Reklam
Reklam
Reklam
Ödemiş Kent Gazetesi

BİRGİ VE GEÇMİŞİ

YAŞAR GÜNAYDIN

YAŞAR GÜNAYDIN

Birgi günümüzde de önemini sürdüren bir inanç merkezi olma misyonunu tarih boyunca hiç kaybetmemiştir: Bir zamanlar Zeus’un kenti (Roma dönemi), İsa’nın kenti (Bizans dönemi) olmuş bu mistik topraklar, Aydınoğlu Beyliği zamanında Bektaşi Horasan erenleri eliyle Müslümanlığın yayılmasına tanık olmuş ve önemli din adamları ile padişah hocaları yetiştirerek Osmanlı İmparatorluğunda söz sahibi  olmuştur. Burada özellikle İmam Birgivi’den söz etmek gerekiyor: Birgi’nin tarihindeki  en önemli şahsiyetlerinden olan ve İslam dünyasında İmam lakabını almış olan (bir elin parmağı kadar)ender alimlerden biridir o. Yaşadığı dönemde adaleti ile nam salmış,şeyhülislama kafa tutmuş biridir o. Osmanlı sarayında sözü geçen biri olmuş hep, hocası padişahın hocası olan Ataullah Efendi’nin tavsiyesiyle Birgi’ye gelmiş ve yetiştirdiği birçok alimin yanı sıra 50 civarında da eser bırakmıştır. Ama İslam dünyasında ona özel bir yer konumlandıran eseri ise “Siyer-i Nebi” dir, yani bize peygamberimizi tanıtan ulemadır o. Sade bir mezarım olsun diyen İmam Birgivi’nin mezarı her yıl 150 bin civarında ziyaretçi çekmekte günümüzde ( mezarının yanında oğluyla birlikte yatmakta,  başında da devasa serviler bulunmakta), yıllardır dua edip isteklerde bulunan ve gerçekleşince adak kesmek için gelen insanlar dolup taşırmakta mezarlığın etrafını (gerçi kendisi İslam’da kabir ziyaretinden medet ummak yoktur, batıldır demişse de ülkemizde en çok ziyaret edilen şahsiyetlerden biri olmuş hep, çaresiz, umut arayan insanlara bir çare kapısı olmuş aynı zamanda).   Birgi’nin en önemli yapılarından olan “Aydınoğlu Mehmet Bey Cami” nam-ı diğer  “Ulu Cami” 700 yılı aşkın ömrü içerisinde barındırdığı Türk İslam dünyasının ender eserleriyle bir abide gibi müze cami olarak hizmet vermeye devam etmekte.  Cami şu an ayakta olan Birgi’deki en eski Türk eserlerindendir.  Selçuklu mimarisi, farklı çatı yapısı, minaresinin konumuyla, güzel mihrabı, şahaser minberi ile ve benzeri görülmemiş dış duvarında yer alan aslan heykeliyle hayrete düşmüş bakışlara alışık şekilde ziyaretçilerini ağırlamakta ve adeta bir müze işlevi görmekte, caminin hocası ve müezzini rehberlere taş çıkaracak bilgi ve üsluplarıyla yıllardır hizmet etmekteler. Caminin yan tarafında Aydınoğlu Mehmet Bey ve oğullarının defnedildiği türbe ile bir hazire mevcuttur. Birgi’de Ulu Cami haricinde ibadete açık olan Osmanlı’nın farklı dönemlerine ait camiler (Karaoğlu ve Dervişağa Camileri) de mevcuttur. Şu an yıkıntı halinde olan Güdük Minareli Cami ‘de manzarası ve görünümü ile büyüleyici. Bir diğer ibadet mabedi  şu an yıkıntı halinde olan Sasalı Mescidi (Küçük Menderes havzasındaki ilk İslam Mabedi olarak kabul edilmekte).  Cami turu yapın. Ulu Cami’yi ziyaret ettiğinizde hocalara İslam’da külliye mantığını ve mihrapın anlamını özellikle sorun, caminin avlusundaki Beylik türbesinin tavanına hayran kalacaksınız, öncesinde kral kızı efsanesini dinleyin, haziredeki mezar taşlarını incelemeyi unutmayın. Karaoğlu camisi haziresindeki cariyenin mezar taşına ve Dervişağa cami kalem işi bezemelerine hayran kalacaksınız. Birgi’ye yukarıdan bir yerden  baktığınızda selvi ve minarelerin birlikte oluşturduğubilinmektedir.Bu kadar özelliği bir arada barındıran kentlerden biri olan Birgi için o kadar tanım var ki: Ulemalar kenti, mistik kent, tarihin kutsadığı kent, kültür kenti, kutsal kent, ilim-irfan yeri, bilgin yatağı, vakıflar kenti, gezginler ve kaşifler diyarı …

Birgi’nin adı da tarihte yaşayan uygarlıklarla birlikte değişe durmuş: Varsayımlara göre Persliler “yeşil yer”, yine varsayımlara göre Romalılar “Zeus’un kenti”, Bizanslılar ise burç, kale anlamında “Phirgion” demişler ve günümüzdeki Birgi isminin de bu Phirgion’dan geldiği varsayılmakta. 17. yy da Birgi ‘yi ziyaret eden Evliya Çelebi’ye göre ise Birgi ismi “bir-iki”den gelmekte. Birgi’yi ünlü gezginlerde uğramış tabii ki (hatta bir takım bilgileri onlardan alıyoruz veya sağlamasını yapıyoruz):İbniBatuta (Aydınoğlu Beyliği zamanında- 1333), Evliya Çelebi (Osmanlı zamanında- 1671), Charles Texier (Osmanlı son döneminde-19.yy). Tavsiye: Tüm gezginlerin Birgi’yle ilgili yazı ve yorumlarını okumadan dönmeyin, Evliya Çelebi’yi okuyunca daha yakından tanımak isteyecek, İbniBatuta’nın bahsettiği yeri bilinmeyen ihtişamlı Aydınoğlu Sarayı’nın nerede olabileceği konusunda yorumlar yapacaksınız. Kimilerinin ulemalar diyarı, kimilerinin ise irfani yer dediği Birgi’desiniz, tarihin sürprizlerle dolu gizemli topraklarında geziye devam ediyoruz…

Öncelikle Birgi’ye neden ulemalar kenti dendiğini de biraz açmak gerek: Aydınoğlu beyliği özellikle denizcilikteki başarısıyla (Umur Bey donanmasıyla Ege denizini beyliğin gölü haline getirmeyi başarmış, hatta donanmasıyla İstanbul önlerine kadar bile gelmiştir) ticarette çok ilerlemiş ve bunun verdiği zenginlikle birlikte; bilime ve sanata önem vermiş zamanının özel beyliklerden biri olmuş, aynı zamanda Osmanlı döneminde de birçok medrese açılmış ve buralardan mezun olan bir çok önemli bürokrat yetişmiştir: şeyhülislam, kadılar, kazaskerler ve padişah hocaları,Günümüzde kültür ve inanç turizminin önemli bir merkezi olmuştur Birgi. Kültür turizmi için gelenler “özgün Türk evleri”ni  (alt katı taştan, üst katı ahşaptan oluşan sağlık timsali evler), Birgi’nin sembolü olmuş “Çakırağa Konağı”nı, yakın zamanda restore olmuş hamam, medrese ve başta “Ulu Cami/Aydınoğlu Mehmet Bey Cami” olmak üzere camilerini ziyaret etmektedirler. Kültüre dair bir çok veri barındırmakta olan Birgi’de  bazı evlerin duvarlarında yörenin sembolü olan “güneş” ve “selvi” motiflerinin türlü çeşitlerini görebilmek mümkün. Tavsiye: Türkiye’nin 100 mimari şahaserinden biri olan Çakırağa Konağı’na geniş vakit ayırın, ziyaret sırasında adeta “Binbir Gece Masalları”ndaymışsınız hissi veren yapı da hayaller kurmayı da ihmal etmeyin, bahçesindeki “çemberimde gül oya” ağacına hayran kalacaksınız. Sokak aralarında sembol avına çıkabilir, aynı zamanda yapıların farklı tarzlarla yapılmış duvar işçiliklerini hayranlıkla keşfedebilirsiniz; bir de küp şeklindeki bacalara denk gelirseniz cabası. Eğer Rum evlerini de görmek isterseniz aşağı mahalleyi turlayın mutlaka. Meydanlar ve kahvehanelerde sosyal yaşamın ve haliyle kültürün canlı şahitleri olarak Birgi’de fazlasıyla mevcut. 10’a yakın kahvesi (tümü farklı ve orijinallik barındırmakta) mevcut. Özellikle Hürriyet en iyi 10 listesine “en iyi 10 küçük kasaba meydanı” kategorisnden girmeyi başarmış Aydınoğlu Meydanı’nı gezmeden gitmeyin, hafta sonu yöresel Pazar da kurulmakta bu meydanda (sadece Birgi’de yetişen ürünlerden almakta yarar var). Anıtlar ve sanat eserleri bakımından da şanslı bir coğrafya Birgi: Umur Bey heykeli, Hızırpaşa anıtı, Şehitler anıtı ve tabiî ki Atatürk heykeli. Bundan başka Mimar Sinan Üniversitesi öğrencilerinin yıllar içerisinde yaz okullarında yaptığı onlarca eser de (resim ve heykellerden oluşan eserler) Birgi’ye yayılmış halde. Hadi acele edin, gezilecek çok yer var…

Birgi günümüzde de önemini sürdüren bir inanç merkezi olma misyonunu tarih boyunca hiç kaybetmemiştir: Bir zamanlar Zeus’un kenti (Roma dönemi), İsa’nın kenti (Bizans dönemi) olmuş bu mistik topraklar, Aydınoğlu Beyliği zamanında Bektaşi Horasan erenleri eliyle Müslümanlığın yayılmasına tanık olmuş ve önemli din adamları ile padişah hocaları yetiştirerek Osmanlı İmparatorluğunda söz sahibi  olmuştur. Burada özellikle İmam Birgivi’den söz etmek gerekiyor: Birgi’nin tarihindeki  en önemli şahsiyetlerinden olan ve İslam dünyasında İmam lakabını almış olan (bir elin parmağı kadar)ender alimlerden biridir o. Yaşadığı dönemde adaleti ile nam salmış,şeyhülislama kafa tutmuş biridir o. Osmanlı sarayında sözü geçen biri olmuş hep, hocası padişahın hocası olan Ataullah Efendi’nin tavsiyesiyle Birgi’ye gelmiş ve yetiştirdiği birçok alimin yanı sıra 50 civarında da eser bırakmıştır. Ama İslam dünyasında ona özel bir yer konumlandıran eseri ise “Siyer-i Nebi” dir, yani bize peygamberimizi tanıtan ulemadır o. Sade bir mezarım olsun diyen İmam Birgivi’nin mezarı her yıl 150 bin civarında ziyaretçi çekmekte günümüzde ( mezarının yanında oğluyla birlikte yatmakta,  başında da devasa serviler bulunmakta), yıllardır dua edip isteklerde bulunan ve gerçekleşince adak kesmek için gelen insanlar dolup taşırmakta mezarlığın etrafını (gerçi kendisi İslam’da kabir ziyaretinden medet ummak yoktur, batıldır demişse de ülkemizde en çok ziyaret edilen şahsiyetlerden biri olmuş hep, çaresiz, umut arayan insanlara bir çare kapısı olmuş aynı zamanda).   Birgi’nin en önemli yapılarından olan “Aydınoğlu Mehmet Bey Cami” nam-ı diğer  “Ulu Cami” 700 yılı aşkın ömrü içerisinde barındırdığı Türk İslam dünyasının ender eserleriyle bir abide gibi müze cami olarak hizmet vermeye devam etmekte.  Cami şu an ayakta olan Birgi’deki en eski Türk eserlerindendir.  Selçuklu mimarisi, farklı çatı yapısı, minaresinin konumuyla, güzel mihrabı, şahaser minberi ile ve benzeri görülmemiş dış duvarında yer alan aslan heykeliyle hayrete düşmüş bakışlara alışık şekilde ziyaretçilerini ağırlamakta ve adeta bir müze işlevi görmekte, caminin hocası ve müezzini rehberlere taş çıkaracak bilgi ve üsluplarıyla yıllardır hizmet etmekteler. Caminin yan tarafında Aydınoğlu Mehmet Bey ve oğullarının defnedildiği türbe ile bir hazire mevcuttur. Birgi’de Ulu Cami haricinde ibadete açık olan Osmanlı’nın farklı dönemlerine ait camiler (Karaoğlu ve Dervişağa Camileri) de mevcuttur. Şu an yıkıntı halinde olan Güdük Minareli Cami ‘de manzarası ve görünümü ile büyüleyici. Bir diğer ibadet mabedi  şu an yıkıntı halinde olan Sasalı Mescidi (Küçük Menderes havzasındaki ilk İslam Mabedi olarak kabul edilmekte).  Cami turu yapın. Ulu Cami’yi ziyaret ettiğinizde hocalara İslam’da külliye mantığını ve mihrapın anlamını özellikle sorun, caminin avlusundaki Beylik türbesinin tavanına hayran kalacaksınız, öncesinde kral kızı efsanesini dinleyin, haziredeki mezar taşlarını incelemeyi unutmayın.

BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
YAZARIN SON YAZILARI
- 25 Kasım 2021
- 10 Kasım 2021
- 27 Ekim 2021
- 15 Ekim 2021
- 8 Ekim 2021
- 2 Ekim 2021
Gazi Umur Bey - 24 Eylül 2021
- 17 Eylül 2021
- 28 Ağustos 2021
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ