Reklam
Reklam
Reklam
Ödemiş Kent Gazetesi

GENÇ BAKIŞ AÇISIYLA DÜNYAYI YENİDEN İNŞA ETMEK

ÜMRAN AKÇA ATEŞ

ÜMRAN AKÇA ATEŞ

Kablolu telefon kullanan, hatta sık sık elektrik kesildiği için gaz lambasıyla ders çalışan, darbe dönemlerinde gençlerin kavgalarına ve daha sonra da onların cezalandırılışına şahit olmuş  bir nesildenim.

Televizyon olan evlerde bütün mahallelinin toplandığı, Dallas gibi aile içi entrikaların aile şirketine yansıyan renkli hayatlarını izleyip, şaşırmış, çok ilginç bulmuş, yargılamış ama hep birlikte izlemekten vazgeçmemiş olan bu nesil, ‘ normal, sıradan’ yaşam koşullarını,       ‘ ancak sıradan biri  olarak yaşanabilir’ şeklinde yorumlamıştır. Aslında okumaktan, düşünmekten, sorgulamaktan  uzak olan bu yaşam tarzı, televizyonun üstüne danteller ören, bilgisayarı dualarla açan çekingen, suya sabuna dokunmayan bireylerin  çoğalmasına katkı koymuştur. Nazım Hikmet’in şiir kitaplarının dahi toplatıldığı, pek çok kitabın yakıldığı, pek çok aydının öldürüldüğü, düşünenin zaman içerisinde toplumdan dışlandığı bu dönem, insani gelişimimizi  yavaşlatmış, ulusal ve uluslararası başarılarımızı azaltmıştır. Bu dönem özel olarak incelenmelidir.

Günümüzdeyse kendiyle barışık, özgüveni yüksek, öğrenmeye, araştırmaya meraklı, üniversiteler kadar tüm eğitim sistemini yeniden şekillendirecek kadar önemli genç bir bakış açısı var. İnternetten istediği tüm bilgilere nında ulaşan, çözüm odaklı, kavga etmeyi sevmeyen, kendi şarkısını söyleyen, dinamik bu yapı, kendilerine güvenilsin, iş imkanı sunulsun, istedikleri gerçekleşsin, yeni elbiseler giyilsin, sanat yeniden yorumlansın, eğlenilsin, mutlu olunsun isteyen bu bakış açısı çok değerli. Ön öğrenmişlikleri  nedeniyle çekimser değiller. Katılaşmış yargıları yok. Merakla, coşkuyla yaşama bakıyorlar.

Asma dalını bilirsiniz, kalın, kat kat olmuş gövdesiyle uzamaya çalışır.Ama yeni bir filiz ondan daha güzel üzümler verir, daha canlı bir yeşili vardır. Gençlik budur. Ailesinden aldığı güçle, geleceğe uzanmak, yeni umutlarla güne uyanmak ister. Hani eski bayramlar ne güzeldi diye başlayan sohbetler var ya aslında gençlik güzeldi, hissettiğimiz heyecan güzeldi, diyemeyiz çoğunlukla. O zaman gençlere fırsat verme zamanı gelmedi mi? Gençleri dinlemek, hatta onlardan öğrenmek bizlere iyi gelmez mi? Yolun başında bizim öğrendiğimiz çaresizliklerle, kısır döngülerle uğraşmalarına gerek var mı? Biz zorluk çektik diye -kaynanasından edindiği tecrübeleri gelinine uygulamaya çalışmak gibi- gencecik filizlere dert çektirmeye gerek var mı? Zaten de dert çekmeye gönüllü olmayacaklardır, evlatlarımızla kuşak çatışmalarına girmeye gerek var mı?Onlar zaten bendleri aşıp gürül gürül akmaya hazırlar.Onların enerjilerini doğru kullansak, bunun bize katkısı ne olurdu, bunu hiç düşündünüz mü? Bizler kavga etmiş, ihanete uğramış, hayallerimizi çalanlarla karşılaşmış, yorulmuş, sıkılmış olabiliriz.Bu yüzden gençleri korumak ve bizim çektiğimiz sıkıntıları yalamasınlar istiyor olabiliriz. Âmâ artık onlara  güvenme  ve  onları anlama vaktidir.

Kilitli spor sahalarına, dantelli örtülere, sevgiden veya korkudan örülmüş kafeslere gerek yok. Gençlik, yarınları inşa etmeye hazır. Onlara güvenelim, şans verelim, iş verelim, güç verelim. Onlara göre şekillenecek dünya bizlere de ilham kaynağı olacaktır.Gençler, geleceğe hazır. Enerjileri bu yeni döneme yeter. Bizim onlara destek olduğumuzu gösterelim. HEP BİRLİKTE DAHA GÜZEL BİR YAŞAM MÜMKÜN.HAYDİ GENÇLER SAHNEYE…

BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ