Reklam
Reklam
Reklam
Ödemiş Kent Gazetesi

“ 8 MART EMEKÇİ KADINLAR GÜNÜ “

ÜMRAN AKÇA ATEŞ

ÜMRAN AKÇA ATEŞ

8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü kadın nedeniyle Ödemiş  Kent Konseyi sorunlarına dikkat çekmek, farkındalık yaratmak ve toplumun her kademesindeki kişi ve kurumları çözüm aramaya yöneltmek bakımından sembolik, fakat önemli bir gündür.
Hiç kuşkusuz bu sorunlar tek bir gün hatırlamakla ya da hatırlatmakla üstesinden gelinecek kadar basit ve az değildir. Yıllar içinde bütün dünyada pek uzun bir yol kat edilmiş, ancak istenilen hedeflere, noktaya hala ulaşılamamıştır. Özellikle ataerkil ve çağdaş olmayan toplumlarda bu durum daha da belirgindir.

Kadınların, erkeklerle aynı haklara sahip olma mücadelesinin tarihi 1789 Fransız devrimine kadar uzanmaktadır. Devrimle birlikte oluşturulan Fransız Ulusal Meclisinde İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi’nin temelini oluşturan İnsan ve Yurttaş Hakları Bildirgesi okunmuştur. Ancak bu metinde yer alan insan (homme) sözcüğünün sadece erkekleri kastettiğini söyleyen Olympe De Gouges, 1791 yılında İnsanlık tarihinde ilk kadın hakları bildirgesi olan “Kadın ve Kadın Yurttaş Hakları” bildirgesini yayımlamış; “Toplumsal Cinsiyet Eşitliğini” savunmuş ve Fransız Devriminin kadınlara karşı duyarsızlığını eleştirmiştir. Bu nedenle Olympe De Gouges Kadın Hakları mücadelesini ilk olarak başlatan ve hiç unutulmaması gereken bir isim olarak tarihe geçmiş; ancak ne yazık ki yazdığı “Kadın Hakları Bildirgesi” nedeni ile 1793 yılında ölüm cezasına çarptırılmıştır.

Bundan sonra kadınların kendi hakları için mücadeleye başlaması 19.yüzyılın ortalarını bulmuştur. Bilindiği gibi 8 Mart 1857 tarihinde New York kentinde tekstil işçisi kadınlar günlük çalışma saatlerinin 16 saat oluşuna, buna karşılık ödenen ücretin azlığına, insanlık dışı çalışma koşullarına isyan etmişler ve greve başlamışlardır. Grevi önlemek için polis, işçileri fabrika binasını kilitlemiş; o sırada çıkan yangında dışarı çıkamayan 123 kadın işçi hayatını kaybetmiştir. Bu olaydan 53 yıl sonra; 1910 yılında Kopenhag’da toplanan Uluslararası Kadın Konferansında Alman Sosyal Demokrat Partisi liderlerinden Clara ZETKİN, 1857 yılında tekstil fabrikasında ölen kadın işçiler anısına 8 Mart’ın anma günü ilan edilmesini teklif etmiş, bu teklifi oybirliği ile kabul edilmiştir.8 Mart’ın DÜNYA EMEKÇİ KADINLAR GÜNÜ olarak anılması ise 1921 yılında Moskova’da gerçekleştirilen III. Enternasyonal Kadınlar Toplantısında kararlaştırılmıştır. Buna karşılık 1. ve 2. Dünya Savaşı yıllarında bazı ülkelerde 8 Mart anma gününün yasaklandığı bilinmektedir.

1960’lı yılların sonunda ABD’de gerçekleşen gösterilerin ardından, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu 16.12.1977 tarihinde 8 Mart’ın Dünya Kadınlar Günü olarakanılmasını kabul etmiştir.

Türkiye’de kadın hareketlerinin başlangıcı 19. yüzyıla kadar götürmektedir bizleri. Batı ile irtibatta olan Osmanlı kadınları 1870’li yıllardan itibaren söz söyleme, eğitim, çalışma, aile içinde saygın bir yer edinme, çok eşliliğin ortadan kaldırılması, tek taraflı bir erkek hakkı olan boşanmanın kısıtlanması gibi taleplerde bulunmuşlar ; kendi adlarına dergiler, broşürler yayımlamışlar, romanlar yazmışlar, erkeklerle polemiğe girmişler, dernekler kurmuşlardır. Nezihe Muhiddin bu konuda öncü isimlerden olmuş, Türk Kadınlar Birliğinin ve Kadınlar Halk Fırkasının kuruculuğunu yaparak,kadınların siyasi ve sosyal hayatta daha etkin olamları konusunda mücadele etmiştir.Tanzimat Döneminde devlet yönetiminde reformlar yapılmışsa da kadın hakları konusunda kadınların ciddi eleştirilerine rağmen erkeklerin tutuculuğu sürmüştür. Ancak kadınlar yılmamışlar, mücadelelerini 20. yüzyılın başlarında arttırarak sürdürmüşlerdir. Jön Türk’ler döneminde üniversitede eğitim görme, devlet dairelerinde memur, fabrikalarda işçi olarak çalışma haklarını elde etmişlerdir.
Türk kadınları haklarını elde etmek için uğraşmadı, bütün haklar onlara verildiği için , verilen bu haklara sahip çıkılmadığı düşüncesi yanlıştır. Kurtuluş savaşı sırasında ülkesini işgalci güçlere karşı savunmuş,yeni kurulan ülkesinde daha huzurlu ve mutlu yaşamak için eğitim, medeni haklar, kılık – kıyafet gibi konularda devrimci bir duruş sergilemiştir Türk kadını. Mustafa Kemal Atatürk,

Dünyada her şey kadının eseridir. Kadınlarımız eğer milletin gerçek anası olmak istiyorlarsa, erkeklerimizden çok daha aydın ve faziletli olmaya çalışmalıdırlar.” diyerek, kadına verdiği önemi belirtmiştir.

Günümüzde cinayetler ve şiddet haberleriyle gündeme gelen kadın; pek çok konuda toplumun yaşadığı sıkıntıları ilk hisseden olmuştur. Eşit, özgür,mutlu ve huzurlu bir dünyada yaşamak için hep birlikte çaba sarf etmemiz gerekmektedir.

Çocuğunu okutmak için iğne oyası işleyen, okuyan, araştıran,üreten, güzel söz söyleyen ve gülüşüyle , duruşuyla yaşadığı dünyayı güzelleştiren tüm kadınların kadınlar gününü kutluyoruz.

BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
YAZARIN SON YAZILARI
17 AĞUSTOS DEPREMİ - 18 Ağustos 2020
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ