Reklam
Reklam
Reklam
Ödemiş Kent Gazetesi

1999 öncesi yapılar gözden geçirilmeli!

Reklam

Ödemiş Kent Konseyi mart ayı olağan genel kurul toplantı gündeminin 5. maddesi ise Ödemiş’in deprem risk durumu ve alınması gereken önemler konusuydu. Gündem maddesi hakkında konuşmak üzere TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası İzmir Şube Yönetim Kurulu Üyesi Reyhan PeştemalcıÜregel toplantıya konuk oldu.

JEOLOJİ YÜKSEK MÜHENDİSİ VE JEOFİZİKÇİ REYHAN PEŞTEMALCI ÜREGEL  DEPREM KONUSUNA DEĞİNEREK ÖNEMLİ BİLGİLER VERDİ

Jeoloji Yüksek Mühendisi ve Jeofizikçi Reyhan PeştemalcıÜregel, genel kurula hitaben bir sunum yaparak Ödemiş’in deprem risk durumu hakkında bilgi paylaşımında bulundu. Sunum deprem, levha tektoniği ve fay hattı gibi kavramların tanımlarının yapılmasıyla başladı ve Ödemiş’in depremselliği hakkında değerlendirmeyle devam etti.

Şu ana kadar Ödemiş merkezi bir fay tespit edilmediğini kaydeden Jeololoji Yüksek Mühendisi Üregel,  Depremin ne  anlama geldiğini sizlere bahsetmek istiyorum.Yerkabuğu içindeki kırılmalar nedeniyle ani olarak ortaya çıkan titreşimlerin dalgalar halinde yayılarak geçtikleri ortamları ve yeryüzeyini sarsma olayına “DEPREM” denir.Deprem, insanın hareketsiz kabul ettiği ve güvenle ayağını bastığı toprağın da oynayacağını ve üzerinde bulunan tüm yapılarında hasar görüp, can kaybına uğrayacak şekilde yıkılabileceklerini gösteren bir doğa olayıdır.Depremin nasıl oluştuğunu, deprem dalgalarının yeryuvarı içinde ne şekilde yayıldıklarını, ölçü aletleri ve yöntemlerini, kayıtların değerlendirilmesini ve deprem ile ilgili diğer konuları inceleyen bilim dalına “SİSMOLOJİ” denir.

Dünyanın iç yapısı konusunda, jeolojik ve jeofizik çalışmalar sonucu elde edilen verilerin desteklediği bir yeryüzü modeli bulunmaktadır. Bu modele göre, yerkürenin dış kısmında yaklaşık 70-100 km.kalınlığında oluşmuş bir taşküre (Litosfer) vardır. Kıtalar ve okyanuslar bu taşkürede yer alır.Litosfer ile çekirdek arasında kalan ve kalınlığı 2.900 km olan kuşağa Manto adı verilir. Manto’nun altındaki çekirdegin Nikel-Demir karışımından oluştuğu kabul edilmektedir.Yerin, yüzeyden derine gidildikçe ısının arttığı bilinmektedir. Enine deprem dalgalarının yerin çekirdeğinde yayılamadığı olgusundan giderek çekirdeğin sıvı bir ortam olması gerektiği sonucuna varılmaktadır.

Yer kabuğunu oluşturan levhaların hareketleri sonucu oluşan gerilme ve sıkışmalar, yer kabuğunun bazı bölümlerinde yüzyıllar boyunca enerji biriktirir. Bu enerjiler zaman zaman ortaya çıkar. Yer kabuğundaki bu hareketli kesimlere FAY adı verilir.Birbirlerinin hareketini engelleyen levhalar arasında sürtünme başlar. Levhaların birbirlerine sürtünmesi sırasında, büyük kaya kütlelerinin arasında kalan “fay” adını verdiğimiz zayıf yerler zorlanırlar ve buralarda gerilme enerjisi birikir.

Zorlanma ve sürtünmenin etkisiyle kısa bir zaman içerisinde çok şiddetli bir kırılma ve hareket ortaya çıkar. Oluşan ilk harekete “deprem” (ana şok), şiddetli sarsıntının etkisiyle o bölgedeki yer kabuğunun zayıf diğer kısımlarının kırılmasına da “artçı depremler” (artçı şoklar) denir.

Bir yerden fay geçmiyor oluşu, oranın depremden hiç etkilenmeyeceği anlamına gelmez. 6 Şubat 2023 tarihli deprem bize bunu bir kez daha gösterdi. Kahramanmaraş ve Gaziantep merkezli depremler Hatay başta olmak üzere çevre illerde büyük yıkıma sebep oldu. Ödemiş’te fay bulunmaması içimizi bir nebze ferahlatmakla birlikte çevre il ve ilçelerde yaşanabilecek şiddetli bir depremde Ödemiş’in zarar görmeyeceğini söylemek olanaksız. Dolayısıyla Ödemiş’teki yapı stoku incelenerek özellikle 1999 yılı öncesi inşa edilen binaların depreme dayanıklılık durumunun tespit edilmesi gerekmektedir.” dedi. 

Depreme dayanıklı binalar inşa etmenin her şeyden önce doğru zemin seçimi ile mümkün olabileceğinin altını çizen Üregel, zemin etüdünün öneminden bahsetti. Zemin etüdü raporu, o yerin çeşitli katmanlarındaki toprak-taş türü, yer altı su seviyesi, fay hatlarına olan mesafe gibi hayati öneme sahip bilgileri içerir ve inşaatların projeleri de bu bilgiler ışığında hazırlanır diyen Üregel, “Doğru zemin seçimi ve zemine uygun şekilde projelendirilen binalarla risk en aza indirilebilir. Bununla birlikte yapı denetimi etkili şekilde uygulanmalı ve suistimallere engel olunmalıdır. Sonuç olarak deprem güvenliği bütüncül bir konudur ve her yönüyle bilime ve kanunlara riayet etmek gerekmektedir. ”şeklinde konuştu.

ETKİNLİĞE KATILAN YÜKSEK MİMAR VE CHP İZMİR 2. BÖLGE MİLLETVEKİLİ ADAY ADAYI MUALLA AKGÜN MESLEĞİ DOĞRULTUSUNDA BİLGİLERİNİ PAYLAŞTI

Ödemiş’te gerçekleşen bilgilendirme buluşmasına katılan   aynı zamanda mesleğini sürdürdüğü yüksek mimarlık alanındaki çalışmalarını başarıyla sürdüren Yüksek Mimar  Mualla  Akgün özellikle yaşanan  deprem konusuna değindi. Mimar Akgün “ Bu konuda özellikle yönetmeliklerde bazı konuların ele alınarak değişmesi gerekir. Bunun yanında bu yönde alınacak tedbirlerin de önemli olduğunu düşünüyorum. Depremden ders çıkarılarak bu konuda gerekli çalışmaların bir yapılması gerektiğine inanıyorum.” Dedi.

Ödemiş’in deprem risk durumu ve alınması gereken önlemler başlıklı sunumun ardından soru-cevap kısmına geçilerek genel kurul üyeleri tarafından Jeoloji Yüksek Mühendisi Reyhan PeştemalcıÜregel’e merak edilenler soruldu. Ödemiş Kent Konseyi Başkanı Mehmet Taşlı, Üregel’e çiçek takdim ederek toplantıya yaptığı katkılar için teşekkür etti. Toplantı dilek ve temennilerle tamamlandı.

Haber : Turgay Konuralp

BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ