Reklam
Reklam
Reklam
Ödemiş Kent Gazetesi

Vefatının 450. yılında bir İslam Alimi; İmam-ı Birgivi

Vefatının 450. yılında bir İslam Alimi; İmam-ı Birgivi
Reklam

Ödemiş’te Vefatının 450. Yılında Bir İslam Alimi İmam-ı Birgivi Konulu Program İlçenin eğitim kurumlarından Ödemiş Ayhan Kökmen Fen Lisesi Konferans Salonunda yapılan programla  Gerçekleştirildi

Okulun Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Öğretmeni  Mustafa Koç danışmanlığında,

Ödemiş Kaymakamlığı ‘Yarınlara İz Bırak Projesi’ kapsamında, okulun öğrencilerinin hazırladığı ‘Vefatının 450. Yılında Bir İslam Alimi İmam-ı Birgivi’ konulu konferans’ta İmam-I Birgivi’nin yaşadığı hayattan da önemli bilgiler  aktarıldı

GÜNÜN ANLAM VE ÖNEMİNİ ANLATAN KONUŞMAYI  PROJE KOORDİNATÖRÜ ÖDEMİŞ AYHAN KÖKMEN FEN LİSESİ DİN KÜLTÜRÜ VE AHLAK BİLGİSİ ÖĞRETMENİ MUSTAFA  KOÇ  GERÇEKLEŞTİRDİ

Açış konuşmasının yapan programın proje koordinatörü Ödemiş Ayhan Kökmen Fen lisesi din kültürü ve ahlak bilgisi öğretmeni Mustafa  Koç  konuşmasında “Ödemiş Kaymakamlığının başlatmış olduğu Yarınlara İz Bırak Projesi kapsamında ÖdemişAyhan Kökmen Fen Lisesi olarak hazırlamış olduğumuz Vefatının 450. Yılında Bir İslam Alimi İmam-ı Birgivi Konferansına hoş geldiniz sefalar getirdiniz.İsmi adeta Birgi beldemizle özdeşleşmiş olan İmam-1 Birgivi, Osmanlının en parlak devresinde yaşamış büyük bir Türk alimidir.

 İmam Birgivi Balıkesir’ de doğup büyümüş, İstanbul’da ,yetişmiş, gelişmiş, Birgi”de meyve vermiş bir Osmanlı çınarıdır.

“Birgivi Mehmed Efendi, 1573 yılında elli yaşında vefat etmiş, aslında ömrünün en bereketli zamanlarını yaşarken aramızdan ayrılmış bir ilim adamı. O hem bir vaiz, hem bir mürşid, hem de, bir müderris ve mütefekkirdir. Onun bir taraftan halkla iç içe olan ve gündelik hayatın gerçekliğinden asla uzak kalmayan, bir taraftan da medresede ilimle meşgul olan çift yönlü velud bir ömrü, aslında bizim için çok büyük bir örnekliktir. Birgivi Mehmed efendi, bir anlamda akademinin, ilmin, irfanın hiçbir zaman halktan kopmaması gerektiğini, bunun bir alim için büyük bir mesuliyet olduğunu gösteren model bir şahsiyettir.İmam-ı Birgivi, o zamanın önemli bir yerleşim yeri olan “Birgi” beldesine özel bir muhabbetle bağlı, oraya da halkına da her iki cihanda Allah’ın lütuf ve ihsanını niyaz etmektedir. Birgivi bu hoş beldede acı ve tatlı günler yaşamıştır. Burada gözünün nûru oğlu Muhammed Halim vefat etmiş, bunun üzerine çok üzüldüğünü bu çocuğunun ölümü üzerine “AhvâluEtfâli’l-Müslimin”(Müslüman Çocukların Halleri) adlı bir risale yazmıştır. Adı geçen risalenin önsözünün bir kısmında O, şöyle der “…Zeki ve fazilet sahibi zatlardan ilim ve fazilet tahsil ettikten sonra, rûhi yorgunluk ve kalp darlığı beni, bana yâr olacak bir yere sığınmaya zorladı ve BİRGİ yaylası çekti götürdü beni. Birgi, iyiler yanında olduğu gibi, cidden iftihara lâyık bir yerdir. Ehlin ebedi kalacağı cennet misali, derelerinden çaylar akar, orası ne hoş diyar! Yüce Allah, orayı, kıyamete dek her türlü Afetten; halkını da haşre de meşakketlerden korusun.Kıymetli Misafirlerimiz bugün okulumuz öğrencileri sizlerin hepinizin ismini sık duyduğu kabrine gidip Fatiha okuduğu  İmam-1 Birgiviyi hayatı, eserleri, eğitim anlayışını geçmişten günümüze etkisi, Bidat ve hurafelere karşı tutumu gibi çeşitli konu başlıklarıyla sunum yapacaklar. Eminim ki bu sunumlardan sonra bu salondan ayrılırken  hepimizin adını duyduğu ancak hakkında ne kadar da az bilgi sahibi olduğumuz bir İslam alimini öğrencilerimizin sunumlarıyla yakından tanıma fırsatı bulacağız. Bu vesileyle bu sunumları hazırlayan öğrencilerimize huzurlarınızda bir daha teşekkür ediyorum” Dedi.

Yapılan programa  Ödemiş İlçe Kaymakamı  Fatih Aksoy, Ödemiş Belediye Başkan yardımcısı Ufuk Kızıler, Ödemiş İlçe Milli Eğitim  Şube Müdürü Ahmet Turan Yüzük, Ödemiş Ayhan Kökmen  Fen Lisesi Müdürü Bekir Dökmecioğlu  ve Okulun Öğrencileri katıldılar.

İMAM-I BİRGİVİ KİMDİR  ?

İmam Birgivî, 16.asırda, Osmanlı Devleti’nin sınırlarını en geniş hale getirdiği ilim, kültür ve sanatta zirveye ulaştığı bir dönemde yaşamış âlimlerimizdendir. İmamBirgivî’nin asıl adı Mehmet olup 27 Mart 1523’te Balıkesir’de doğdu. Babası Ali Efendi, âlim ve Fâzıl bir müderris, sahib-i irşâd bir şeyh idi. Balıkesir’in Çay mahallesinde olan kabri, “Zihin Dede” adıyla bugün bile büyük bir hürmetle ziyaret edilir. Kabrinin başucundaki taş çanakta biriken yağmur suları, Kur’an okumaya başlayacak çocuklara zihinleri açılsın diye içirilir.

İmam Birgivî, son derece dürüst ve tavizsiz bir ilim adamıydı. Döneminde çok yaygın olan, eserini bir devlet büyüğüne ithaf etme anlayışına rağmen, o hiçbir eserini bir devlet büyüğüne ithaf etmedi.

Özellikle, memuriyetlerin rüşvetle satılması, kadılar, muhtesipler ve diğer görevlilerin rüşvet alması, ehil olmayanlara ilmî ve idarî rütbeler verilmesi, bu yüzden bilgisizliğin yaygınlaşması ile ortaya çıkan her türlü bid’at ve hurafe İmam Birgivî’nin şiddetle karşı çıktığı hususlardı. Devlet adamlarından cami görevlilerine varıncaya kadar, cemiyetteki her zümrenin davranışlarında gördüğü aksaklıklara karşı çıkıyor, va’z ve kitaplarında onları eleştiriyordu. Bu tenkitleri yaparken, hatır gönül dinlemiyor, kimseden çekinmiyordu. Tanınmış âlim, Sultan’ın hocası ve kendisinden Birgi’ye gitmesini rica eden hemşehrisi Ataullah Efendi’yi bile, yetkililer üzerinde nüfuz sağlayarak devlet işlerine karıştığı gerekçesiyle ikaz etmesi, onun dürüstlük ve cesaretinin dikkat çekici bir örneğidir.

Haber : Turgay Konuralp

BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ