Reklam
Reklam
Reklam
Ödemiş Kent Gazetesi

TURGAY KONURALP

TURGAY KONURALP

“Herkes İçin Spor” ifadesinin ilk defa 1966 yılında Avrupa Konseyi tarafından gündeme getirildiğini görüyoruz. Yüzyıllardır spor, ciddi zamanlar dışında kalan boş vakitlerin değerlendirilmesinin amacı olarak görülüyordu. Ancak, 20’inci yüzyılın başından itibaren uzmanlar tarafından daha ciddi bir aktivite olarak görülmeye başlanmıştır. Avrupa Konseyi bu kelimenin anlamını genişletmeye çalıştı; onu kendi evrensel karakterinin bir parçası olarak gördü. 1975’ten itibaren UNESCO’da spor konusunda aktif bir rol oynamaya başladı. Nitekim 1980’de “Bütün Dünya İçin Spor Programı” (SportforallprogrammesThroughouttheworld) adlı bir rapor hazırlanmıştır. Bu sporun amacı, spora olan ilgiyi artırarak bireylerin yaşam düzeyleri ve sosyal faaliyetlerinin kalitesini yükseltmek onları suç işlemek gibi olumsuz eylemlerden uzaklaştırmaktır.

Bu tanım incelendiğinde, bir toplumda bulunan herkesin bu haktan faydalanması gerektiği; dolayısıyla şu veya bu şekilde ihmal edilmiş toplum gruplarında da sporun yayılmasının ilke edinildiği anlaşılmış olacaktır. Örneğin, tutuklu ve suçlular her ne kadar belli bir süre için hürriyetlerinden mahrum olsalar da eğitim, kültür ve spor haklarını muhafaza etmektedirler. Zira spor hakkı; eğitim, sağlık ve güvenlik hakları ile tanımlanan sosyal hak ve özgürlükler arasındadır. Ayrıca HİS, sporun demokratikleşmesi ve mümkün olan en fazla sayıda insana bu hakkı sağlama idealine dayanır.

“Herkes İçin Spor” kavramı Avrupa Konseyi Spor Gelişim Komitesi tarafından sosyal durum, sınıf, ırk, özür ve engelliliklerine bağlı olmaksızın spor yapmayı arzu eden herkesin serbest zamanlarını spor ile değerlendirmesi ve katılımının mümkün kılınması şeklinde tanımlanmıştır.

HİS, eğlence ve sağlığı kendi bünyesi içinde aynı zamanda gerçekleştirmeyi amaç edinmiştir. Spor kavramının Fransızca’da neşe anlamına gelen “de sport” kelimesinden türediği unutulmamalıdır. Neşe, eğlence ve oyunlar; kendisini geliştirmek gibi bir amacı olan sporcuyu motive eden asıl faktörlerdir. Bir başka gerçek de, HİS faaliyetlerinin fazla yorucu olmayan bir çaba, rahatlama ve eğlenme ilkesi doğrultusunda uygulandığı zaman en olumlu sonucun alınacağıdır. Spor yapanların daha sağlıklı oldukları olgusundan yola çıkarsak, sporun yaygınlaştırılması yoluyla bir yandan genel nüfus içindeki sağlıklı insan sayısının artması, öte yandan da genel toplum sağlığı ile ilgili standartların yükselmesi sağlanacaktır. Toplumdaki yetenekli sporcuların bulunup çıkarılması, sporun yaygınlaşmasının bir diğer sonucudur. Böylece, HİS’in amaçları arasında yer alan daha çok elit sporcunun ortaya çıkartılması hedefine de katkı yapılması mümkün olacaktır. Spor herkes içindir; yaşı ve cinsiyeti ne olursa olsun insanların eğlenmesi, kaynaşması, kendilerini iyi hissetmesi için iyi bir yoldur. Düzenli spor faaliyeti ister üst seviyede yarışarak ister parkta yürüyerek yapılsın, birey ve toplumu bir araya getirme, daha iyi bir yaşam kalitesi oluşturma ve sağlığı geliştirme açısından çok yararlıdır. HİS, serbest zaman faaliyetlerini herkesin faydalanacağı, hoşlanacağı, eğleneceği ve sağlığın koruyacağı derecede kolaylaştırmayı hedefleyen uluslararası bir programdır.

1927’de FrederikoGaelzer, Brezilya’nın güneyinde, Porto; Alegre kentinde halka açık bir dekorasyon merkezi kurdu. Fiziksel eğitim ve spor alanında bir öncü olan Gaelzer, sokaklarda ve meydanlarda oyunlar, kültür ve spor şenlikleri düzenliyordu. O zamana kadar ise bu tür faaliyetler, okul ve kulüp gibi kapalı yerlerde yapılmaktaydı. Aslında bu gelişmeye yol açan Brezilya kentlerinin boş arsalarında bir süreden beri oynanan futbol maçlarıdır. Gaelzer’in getirdiği yenilik fiziksel faaliyetleri kural ve normlara bağlamak ve yarışmadan çok katılıma önem vermektedir. 1923 yılında Sao Paolo’da ilk kez bir büyük kent merkezinde yapılan koşu bugün de sürmektedir ve uluslararası boyut kazanmış durumdadır. 19’uncu yüzyılda popüler jimnastik, İskandinavya ve Almanya’ da hükümetler tarafından büyük destek görmüştür. 1920’li yıllarda Alman halkı Weimar Hükümeti tarafından spor yapmaya teşvik edilmiştir. 1931’de Sovyetler Birliği, “Çalışma ve Savunmaya Hazır Olma” adı altında fiziksel eğitimi amaçlayan bir programı uygulamaya koydu. Endonezya’da rekreasyona dayanan kitle sporu, folkloru da içeren ve birkaç kuşak geriye giden bir kültür geleneğine dayanmaktadır. İsveç’te 1974-1975 yıllarında başlayan “tatil boyunca spor” (TtrimDurinkTheHolidays) kampanyasını 1976’da İspanya’nın aileye yönelik ve Belçika’nın özellikle 50 yaşın üstündekileri hedef alan etkinlikleri izledi. Batı Almanya’da “TrimDich” adlı dizi faaliyetler başlatıldı. Bu verilere dayanarak, “Herkes İçin Spor” hareketinin sadece bugüne özgü bir olay olmayıp geçmişten devralındığını, ancak sistemli bir hale getirilişinin oldukça yeni olduğunu söyleyebiliriz.

Her bireyin spor yapma hakkı vardır; spor, sosyo-kültürel gelişimde önemli bir unsurdur. Günümüzde rekreasyonel anlamda spor anlayışı giderek artmaktadır. Uluslararası Herkes İçin Spor Federasyonu 3 Nisan 1982 tarihinde Strazburg’da kurulmuştur.

BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
YAZARIN SON YAZILARI
- 23 Şubat 2024
- 21 Şubat 2024
- 19 Şubat 2024
- 16 Şubat 2024
- 13 Şubat 2024
- 12 Şubat 2024
- 9 Şubat 2024
- 7 Şubat 2024
- 5 Şubat 2024
- 3 Şubat 2024
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ