybeder. Kişilerin temel hak ve özgürlüklerinin korunması ve ifade özgürlüğü buna bağlıdır.

Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri AntonioGuterres, ‘3 Mayıs Dünya Basın Özgürlüğü Günü” nedeniyle bir mesaj yayınladı.Guterres mesajında, BM üyesi devletlere çağrı yaparak, ”Özgür ve bağımsız basını desteklemek için elinizden gelen her şeyi yapın” dedi

BİLL GATES VE MELİNDA GATES BOŞANIYOR

Dünyanın en zengin çiftlerinden Bill Gates ve Melinda Gates 27 yıllık evliliklerini bitirmeye karar verdiklerini açıkladı.Microsoft’un kurucusu Bill Gates’in Twitter hesabından ortak açıklamada çift, “İlişkimiz üzerine fazlasıyla düşündükten ve çalıştıktan sonra, evliliğimizi bitirme kararı aldık. Artık hayatımızın bir sonraki aşamasında bir çift olarak birlikte gelişebileceğimize inanmıyoruz. Yeni hayatımızda yolumuzu bulmaya çalışırken, ailemiz için mesafe ve mahremiyet istiyoruz” ifadelerini kullandı.

BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
YAZARIN SON YAZILARI
SESLERİNİ DUYURAMIYORLAR - 15 Haziran 2021
TAM DÜŞÜNDÜĞÜM GİBİ - 12 Haziran 2021
ATILIM BÖYLE OLUR - 9 Haziran 2021
GÜNDEME DAİR - 2 Haziran 2021
ANIMSADIKLARIM - 28 Mayıs 2021
GÜNDEME DAİR - 26 Mayıs 2021
GÜNDEME DAİR - 21 Mayıs 2021
GÜNDEME DAİR - 18 Mayıs 2021
GÜNDEME DAİR - 12 Mayıs 2021
- 5 Mayıs 2021
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ