Reklam
Reklam
Reklam
Ödemiş Kent Gazetesi

YAŞAR GÜNAYDIN

YAŞAR GÜNAYDIN

Geçtiğimiz günlerde ziyaretçilerine kapıları tekrar açılan bir kültür ve tarihi değer  Çakırağa konağı kuşkusuz Birgi’nin en büyük değerlerinden biridir.

Ege Bölgesi’ndeki ilk yapılaşmadaki mimari üslubu korunmuş ender konaklardan biri olan Çakırağa Konağı’nın. 1761 tarihinde Şerif Aliağa tarafından yaptırıldığı genel kanıdır. Uzun yıllar harap bir durumda kaldıktan sonra 90’lı yılların başında restore edilip müze haline getirilen Çakırağa Konağı Türk mimarisinde Osmanlı gündelik yaşamının anlaşılmasında önemli bir kaynak ve ahşap Türk evlerinin en güzel örneklerindendir. Konak, çiçeklerle bezeli bahçenin ucunda yoldan görülmeyecek şekilde yüksek duvarlarla korunmaktadır. 1761 yılında zengin bir tüccar olan Çakıroğlu Mehmet Bey tarafından yaptırılan konak üç kattan oluşmaktadır. Alt katta taşlık, mutfak, ahır, misafir bekleme odası olmakla birlikte İkinci kat kışlık kullanıldığından daha korunaklıdır. Bütün odaların geniş bir sofaya baktığı konak, şömineyle ısıtılmaktaydı. Odalardaki duvar ve tavan süslemeleri kalem işleri, ahşap oymacılık kayda değerdir. Misafir odalarında yıkanma bölümleri vardır.Merdiven kapağını kaldırarak üçüncü kata çıkılmaktadır. (yazlık kat) Daha aydınlık ve kalem işleri bakımından daha zengin olan katta, iki de duvar resmi vardır. Çakıroğlu Mehmet Bey biri İzmirli, diğeri İstanbullu iki hanımla evlenmiştir. Hanımlar memleket hasreti çekmesin diye, odaların duvarlarına İzmir ve İstanbul’un birer görüntüsünü yaptırmıştır. Resimler, hem kentlerin o günkü görüntülerini vermek açısından, hem de resim sanatı yönünden son derece önemlidir. İçi olduğu kadar dışı da çiçek ve motiflerle bezeli konak pek çok turistin ilgi odağı konumundadır. 1977 yılında T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından restorasyona başlanmıştır. 1983 yılında çevresi kamulaştırılarak özgün mimari dokunun korunması sağlanmıştır. Birinci dönem restorasyon ve çevre düzenlemesi çalışmaları 1993 yılında Anıtlar ve Müzeler Genel Müdürlüğü, İzmir Anıtlar Genel Müdürlüğü, İzmir Röleve ve Anıtlar Müdürlüğü tarafından tamamlanmıştır, iç düzenleme ve teşhir çalışmaları İzmir Arkeoloji Müzesi ve Ödemiş Müzesi’nce yapılmıştır.

UNESCO Dünya Mirası adayı Birgi için Ödemiş Belediyesi tarafından 28 Haziran 2022 tarihinde Kültür ve Turizm Bakanlığı’na sunulan “En iyi turizm köyü Birgi” projesi ile Birleşmiş Milletler Dünya Turizm Örgütü’nün 2022 yılı yarışmasına başvuru yapıldı. Kültür ve Turizm Bakanlığı’nca Türkiye’den Birgi ile birlikte Bursa-Cumalıkızık ve Mardin-Anıtlı köyleri için hazırlanan projelerin de sunulduğu yarışmada Danışma Kurulu tarafından yapılan değerlendirme neticesinde Birgi, 2022 yılında dünyadaki en iyi 32 girişimci turizm köyü arasına adını yazdırdı.

Yarışmanın ödül töreni 27-28 Şubat 2023 tarihlerinde Suudi Arabistan’da yapılacak. Ödemiş Belediyesi Etüt ve Proje Müdürlüğünce İngilizce olarak hazırlanan projenin 2022 yılında dünyadaki ilk 32 projenin arasına girmesi sayesinde tarihi Birgi, UNWTO En İyi Girişimci Turizm Köyleri Ağı’na da dahil olacak.Büyük bir başarıdan bahsediyoruz.

Birleşmiş Milletler Dünya Turizm Örgütü (UNWTO) tarafından belirlenen UNWTO 2022 En İyi Girişimci Turizm Köyleri Listesinde ülkemizden sadece Ödemiş’in tarih ve kültür mirası Birgi yer aldı.

1763’te Mustafa Şerif Çakırağa tarafından, ahşapları Venedik’ten getirilerek yapılan üç katlı görkemli bir konak. Avrupa mimarisinin de izlerini taşıyan konağın dış yüzündeki işlemeleri, kalem işi süslemeleri ve mimarisi ile çok özel bir yer.Hemen her odası ve tavan süslemeleri pek bir güzel. Duvarlar ve duvarların üst kesimindeki panolarda çok sayıda boyama resimler var. Dikkatli bakarsanız süslemelerde Küçük Menderes Havzası’nda yetişen 72 çeşit sebze ve meyve resimlerini görebiliyorsunuz. Resimler içerisinde, iki farklı odadaki İstanbul ve İzmir manzaralarının gözden kaçırılmaması gerekiyor. Dönemin minyatür sanatından farklı olarak belli bir derinlik duygusu veriyor.

Çakıroğlu Mehmet Bey, biri İstanbullu diğeri İzmirli olan iki eşi varmış. Çakırğlu, eşleri hasret çekmesinler diye odaların duvarlarını bu resimlerle bezetmiş. Restore edilen konak, bugün Kültür Bakanlığı’na bağlı bir müze olarak hizmet veriyor.Bu tarihlerde Birgi, Ege coğrafyasının önemli bilim ve dini merkezlerinden biri olur. Beyliğin merkezi, 1350’li yıllarda Aydınoğlu Hızır Bey zamanında Birgi’den Ayasuluk’a (Selçuk) taşınınca kentin önemi azalır. Ama Aydınoğlu Hanedan üyelerinin büyük bölümünün türbesi hala Birgi’de.

Beylik, 1390’da Osmanlı topraklarına katılır, ama 1402 Ankara Savaşından sonra tekrar beylik olur. Son olarak 1426’da Osmanlı yönetimine giren Birgi, bir kültür şehri olma özelliğini Osmanlılar zamanında da sürdürdü.Birgi, koruma altına alınan kentsel sit alanlarından biri şimdi. Tarih boyunca üzerinde yaşamış medeniyetlerin izlerini taşıyan daracık sokakları ve pek çok medeniyetin kalıntılarıyla süslü. Usta ellerin işlediği eski konakları, medrese, türbe ve camileriyle görmeye değer bir köy.

Geleneksel mimarisi, anıtsal mirası ve hoş sokaklarıyla bir açık hava müzesi adayı olmaya uygun olan şirin köyde Çakırağa ve Sandıkoğlu konakları gezilmesi gereken yerlerin başında geliyor.1600’lü yıllara kadar durmadan bir çekim merkezi ve göç alan bir yer olur. 17. yüzyılda önemini iyice yitirir. 1831’de 5900 nüfuslu bir kasabadır. 1867’de Ödemiş’e bağlı bir kaza merkezi olur. Türkiye’nin ilk belediyelerinden biri olan Birgi Belediyesi 1889’da kurulur.19. yüzyılda Birgi, bölgedeki ova yerleşim yerlerinin gelişmesi ve Ödemiş’in önem kazanmasıyla giderek onun gölgesinde kalmaya ve gerilemeye başlar ve 19. yüzyılın ikinci yarısında Aydın Sancağına bağlanır.Birgi, adını ilk çağlardan beri duyurmayı başarabilmiş yerlerden. Lidyalıların, Perslileri, Helen ve Romalıların uğradığı veya yaşadığı Birgi ve çevresi Bizans döneminde Pyrgion adı ile anıldı. Aydınoğlu Mehmet Bey, tarafından 1308’de kurulan AydınoğullarıBeyliği‘nin de başkentiydi bir zamanlar bu tarihten sonra da önemli konumunu her zaman sürdürmüştür.

Türkmen beyi olan Aydınoğlu Mehmet Bey Birgi’de düzen kurup burayı başkent yaptıktan sonra Birgi altın dönemini yaşar. Yüz yıldan fazla Sakız ve Mora’ya kadar olan bir coğrafyada hüküm süren Aydınoğlu Beyliği’nin altmış şehri ve otuz kadar da kalesi vardır. Baktığımızda  her yönüyle farklı bir konuma sahip Birgi özelliğini her zaman korumaktadır

Birgi, Ödemiş Ovasının yanı başında yükselen Bozdağ’ın güney yamaçlarında tutunmuş oldukça şirin bir köy. Artık Ödemiş’e bağlanarak mahalle olan Birgi, asırlık çınar ve ceviz ağaçlarının yemyeşil yaprakları arasından yükselen taş duvarlı, kırmızı kiremitli, ahşap pencereli evleriyle fotoğrafçılar ve gezginler için keşfedilesi bir yer. Sarıyar Deresinin iki yamacına kurulu, tarihi ve kültürel birikimiyle önemli bir yere sahiptir.Mehmet Bey’in vefatından sonra devletin başa geçen oğlu Gazi Umur Bey’in bir heykeli de yer alıyor Birgi’de. İzmir’de ilk Türk donanmasını kuran Gazi Umur Bey Haçlı, Venedik ve Ceneviz donanmalarıyla savaşa girerek daha 25 yaşlarında tüm Ege Denizi’ni zapt etmiş ve bugüne kadar bir çok mimari ve değişik tarihsel özelliklere sahip bir yerdedir.

Çakırağa Konağı, beldenin mimari sembollerinden biri.

BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
YAZARIN SON YAZILARI
- 10 Mayıs 2024
- 4 Mayıs 2024
- 8 Nisan 2024
- 2 Nisan 2024
- 1 Nisan 2024
- 20 Mart 2024
- 18 Mart 2024
- 16 Mart 2024
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ