Reklam
Reklam
Reklam
Ödemiş Kent Gazetesi

GÜNDEME DAİR

YAŞAR EYİCE

YAŞAR EYİCE

‘Bizlerin, Yahudi vatandaşlarımızı ve bu dine mensup insanları incitmek gibi bir kastımız olamaz. Bu art niyetli zatın niyetinin kötü ve başka olduğu bellidir, bunu özellikle vurgulamak isteriz.’ Diyerek bizlerin de görüşünü ortaya koyuyor Balkan kökenli yurtsever insanlarımızla aynı görüşte olduğumuz da ortaya çıkıyor.Bizleri üzen ve inciten bu müftünün asıl amacının Cumhuriyetimizin kurucusu Atatürk’e hakaret etmek olmasıdır. Bu hastalıklı bakış açısından yorulduk artık.Bu kişiye Kurtuluş Savaşı’nda neler yaşandığı, Cumhuriyetin nasıl kazanıldığı, Balkan Göçmenlerinin bu mücadeledeki etkinliği konusunda eğitim verilmelidir.Ama kim bunu yapacak?Bakalım; Cumhuriyet Savcılarımızdan beklediğimiz bu saygısız ve kötü niyetli kişi hakkında Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e hakaret, halkın bir kesimini aşağılama ve hakaretten derhal dava nerede açılacağı,Diyanet İşleri Başkanlığı’nın soruşturma açması yeterli değildir, bu zatın görevine derhal son vermesi ve bunun gibi meczupların kamunun hiçbir kesiminde kesinlikle görev verilmemesi en büyük dileğimiz,Herkesin yaşamında bazı renklerin önemi vardır.Örneğin ben ‘mavi’yiseviyorum.Mavi’ bana çok güzel şeyleri anımsatıyor.Maviinsana;Huzur, mutluluk ve sevgiyi işaret eder!Tam günümüze ve yaşımıza uygun değil mi?Daha düne kadar; mavi denilince aklımıza denizler, güzellikler, yelkenliler geliyordu…Bunları kıvançla ve umutla paylaşıyorduk.Bizim gibi düşünen ve yollarımızın kesiştiği, çok değer verdiğimiz insanlarla,Bu satırları programıma göre, yarın yani 25 Mayıs Salı günü yazacaktım…Ama Dikili’de, Ayvalık’ta, Karaburun’daki hafta sonu yaşanan felaketler üzerine ele almak istedim.Allah kimseye böylesine ani ve beklenmedik felaketler yaşatmasın.Maviyi, yani huzuru, sevgiyi ve mutluluğu tercih edenlere, yani herkese keyifli, bereketli yarınlar diliyorum…Sevgiyle kalın, yüzünüzden gülümseme eksilmesin, tüm isteklerinize, sevdiklerinize ve sevenlerinize kavuşun’ diyorum.Unutmayın, sevgi ve güzellik sizin kalbinizde olduğu kadar iki dudağınızın arasında,Korkmayın, çekinmeyin ve içinizden, beyninizden geçeni açıklamaktan çekinmeyinSabahın erken saatlerinde Urla’daki değerli komşum Ö. Haluk Narbey yine duyarlı bir vatandaş olarak dikkatimi çekecek bir mektup göndermiş,Kendisine ‘Keşke herkes Haluk Narbay gibi olabilse!’ diye yanıt verdim.Söyledikleri şunlar : Size yine önemli iki konu aktarmak istiyorum.

Bunlardan biri; İzmir Gaz ile ilgili.Sizde biliyorsunuz İzmir Gaz, Doğal gazı boru hattını Urla ‘yakadaruzattı.Çok güzel bir hizmet!Lakin her konuda olduğu gibi bunda da bir eksiklik var.Aboneler işlemlerini bulundukları beldede yani Urla’da gerçekleştirmiyorlar.İzmir Doğal Gazın Güzelbahçe şubesi olan Seferihisar Yelki’yekoşuşturuyorlar,Bu bir hizmet aksamasıdır.Tedbiri önceden alıp, doğal gazı götüreceğin bölgeye şubemi açacaksın.Umarım bu yanlışlıktan dönülür.

MAVİLİK GİTMESİN!

İkinci önemli konu da İZSU ile ilgili:Urla dere kenarına kurulu arıtma sistemi maalesef iyi çalıştırılamıyor.Toplanan pislikler dereye verilerek denize yönlendiriliyor.Bu güzelim körfezin kokudan kurtarılması için çokemekverisi.Çok da para harcandı.Atık merkezi çevresindekiler kokudan bıkmış usanmış durumdalar.İşin en önemli tarafı da mavi bayraklı ‘Urla Kum Plajı’ bu vasfını kaybedecek.Emeklere yazık olur.İlgililer uyuyorsa biz bir hatırlatma yapıp, vatandaşlık görevimizi yerine getirelim.‘Doktorların takımı’ Altay Yönetimine yeri gelmişken önerim şu:

Dokuz Eylül Üniversitesi’nin önemli ortopedisti, hiçbir maçını kaçırmayan, koyu Altaylı Prof. Dr.Mehmet Erduran ile hemen bir anlaşma yaparak ‘sağlık kurulunu’ oluşturmalıdır.Şu an aklıma geldi yine spor hekimi Prof. Dr. Çetin işleğen de bu kurulda, Dr. Şaban Acarbay’la ve diğer hekimlerle çalışmalıdır.Böylece sezon içinde, şampiyon Beşiktaş’ın düştüğü hallere düşmez…Basit görülen bu işlem özellikle futbolda öncelik taşımalıdır.Altınordulu doktorları tanımıyorum.Önceki yıllarda hatta yakın zamana kadar, hatta adını taşıyan hastane bile vardı.Aynı çalışma mutlaka ve mutlaka yapılmalıdır.Tabii ki şu ana kadar hizmet eden doktorlara da boFutbolda rezalet!

Nedir bu İzmir düşmanlığı?Ya da para ve şöhret hastalığı?Adamlar hazmedemediler…Ne spikeri, ne yorumcusu,Ne de diğerleri,Akılları sıra ince ince dokundurdular.Akılları sıra bazılarına mesaj verdiler…Geçin beyim geçin!Yemezler!Hem Altay’ımız hem de Altınordu’muz bileklerinin hakkı ile analarının hak sütü ile elde ettiler galibiyetleri ve finali oynamayın,Bence şimdi İzmir kamuoyunda…Tabii ki milletvekilleri ile yerel yönetimlerin hep birlikte bastıracak ve gerekenin yapılmasını isteyeceğiz…Nedir gereken?İzmir’in iki takımı da, yani hem ilk finalist Altay ile ikinci finalistimiz Altınordu elele süper lige çıkarılmalıdır.Örnekleri yok mu?Daha geçen sezon görmedik mi?‘Düşme yok!’ dendi ve iş bitti.Hep denir ya, ‘Şimdi birlik zamanı!’Evet İzmir’in ve Ege’nin el birliğiyle ‘haykırma’ zamanı…‘İstiyoruz!’ diyerek, tamamının yenmenin, elimizi öptürmemizin zamanı…Yarın değil, bugünden…İki takımımızın İzmir’de finali oynamasını değil, ‘Süper’ adı verilen ligde, Göztepe ile birlikte Altay ve Altınordu’nun da oynamasını sağlamalıyız.Futbolda uyuyan dev İzmir’i uyandırmalıyız.Unutmayalım.Futbol İzmir’de, Bornova’da başladı.Biz öğrettik bu İzmir’i küçümseyen sözde futbol adamlarına da, uzantılarına da,Mücadele neymiş gösterdi bizimkiler…Bizi mutlu ettiler.Göğsümüzükabarttılar.Bakın, dikkat edin.İzmir haberleri gibi,Aynen,Yanigörmek istemeyecekler başarıyı,Yazmakistemeyecekler.Belki iç sayfalarda küçük bir yer verecekler.Biz Çanakkale Boğazı derken onlar, ‘yandık’ diyecekler.Sayfaları çevirip, başka denizlerde balık avlayacaklar.Artık bunlara anladıkları şekilde yanıt vermeliyiz…

ÖNCE İZMİRLİYİM

Çifte kupalı Şampiyon Beşiktaş’ın Göztepe’yi yendiği o gece ben şunları yazmıştım: ‘Ben önce İzmirliyim… Ama Beşiktaş’ı kutluyorum… Şampiyonluğu hak etti… Göztepe’miz gerekeni yaptı!’Daha sonra koyu Karşıyakalı H. Osman Damar benim için şunları yazmıştı:‘Ben de öyle bilirim!Vatandaş Yaşar önce İzmirlidir.

Bornovalıdır!Mavi beyaz şimşektir ,yeşil kırmızıdır (kalbinin sultanını bulmuştur Karşı  yaka’da), Alsancak’ta Büyük Altay, Güzelyalı da Göz gözdür, Altınordu dur, Tatlı Mustafa’nın Yeşilova’sını da sever, Ülküspor’u her daim kalbindedirYeri geldiğinde Tirelidir,  Akhisarlıdır.Kısacası Ege den uzaklaşmaz.Beni benden güzel dile getirmiş ‘hasta’ Karşıyakalı Gümrkük Müşaviri Osman Damar…’

TEBRİKLE GEÇİŞTİRMEYELİM

Bahtiyar Fenerli ile Ersu Hızır şöyle diyor:Tebrikler ALTAY…Tebrikler ALTINORDU…İki İzmir takımından birisi Süper Lige çıkacak. Altay çıkarsa Altaylılar kazanır. Mustafa Necatiler kazanır.

Altınordu çıkarsa; liglerimizdeki takımlarda onlarca yüzlerce yabancı uyruklu sporcu varken, alt yapıdan yetişerek gelen Türk Sporcularından oluşan Bir takımın öyküsünü başarısını bizlere gösterecek. Tıpkı birçok yabancı sporcudan oluşan Samsunspor’u finale çıkarken elediği gibi.

Kazanan İzmir…Kazanan Türkiye olacak…

İŞTE GERÇEK

Günün ilk saatlerinde ‘Koyu Altınordulu’ Atilla Köprülüoğlu sanki benim düşünce ve görüşüme paylaşmış: Toplam dört maç oynamış.Birinde dahi kazanamamış.Hâlâ ‘futbol şansı Altınordu’dan yanaydı” diyen kibirli, üsttenci tavırlı rakip takım hocası..İzmir’deki maçta ev sahibi takıma 25 kişilik yer izni veren, basın tribününde bile koltukları bantlarla ayırıp kota koyan TFF.Tek tek maske burunları örtüyor mu kontrolü yapan temsilcileri.Ama Yeni 19 Mayıs Stadı’nda 500 kişiyi tribüne sokanlara göz yuman aynı TFF…

Burada notum:Altınordulu usta oyuncu ne dedi, maç sonrası:Biz çocuklarımızı, eşlerimizi bile İzmir’deki maça alamadık… Benim gördüğüm kale arkası da tribünler de dolu idi…’

BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
YAZARIN SON YAZILARI
- 12 Ekim 2021
İYİ Kİ YAZMIŞIM! - 7 Ekim 2021
- 4 Ekim 2021
- 25 Eylül 2021
DEVAMI GELMELİ - 23 Eylül 2021
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ